• Fenerbahçe haberleri
  • Galatasaray haberleri
  • Beşiktaş haberleri
  • Trabzonspor haberleri
  • Adana Demirspor haberleri
  • Ankaragücü haberleri
  • Antalyaspor haberleri
  • Fatih Karagümrük haberleri
  • Gaziantepspor haberleri
  • Giresunspor haberleri
  • Hatayspor haberleri
  • Kasımpaşa haberleri
  • Kayserispor haberleri
  • Konyaspor haberleri
  • Medipol Başakşehir haberleri
  • Sivasspor haberleri
  • Ümraniyespor haberleri
  • İstanbulspor haberleri

Son Dakika

    İNTİHAR MI, KUMAR MI?

    Yazının Giriş Tarihi: 15.08.2022 09:13
    Yazının Güncellenme Tarihi: 15.08.2022 09:13

    Süper Lig'in en zor deplasmanları hangileri diye sorsanız, şüphesiz Akdeniz takımlarının sahasında oynanan sezon başı karşılaşmaları diyebilirim. Özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklıklar altında oynanan Alanya Antalya, Adana, Hatay deplasmanları, konuk takımlar için birer kabusa dönüşebiliyor.

    Nitekim dün akşamki Alanyaspor - Beşiktaş karşılaşması da Beşiktaş için öyle oldu. Mevsim normallerinin fazlasıyla üzerinde bir Alanya sıcağına, yüksek nem oranı da eşlik edince, oyuncular sadece rakipleriyle değil, sıcak ve boğucu havayla da mücadele etmek zorunda kaldı. Maç yorumuna geçmeden önce, henüz sezon başında böylesine zorlu hava şartlarına rağmen yüksek tempoda mücadele eden iki takım oyuncularını da tebrik edelim. 

    İzleyicilerin büyük keyif aldığı fakat iki takımın da skordan memnun kalmadığı bir karşılaşmadan söz edebiliriz. Tam 6 gol, 2 penaltı, 1 kırmızı kart ve sayısız sarı kart... Bir futbol sever, bir futbol müsabakasından daha ne ister? Maça, son birkaç haftanın; "Gidecek mi, kalacak m?" manşetlerini süsleyen oyuncusu N'Koudou'nun attığı golle adeta bir sıfır önde başlayan Beşiktaş, geçtiğimiz hafta oynanan Kayserispor maçının en iyi iki ismi Salih ve Ghezzall'ın golleriyle ilk yarım saatte maçı 3 - 0'a getirdi. Beşiktaş için tam da her şey yolunda gidiyor derken, genç Emrecan'ın gördüğü kırmızı kart, Beşiktaş'ın nemli ve sıcak Akdeniz deplasmanı kabusunu da başlatmış oldu. Kırmızı kartın üzerinden çok geçmeden Efkan'ın golüyle farkı ikiye indiren Alanyaspor, soyunma odasına 1-3 geride gitti. 

    Maçın kırılma anının Emrecan'ın kırmızı kartı olduğunu söyleyeceğimi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Maçın kırılma anı tabii ki de Ismael'in birbirinden yanlış oyuncu değişiklikleri ve beşli savunma düzenine geçişi oldu. Tencere, tava hediyeli kupon toplamalı gazete reklamlarındaki gibi "1 değil, 2 değil, tam 3 yanlış değişiklik" yaparak 2. yarıya başladı Valerian Ismael. Normal şartlarda ilk yarının son anlarında kalenizde göreceğiniz bir gol, devre arası planlarınızın tamamını çöpe atmanızı gerektirir, gerektirmelidir de... Anlaşılan Valerien Ismael için öyle olmamış. 3-0'lık rahat sayılabilecek bir skor için hazırladığı oyuncu değişikliği planında, takımının yediği gole rağmen hiçbir değişikliğe gitmedi ve golleri kaydeden 3 oyuncusunu da adeta cezalandırırcasına oyundan aldı. Bu oyuncu değişiklikleri sayesinde Farioli'nin işi çok çok daha kolaylaşmış olacak ki, İtalyan hoca 60'a kadar oyuncu değişikliği yapma gereği bile duymadı. Takımı 2 farklı öndeyken, üstelik 1 kişi de eksikken çok daha fazla ihtiyaç duyulacak bir oyuncuyu, yani Süper Lig'in eredeyse en iyi boş alan oyuncusunu oyundan almanın kumar veya intihardan hiçbir farkı yok. Buna sahanın, ayağında topu en iyi tutan iki oyuncusunu da oyundan çıkarma gafleti eklenince olanlar oldu, çanlar Ismael ve takımı için çalmaya başladı. Oyuncu değişikliklerinden sonra hücuma çıkamayan, ayağında top tutamayan, kendi sahasına adeta hapsolan ve rakibi ilk 40 metrede karşılayan bir Beşiktaş vardı sahada. İlk yarıdaki gol beklentisi 1.29 xG iken 2. yarıda 0.03 xG'ye geriledi. Bu rakamı ancak Real Madrid'e karşı oynayan bir 2. Lig takımında görebilirsiniz. Tüm bu yazdıklarımın ışığında Ismael'in oyuncu ve taktiksel değişikliklerinin kumar mı, yoksa intihar mı olduğuna buyrun siz karar verin.

    Maçın hakemi Yasin Kol'a biraz Premier Lig ve İtalya Ligi maçlarını izlemesi şeklinde naçizane bir önerim olacak. Süper Lig'in sertlik ve mücadele seviyesinin neredeyse bu ligler kadar yüksek olduğunu ve bu liglerdeki hakemlerin kart gösterme seviyelerini iyi etüt etmesi gerek. Aksi takdirde bu tempoda kart göstermeye devam etmesi sık sık dinlendirilmesi anlamına gelebilir. Maç ve oyuncular üzerinde otorite kurmanın tek yolunun kart göstermek olmadığını bilecek tecrübede ve seviyede bir hakemin bu kadar kolay kart çıkarmaması gerektiğini düşünüyorum. 

    Zemine gelecek olursak; yüksek tempolu, hızlı futbol oynamayı seven bir takım olan Alanyaspor'un sahasının zemini, henüz sezonun ilk iç saha maçında sınıfta kaldı. Zeminin bu denli kötü oluşunu, Salih'in gol vuruşunu yapmadan hemen önce topu sol ayağına aldığı esnada, topun kendi kendine 30 cm yükseğe sekmesinden anlayabilirsiniz. Kötü zeminlerin sakatlıklar üzerindeki etkisini göz önünde bulundurarak, bu duruma acilen çözüm bulunması gerektiğini belirtmekte fayda var.

    Yükleniyor..
    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.