Mehmet Eyüp Yardımcı

Fakir edebiyatı

Belli bir ezginin notalarını değişik müzik enstrümanlarından dinlediğiniz zaman, aynı ezgi size aynı duyguları hissettirmez. Müzik “ruhun gıdası” olmaktan çıkıp, “ruhun zehiri” halini alır.

19 Temmuz 2019 Cuma 08:47 | Son Güncelleme: 19 Temmuz 2019 Cuma 08:47

İşte! insanın ruhunu besleyen ezgilere, enstrümanı udu ile değişik boyut kazandıran, ruhunuzu besleyen sanatçılardan biriside Tunuslu Anouar Brahem (Enver İbrahim). 

Futboldan daraldığınız, nefes alacak alan aradığınızda Anouar Brahem’in ezgilere damgasını vurduğu “Le pas du chat noir” adlı eseri dinlemenizi tavsiye ederim.

TFF “Cemil Usta Sezonu” fikstürü çekildi, yeni sezonun tüm takımlarımıza hayırlı olmasını ve “Cemil Usta” adına yakışır şekilde yaşanması dileğini iletelim. Fikstür, transferler, Ziraat Bankası olayı derken futbolumuz freni boşalmış halde kontrolsüz bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. 

Alınan daha doğrusu alınmış olması adına alınmış tüm önlemlere rağmen ligimizin kalitesi yükselmiyor. Sporun temel ruhunu besleyen, Olimpiyat sloganını “citius, altius, fortius” yani “daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü” üçlemesini sporseverler olarak biliriz. Biliriz, bilmesinede iş icraata geldimi, her şeyi kulak arkası sigara kıvamına getiririz.

Deloitte tarafından yirmisekizincisi yayımlanan Yıllık Avrupa Futbol Finans Raporu’na göre Avrupa futbol pazarının toplam gelirleri bir önceki yıla göre %11.3 artmış ve 25,5 milyar euro’dan 28,4 milyar euro’ya ulaşmış. Gelirlerin dağılımında ise 15,6 milyar euro ile beş büyük lig “Premier League, Bundesliga, La Liga, Serie-A, Fransa Lig 1” aralarında paylaşmış. İngiliz Kulüpler diğer kulüplere göre daha çok kazanan olarak (kulüp başına 272 milyon euro ortalama gelir ile Bundesliga takımlarından %54,5, La Liga takımlarından %76,6, Serie-A takımlarından %145, Fransa Lig 1 Takımlarından ise %220) önde gidiyor.

Avrupa’nın önde beş ligi arasında tahta oturan İngiltere. 

Kral tahtında hak ettiği yerde otururken biz ne yapıyoruz? Bizim ne yaptığımızı daha doğrusu ne yapamadığımızı, yanlışımızı, ilerleyememe sebeblerimizi görebilme adına net bir örnek lazım gerekirse, mesela ligimizin iki senedir üst üstte şampiyonu Galatasaray maddi anlamda rahatlarken (aynı rahatlamayı bir önceki iki sene üst üstte şampiyonlukla Beşiktaş yaşar gibi olmuştu ama kaçan iki şampiyonluk ardından haneye yazılan ve başkanın bu borç henüz 1.4 milyar iken kapanmaz ifadesiyle daha da artacağı belirtilmişti.) yeni sezon öncesinde üç kulvarda koşabilmek ve başarı yakalayabilmek, başarıyı maddi gelire dönüştürmek için transfer adımları atıyor. Takım yapısına önemli katkı yapacak iki ismi Premier League veda etmiş yani en çok kazanan kralın tahtının liginde başarılı olamamış kulübün futbolcularını transfer ederek adım attı. 

Galatasaray Premier League’e beyaz bayrak sallayan bir takımın oyuncularından yapılanmaya giderken, Galatasaray’ın ezeli rakibi Fenerbahçe ise yapılanmasını iki sene üst üstte şampiyon olmuş Galatasaray’ın yollarını ayırdığı veya yeni yapılanma sürecinde düşünmediği futbolcuları transfere ederek harcama yaptı. 

İlginç değil mi? şaşırdık mı? Tabii ki hayır!

Benim Oyunum kitabında Cruyff futboldaki profesyonel yapılanmayı Amerika’da öğrendiğini itiraf ederken, Aziz Yıldırım sonrasında kulüp başkanı olan, birçok futbolseverin kalbinde “sanırım iyi şeler olacak” izlenimi oluşturan ama bir adım öteye gitmeyen icraatlarıyla Ali Koç için yazılan “ALİ” kitabının tanıtımında hiçbir stratejisi yoktu cümlesini en azından KOÇ Ailesi’ne hakaret olarak algılama hakkımızı saklı tutarak , futbolu doğru yol istikametine koyabilmek adına artık sadece elde kalan çaresizlikten değil, doğrusu olduğu için gelecek adına yapılanmayı doğru sistem üzerine yapalım. 

Mali disiplin altına girecek isek hak etmediği paraları futbolculara ve başarısı olmayan teknik adamlara vermeyelim.

Futbol adına işimiz gücümüz “Riv, Riv” olmaktan, her başarısız hareketin ardından “Fakir Edebiyatı” yapmaktan, her sezon sonu artan borcu bir sonraki yönetimlere bırakma yüzsüzlüğünden utanıp, kendi öz yapımızdan büyümeyi, geleceği inşaa etmeyi başarmak için yol haritası çıkaralım.

Kendi kulübünde on lira alan ve on liralık futbolu tüm sezon boyunca bile oynamayan bir futbolcuya bin lira vermekle ya da tüm olanakları elinde iken dört sezondur sadece bir rakibiyle mücadele eden ve başarı yakalamayan teknik adam ile heyetine milyonlar vererek, vizyon sahibi demekten vazgeçersek, hem kendimizi hem de temsil ettiğimiz camiaları kandırmaktan kurtulmuş oluruz.

Her şey için hâlâ umut var iken, gelin birlikte adım atalım.

Gününüzü güzel tamamlamak adına Anouar Brahem’den “Like A Dream” dinlemeniz tavsiyesiyle...

STSL   TFF 1.Lig  


Sıra Takım O G B M A Y AV P
1. Medipol Başakşehir 34 20 9 5 65 34 +31 69
2. Trabzonspor 34 18 11 5 76 42 +34 65
3. Beşiktaş 34 19 5 10 59 40 +19 62
4. Demir Grup Sivasspor 34 17 9 8 55 38 +17 60
5. Alanyaspor 34 16 9 9 61 37 +24 57
6. Galatasaray 34 15 11 8 55 37 +18 56
7. Fenerbahçe 34 15 8 11 58 46 +12 53
8. Gaziantep Futbol Kulübü 34 11 13 10 49 50 -1 46
9. Antalyaspor 34 11 12 11 41 52 -11 45
10. Kasımpaşa 34 12 7 15 53 58 -5 43
11. Göztepe 34 11 9 14 44 49 -5 42
12. Konyaspor 34 8 12 14 36 52 -16 36
13. Gençlerbirliği 34 9 9 16 39 56 -17 36
14. Yukatel Denizlispor 34 9 8 17 31 48 -17 35
15. Çaykur Rizespor 34 10 5 19 38 57 -19 35
16. Btc Turk Yeni Malatyaspor 34 8 8 18 44 51 -7 32
17. MKE Ankaragücü 34 7 11 16 31 56 -25 32
18. İstikbal M. Kayserispor 34 8 8 18 40 72 -32 32