Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Milli maçta kendi kendime mırıldandıklarım

    Yazının Giriş Tarihi: 25.03.2022 15:50

    Sonuçta yine elenir miydik, yoksa turu geçer miydik; hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

    Dahası Kuzey Makedonya'nın İtalya'yı elemesiyle acımız daha da büyüdü. Finalde onlarla karşılaşsaydık tahminlerimiz gibi biz mi çıkardık, yoksa onlar mı, onu da Allah bilir.

    Neyse 'olmuşla ölmüşe çare yok' derler. Olan oldu. Ben akşam maçı izlerken mırıldandıklarıma geçeyim...

    * Uğurcan Trabzonspor'da iyi, Milli takımda kötü mü oynuyor ne... Altay'ı direk yedek bırakacak kadar iyi mi, bilemiyorum...

    * Çağlar Söyüncü-Merih Demiral-Ozan Kabak üçlüsünü çok seviyorum. Hem çok gençler, hem çalışkan, hırslı, üstelik kariyerli. Peki biz neden sürekli gol yiyoruz, sistem mi yanlış acaba...

    * Zeki Çelik'in iyi yönü kapasitesinin yüzde yüzüyle oynuyor. Kötü tarafı kapasitesi bu kadar...

    * Orkun Kökçü'yu izlerken aklıma "bal yapmayan arı" cimlesi neden geliyor, bilemiyorum.

    * Berkan Kutlu'nun orada ne işi var diyorum.

    * Hakan Çalhanoğlu kendi takımlarında gösterdiği performansı Milli takımda gösteremediğini bir tek ben mi düşünüyorum acaba... Biz bu çocuğu milli takımda neden kullanamıyoruz?

    * Burak Yılmaz'ı ilk yarı izlerken; bu adamı hala ve hala neden ilk 11'de oynatıyorlar anlamıyorum. Sanırım ben futboldan anlamıyorum...

    Golü atınca: Durdu durdu golünü attı. Golcü dediğin 1-2 defa sahneye çıkar. Daha ne bekliyorsun. Bu kadar kritik maçta Enes'miş, Yusuf'muş olmaz. Bir de adama laf ediyorum. Sanırım ben futboldan anlamıyorum.

    Penaltıyı kaçırınca: Abi 36 yaşındaki adamı maçın sonlarına kadar tut, sonra bi de penaltı attır. Koca kaleye bile isabet ettiremez tabi. 85 milyonluk ülkenin hayallerini bu kadar ucuz harcamak da ne oluyor. O sahata penaltı atacak bir sürü genç, yeteneki, üstelik daha az yorulmuş, oyuna sonradan girmiş adam varken Burak'a attırmak da neyin nesi... Sanırım bir bildikleri vardır, sanırım ben futboldan anlamıyorum.

    * Enes Ünal arkadaşlarına penaltı diye bağırıp topu dışarı attırmaya çalışırken "oğlum rezil etme bizi, abartma, kalk oyununa bak, Burak abin gibi olma" diye düşünüp, olay penaltıyla sonuçlanınca "Hem yakışıklı hem akıllı çocukmuş" diye kendisine sempatim tavan yaptığını kendi kendime anlattım.

    * Sahada Ronaldo'yu kenara çek, bizimkilerin kariyeri onlardan aşağı kalır yanı yok. Hatta fazlası var. Peki niye hep elenen biziz?

    * Sanırım bir nokta var. Biz o noktayı aşamıyoruz. Level  atlayamıyoruz. Bir atlasak herşey çok daha güzel olacak ama son anda yenilmeye, ucuna kadar getirip elenmeye, bir golle, bir yanlışla kaybetmeye alıştık. Sanırım biz kaybedenler kulübünün daimi üyesiyiz. Kaderimiz bu. Ruhumuza işlemiş. "Ronaldolu Portekiz'i" yenemeyeceğimiz algısı genlerimizden geliyor. Yoksa dün akşam yaşananların başka izahı yok.

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar