Serhan Oytun Eroğlu

İstanbul Türk İdman Birliği nedir, ne değildir?

İlki 1920 yılının Ekim ayında düzenlenen Galatasaray Turnuvası’nın 1921 Nisanındaki ikincisine, bu defa sadece İstanbul Futbol Birliği (İFB) kulüpleri değil, İstanbul Türk İdman Birliği (İTİB) Ligi’nden de kulüpler davet edilmişti. Bunun ne anlama geldiği ile ilgili bir değerlendirmeye Alemdar gazetesi sütunlarında rastladım. Makalede, o güne kadarki Türk futbol düzeni ve bu düzendeki temel sorun özetlenirken, İTİB de o geçmişten makalenin yazıldığı güne gelinmesindeki başlatıcı rolü ile tanıtılıyor. İTİB’in Türk futbol tarihindeki hakiki konumunun anlaşılabilmesi açısından, bazı kritik bölümleri sadeleştirerek aktarıyorum.

13 Eylül 2020 Pazar 08:39 | Son Güncelleme: 13 Eylül 2020 Pazar 08:41

-AHLAKİ VE RUHİ İNKILAB-

İSTANBUL FUTBOLUNDAKİ “İSTİBDAD”

“Malumdur ki birkaç sene evveline kadar memlekette sporu istediği gibi idarede kendisini serbest gören yalnız bir küme vardı: İstanbul Futbol Birliği… Üç dört sene evvel ortaya çıkan bazı meselelerin her tarafı memnun edecek bir tarzda halledilememesi yüzünden, cemiyetlerin bir kısmı Türk İdman Birliği ismi altında toplanmışlar, bir ittifak meydana getirmişlerdi….gaye, eski ligin pek narsisistçe olan keyfi hareketlerini ve zorba kibirini kırmak, sporda istibdad (despotizm) ve tekel zihniyetlerini sevgi ve arkadaşlığa dönüştürüp genele yaymak gibi samimi endişelerden oluşmuştu. Kaç senedir tartışmalı kalan bu noktaların halledilebilmesine bir çare bulunamıyor, sporun barışıklık ve samimiyetini kurmaya imkan kalmıyordu. Bütün tecrübeler İstanbul Futbol Birliği’nin, değiştirilmesine bir türlü razı olamadığı despotik zihniyeti karşısında yararsız sonuçsuz kalıyordu…

İşte turnuva artık bu zihniyetin eskisi kadar sağlam olmadığını…hakikat sahasına inmek lüzumunun hissedildiğini açığa çıkardı. Bu açığa çıkış son maçlara…Türk İdman Birliği takımlarının da katılmaya davet edilmesiyle sabit olmuştur. Bu hal, spor alemimizin ahlaki ve ruhi bir inkılab (dönüşüm) karşısında bulunduğunu, bu lüzumun hissedildiğini, hatta ilk inkılab adımının atılmış olduğunu gösterir”

Bu satırların muazzam bir içgörü ile yazıldığı kanaatindeyim. Bunlar ve benzerlerinin, tarihe bakarken onu gönüllerinden geçene göre yeniden üretmenin değil de, onun içindeki gerçekleri ve toplamındaki hakikati anlatmanın gayretinde olacak futbol tarihçileri ve bütün Türk futbol tarihi meraklıları için altın değerinde olduğunu tahmin ediyorum.

“ARALARINA BAŞKA BİR KUVVETLİ TAKIM SOKMAK İSTEMİYORLAR”

İTİB daha yeni kurulmuştu ki; bir Fenerbahçeli, Çelebizade Said Tevfik Bey, bazı gerçekleri dile getirmek için fazla beklemeye lüzum görmedi. İTİB takımlarını yakından takip ettiği anlaşılan üstad, ligde oynanmış maç sayısı henüz sadece 1 iken, sahibi olduğu Spor Alemi dergisinin 28 Kasım 1919 tarihli 3. sayısında açık konuştu:

“….birinci küme serlevhası (üst başlığı, süslü başlığı) altında kayd-ı hayat (ömür boyu orada bulunma) şartıyla toplanan kulüpler aralarına başka bir kuvvetli takım sokmak arzu etmiyorlar….bu sene artık herkes de görüyor ki birincideki bazı kulüplerden ikinci diye tanıtılmak istenilen diğer kulüplerin birkaçı daha iyi oynuyorlar ve daha muvaffak oluyorlar.Bu hakikat gözümüze batarken hala reddetmek kabil midir bilmem”

