• Fenerbahçe haberleri
  • Galatasaray haberleri
  • Beşiktaş haberleri
  • Trabzonspor haberleri
  • Adana Demirspor haberleri
  • Ankaragücü haberleri
  • Antalyaspor haberleri
  • Fatih Karagümrük haberleri
  • Gaziantepspor haberleri
  • Giresunspor haberleri
  • Hatayspor haberleri
  • Kasımpaşa haberleri
  • Kayserispor haberleri
  • Konyaspor haberleri
  • Medipol Başakşehir haberleri
  • Sivasspor haberleri
  • Ümraniyespor haberleri
  • İstanbulspor haberleri

Son Dakika

    RONALDO VE ARA TRANSFERDE FENERBAHÇE

    Yazının Giriş Tarihi: 09.12.2022 21:10
    Yazının Güncellenme Tarihi: 09.12.2022 21:10

    Katar’daki Dünya Kupası’nın en güzel maçlarından biri Portekiz – İsviçre arasındaki son 16 maçıydı. Maçı 6-1’lik ezici bir skorla kazanan Portekiz’in rakiplerine korku saldığı mücadelede Gonçalo Ramos hat-trick yaptı.

    Bu mücadelenin en dikkat çeken yönlerinden biri ise dev yıldız Cristiano RONALDO’nun ilk 74 dakika boyunca yedek kulübesinde oturmak zorunda kalmasıydı kuşkusuz. Maça ancak son 16 dakikada girebilen RONALDO’nun yakınları bu durumu protesto ederek üzüntülerini belirttiler. Peki dünyanın en iyi futbolcularından biri olan RONALDO’nun maçın sonundaki jest ve mimikleri bize neler anlatıyordu?

    Öncelikle yıldız oyuncunun futbolseverler nezdinde ne kadar büyük bir karşılığı olduğunu belirtmek gerek. Sanırım dünya üzerindeki tüm futbolseverler RONALDO’yu yeşil sahalarda yeteneğini konuştururken görmek ister. Zaten dev ismin oyuna dahil olmak üzere kenara geldiğini statta kopan gürültü, uğultu ve çığlıklar sayesinde anladık önce. Taraftar en az gol sevincindeki kadar büyük bir coşku ile karşıladı RONALDO’yu.

    Duruma Cristiano RONALDO açısından bakıldığında ise daha başka bir hikaye ortaya çıkıyor. Kendisi maça dahil olduğunda takımı zaten 5 gol bulmuş ve rakibine farklı bir üstünlük kurmuştu. Yani Portekiz Milli Takımı en büyük yıldızı olmadan da neler yapabileceğini göstermişti. Bu durumda Portekiz Milli Takımı’nın teknik direktörü RONALDO’yu ihtiyaç doğrultusunda değil taraftara bir jest olarak sahaya sürüyordu.

    Oynadığı son 16 dakikada yıldız futbolcu en azından bir gol bulmak için çok çaba sarf etti, ama olmadı. 90 dakika sona erdiğinde, hemen soyunma odasına gitmeyi tercih etti ve yüz ifadesi çok şey söylüyordu. Sevinç ve hayal kırıklığı, hüzün ve biraz da incinmiş gurur birbirine karışmıştı sanki. Takım arkadaşlarının sahadaki sevincine katılmaması Portekizlilerden büyük eleştiri aldı. Maçtan sonra “Eğer ben hiçbir maçta oynayamayacaksam ve Portekiz şampiyon olacaksa, ben buna hemen razı olurum,” dedi. Ancak bu sözler Manchester United’da çok zor günler geçiren ve sözleşmesi feshedilen oyuncunun içinde ne fırtınalar koptuğunu anlamamıza yetmiyor. Takım arkadaşları tarafından eli bile sıkılmayarak dışlanan yıldız futbolcu, geldiği bu noktayı anlamakta güçlük çekiyor olmalı.

    Cristiano RONALDO, futbola aşık, disiplinli ve yaşına rağmen çok çalışan bir oyuncu. Tüm takım arkadaşları antrenmanı bitirip giderken, kendisi aralarındaki en büyük yıldız olmasına rağmen 2, 3 saat daha fazla çalışan, tesislerden çıkmayacak kadar hırslı bir makine RONALDO.

    Peki ne oldu da RONALDO bu zor duruma düştü?

    Bence bunun en önemli sebebi futbolun değişmeye başlamış olması. Artık futbolda yıldız futbolcularla başarıyı yakalama devri kapanıyor. Manchester United, RONALDO’ya rağmen başarılı olamazken, Portekiz Milli Takımı RONALDO’suz da müthiş bir performans sergileyip rakiplerine büyük üstünlük sağlayabiliyor.

    Türkiye’deki örnekleri düşünecek olursak, biraz kulüp başkanlarının kendilerini göstermek istemesi, biraz taraftarın gönlünü kazanmak biraz da rakiplere psikolojik üstünlük sağlamak amacıyla yıldız oyuncu transferleri tercih ediliyordu. Taktiksel artısı eksisi çok fazla düşünülmeden ve hatta teknik direktörlerin talebi dışında, forma satışını patlatacak büyük isimler getirmek kulüp başkanlarının sevdiği hamlelerdendi.

    Oysa son örneklerini Fenerbahçe’nin Robin van Persie ve Mesut Özil transferlerinde de gördüğümüz gibi, yıldız oyuncu transferi her zaman işe yaramıyor.

    Artık yetenek yerine fiziksel gücün, bireysel çaba yerine takım oyununun daha fazla öne çıktığı takımlar başarılı oluyor.

    Kulüp yönetimleri taraftarın duygularına hitap edecek sansasyonel transferler yerine, teknik ekiple daha koordineli, daha akılcı transferler yapmak zorunda.

    Yıldız oyuncu transferlerinin zaman zaman takımın havasını bozduğu ve takım ruhuna zarar verdiği de bir gerçek. Transferdeki yanlış bir seçim, takıma katkı sağlamayı bırakın, zarar bile verebiliyor.

    İşte ara transfer dönemini bu bilgiler ışığında okumak gerek. Taraftarın da flaş transfer beklentisini artık bir yana bırakıp, daha akılcı seçimlere alışması gerekiyor.

    Konuyu Fenerbahçe özelinde inceleyecek olursak, sarı lacivertliler ara öncesi hem ligde hem de Avrupa’da takım oyununu en iyi şekilde oynayan, dinamik ve uyumlu bir takım olarak dikkat çekti. Bu tıkır tıkır işleyen takımdan, her biri ara transferde Avrupalı kulüplerin büyük dikkatini çeken çok başarılı oyuncular çıktı. Miguel Crespo, Ferdi Kadıoğlu ve Arda Güler bunlardan sadece birkaçı.

    Fenerbahçe’yi başarılı performansını devam ettirmek anlamında bekleyen en önemli sınav, hangi futbolcuların gideceğine ve hangilerinin transfer edileceğine karar vermek olacak. Umarım en akılcı tercihler yapılarak takımın yakaladığı uyum ve güzel atmosfer kalıcı kılınabilir.

    Instagram: sanem_uner

    Sanem ÜNER  

          

    Yükleniyor..
    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.