ŞEREF BEY O LAKABI ART NİYETE VE YETERSİZ BİLGİYE BAĞLIYOR

Aynı günlerde Şeref Bey de, Sabah gazetesinde makaleler yazmakta idi. Yazıları, şehirde düzenlenmekte olan iki resmi futbol ligindeki maçlarla ilgili oluyordu. 15 Kasım’da Şeref Bey, İTİB Ligi’nde o hafta oynanan maçın mütalaasına geçmeden evvel şöyle dedi:

“… Bazı refikamızın (gazeteci arkadaşlarımızın)  geçen haftaki futbol kısımlarında bir sû-i tefehhüm (art niyetli düşünme, kötü kavramlaştırma) neticesi, daha doğrusu tamamıyle kesb-i vukuf edilmemesi (bir konuyla ilgili ‘bilgiye’ tamamen, onu içselleştirecek derecede sahip olunmaması) hasebiyle ikinci küme diye telkîb olunan (lakap takılan), halbuki tamamen müstakil (bağımsız) olmak üzere on kulübün ittihadından müteşekkil (birliğinden oluşmuş) İstanbul Türk Futbol Birliği’nin ikinci defa olarak lig maçı vardı…”

Her ne kadar Şeref Bey önce hafif iğneleyici bir dil kullanıp, sonra o “lakaplandırmayı” bazı gazeteci arkadaşlarının bilgisizliğine bağladıysa da; aradan geçen 101 yıla yakın bir zaman bize maalesef gösterdi ki; ne o “sû-i tefehhüm” herkes tarafından bir yana bırakılabildi, ne de -birinci derece bilgi kaynaklarına erişimi bu derece kolaylaştıran bunca imkana rağmen- o “kesb-i vukuf” hali Türk futbol tarihçiliğinde layıkıyle inşa edilebildi.

ŞU “İKİNCİ KÜME” LAKIRDISI

Bu yazının girişindeki makalede anlatılan rolü ve konumundan tek kelimeyle dahi bahsedilmek şöyle dursun; İTİB’in kimi yazarlarca “görece zayıf takımların oynadığı”, “ikinci derece kulüplerin oluşturduğu..”, “ikinci kategori kulüplerin bir araya geldiği..”, hatta hatta “bir nevi ikinci küme” gibi ifadelerle anıldığı olmuştur. (Benzer bir durum, hepten şaşırtıcı şekilde, sırası gelince anlatacağım Pazar Birliği ve onun ligi için de geçerlidir) Benim kanaatim, İTİB’in bu şekildeki sunumunun esasen (konfor alanını önce daraltıp sonra ortadan kaldırdığı İFB çevrelerinin yukarıdaki makalede bahsedilen zihniyet ve tutumlarını meşrulaştırmak ve sporcularla halkın algısını yönetebilmek için kullandıkları) bir gündelik, “ayaküstü” dilin devamı olduğudur. Dolayısıyla, içinde tepki barındırıyor olma ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Çünkü çalışmalarımda bu dilin, dönemin basın organlarının ezici çoğunluğu tarafından hiç kullanılmadığını; başlangıçta birer ikişer defa kullanıldığı 1-2 gazete/dergi tarafından da çok kısa sürede terk edildiğini gördüm.

Buna rağmen dileyen, bu tarz ifadeleri kullanmakta elbette özgürdür. Çünkü -az önce bahsettiğim halleri ile- bunların birer yorum oldukları mesajı, okura zımnen de olsa iletilmektedir. Bu, içeriğinden bağımsız olarak -ve en nihayetinde- kayda değer bir yazar tutumudur; nitelikli okura zaman içinde kendi yorumunu yapma, kendi kanaatini oluşturma fırsatını tanır. Hatta -bıraktığı açık kapı ile- onu buna davet eder. O şartlarda gerisi, söz konusu tabirleri kullanan yazarla okuru arasındaki bir mesele olarak görülüp geçilir.

Fakat, “ikinci küme” tabirini;

-rakip teşkilat İFB gibi sadece bir futbol birliği de değil, bir spor birliği olan,

-İFB ile arasında hiçbir teşkilat bağı bulunmayan,

- kendi ikinci kümesine (ligine) sahip

- ve aynı İFB gibi resmi hüviyetteki bir teşkilatın ligi,

yani İTİB Ligi için,

-türlü türlü yazım tekniği ve yollarla bir “synonym” (eş anlam) olarak kullanmak;

-İTİB Ligi şampiyonluklarını kazanan takımdan bahsederken lafa “İkinci küme şampiyonu Beşiktaş..” diye; karın beyaz, gökyüzünün mavi olduğunu söyleyen birinin rahatlığı ile girmek,

nitelikli okuru da -bilgi eksikliğinden ötürü ve yahut bile isteye- yanıltmaktır.

İKİ RESMİ LİGDEN BİRİ

Okurların yanıltıldığı bir diğer husus da; dönemin “İstanbul Futbol Birliği” Ligi’nden, “İstanbul Futbol Ligi” hatta onunla da yetinilmeyip “İstanbul Ligi” olarak bahsedilmesidir. Oysa İstanbul Futbol Birliği Ligi, İstanbul Türk İdman Birliği ile beraber dönemin iki resmi futbol liginden biridir: “Elyevm (bugün) resmi müsabaka yapan Türk kulüblerinin adedi 16’dır. (6 İFB ve 10 İTİB kulübü kast ediliyor)” (Peyam, 3 Ocak 1920)

FUTBOL DEĞİL, SPOR BİRLİĞİ

“Beşiktaş İstanbul Türk Futbol Şampiyonu----İstanbul Futbol Birliği’ni teşkil eden altı kulüp bu sene lig maçlarını itmam edemedi (tamamlayamadı) Fakat Türk kulüplerinin ittihadıyla terekküb eden İstanbul Türk İdman Birliği’nin futbol ligi, maçlarını bitirmiş ve……..Beşiktaşlılar sıfıra karşı iki sayı ile İstanbul Türk İdman Birliği’nin futbol kısmı şampiyonluğunu ihraz etmiştir (kazanmıştır)….” (Vakit, 26 Haziran 1920)

Bu metin, İTİB’in sadece bir futbol birliği olmadığını açıkça bildiren bir metin olması itibarı ile de önemlidir. Aynı bilgilendirici ve net ifade, İTİB Ligi maçları henüz başladığında da kullanılmıştır: “İlk oyun, evvelce arz olunduğu üzere, bu sene temin-i vahdet ve tesanüd için (birlik ve dayanışmayı sağlamak için)  ittifak etmiş olan on kulübden müteşekkil İstanbul Türk İdman Birliği futbol kısmına mensub Hilal ve Altınörs kulübleri arasında icra edilecekti” (Sabah, 22 Kasım 1919)

STSL   TFF 1.Lig  


Sıra Takım O G B M A Y AV P
1. Fatih Karagümrük 3 2 1 0 7 2 +5 7
2. Alanyaspor 3 2 1 0 5 1 +4 7
3. Galatasaray 3 2 1 0 5 1 +4 7
4. Antalyaspor 3 2 1 0 4 1 +3 7
5. Hatayspor 3 2 1 0 3 0 +3 7
6. B.B Erzurumspor 3 2 0 1 6 4 +2 6
7. Göztepe 3 1 2 0 8 4 +4 5
8. Fenerbahçe 3 1 2 0 2 1 +1 5
9. Konyaspor 2 1 1 0 4 1 +3 4
10. Trabzonspor 3 1 1 1 4 4 0 4
11. Beşiktaş 3 1 1 1 5 6 -1 4
12. DG Sivasspor 3 1 1 1 2 3 -1 4
13. Kasımpaşa 3 1 0 2 2 2 0 3
14. Kayserispor 3 1 0 2 2 5 -3 3
15. Gaziantep FC 3 0 2 1 5 7 -2 2
16. MKE Ankaragücü 2 0 1 1 1 2 -1 1
17. Gençlerbirliği 2 0 1 1 0 2 -2 1
18. Çaykur Rizespor 3 0 1 2 2 5 -3 1
19. Denizlispor 3 0 1 2 1 6 -5 1
20. Yeni Malatyaspor 3 0 1 2 2 7 -5 1
21. Medipol Başakşehir 3 0 0 3 0 6 -6 0
Geçmiş haftaları görmek için tıklayın »

4 . Hafta 02 Ekim, Cuma

20:00 clear.gif MKE Ankaragücü - Kayserispor

20:00 clear.gif Gaziantep FC - Trabzonspor


03 Ekim, Cumartesi

13:30 clear.gif Yeni Malatyaspor - Antalyaspor

16:00 clear.gif BB Erzurumspor - Çaykur Rizespor

16:00 clear.gif Medipol Başakşehir - Göztepe

19:00 clear.gif Fenerbahçe - Fatih Karagümrük


04 Ekim, Pazar

13:30 clear.gif Denizlispor - Konyaspor

16:00 clear.gif Alanyaspor - Hatayspor

16:00 clear.gif Beşiktaş - Gençlerbirliği

19:00 clear.gif Kasımpaşa - Galatasaray



Geçmiş haftaları görmek için tıklayın »