• Fenerbahçe haberleri
  • Galatasaray haberleri
  • Beşiktaş haberleri
  • Trabzonspor haberleri
  • Adana Demirspor haberleri
  • Ankaragücü haberleri
  • Antalyaspor haberleri
  • Fatih Karagümrük haberleri
  • Gaziantepspor haberleri
  • Giresunspor haberleri
  • Hatayspor haberleri
  • Kasımpaşa haberleri
  • Kayserispor haberleri
  • Konyaspor haberleri
  • Medipol Başakşehir haberleri
  • Sivasspor haberleri
  • Ümraniyespor haberleri
  • İstanbulspor haberleri

Son Dakika

    Ne menem şey?

    Yazının Giriş Tarihi: 06.10.2015 18:02

    Çinli hokkabazlar, topa ayaklarıyla dans ettirirken binlerce yıl önce hem de Ming hanedanına mensup Çinliler Adidas’ın toplarına benzeyen toplarla, Mısırlılar ve Japonlarda boş durmuyorlardı yuvarlak meşinin peşinde.

    Helen mezarının mermerine, bir adam topa vuruken zamanın izini bırakmak için kazınıyordu. Bugünün milyon dolara imza atan pek fiyakalı teknik direktörlerine Antifanes’in komedilerinde taktiksel deyimleri yadigar bırakıyorlardı; uzun top, kısa pas, ileriye uzatılan top gibi...

    Kelimelerin kralı Shakespeare, Yanlışlıklar Komedisi’nde bir karakterin şikayetini belirtirken futbolu kullanıyordu;

    ‘Sizin için bu şekilde dönüp duruyorum... Beni futbol topu mu sandınız? Beni bir o tarafa bir bu tarafa tekmeleyip duruyorsunuz. Bu görevim sürecekse, beni deriyle kaplamanız gerekecek.’

    1349’da III. Edward futbolu ‘işe yaramaz aptalca’ dahil etsede, 1410’da IV. Henry ve 1547’de VI. Henry fermanlar imzalayıp yasaklasa da bir dönem gelecek Floransa’dan uzakta, Vatikan bahçelerinde Papa VIII. Clemente, Papa IX. Leo ve Papa VIII. Urban’da ‘Calcio’ oynamak için resmi giysilerinin kollarını ve paçalarını sıvıyor ve bunu alışkanlık haline getiriyorlardı.

    Dünyada geliştikçe, futbolda gelişiyor kendi tarihsel sürecinde milyonlarca fanatik taraftarı olan bir tarikat haline geliyordu.

    Bu tarikatın en fanatik kolları ülke sınırlarımız içinde de yer almaktadır. Ülke sınırları içinde bugün futbol, evimizin salonunda ayaklarımızı üst üstte atıp, kilometrelerce uzaklarda bilmem hangi ligin maçlarını ücreti mukabil seyrettiğimiz bir sektör halinden yavaş yavaş ‘hadi bi’sektör’ haline dönmekte.

    Nedeni ve çözümü basit ama zor gibi dururken gözümüzün önünde.

    Futbol ne menem şeydir ki! Sevilirken de, nefret edilirken de etinden, sütünden ve derisinden faydanılan kurbanlık kıvamından kurtulmuyor.

    Her işte olduğu gibi futbolda da işler kötü gittiğinde çözüm üretmek, bir daha bunları yaşamamak üzere, belli bir kültür üzerine sağlam temeller atıp gelişimi sağlamak yerine suçu başka şeylerin üzerine atıp hedef şaşırtıyoruz.

    Elimizde ‘futbol’ lakaplı ‘bumerang’ her bulmayan hedef sonucu tekrar bize dönüyor.

    Futbolumuzun kurtarılması için ‘örümcek tarafından ısırılıp, mutasyona uğramayı’ beklemeye gerek yok ya da bir hafta rakip taraftara, bir hafta rakip yöneticiye, futbolcuya oradan hakeme laf atmaya gerek yok. Hatta ve hatta futbolumuzun çok saygıdeğer yayımcı kuruluşu gibi ‘İthal hakem’ getirmeye, her geçen form düşüklüğü içinde olan veya adamına göre muamele yaptığı imajı yaratan ‘çakma İtalyan çizgi adamı Piero’ yu referans göstermenin.

    Futbol kuralları belli, çizgileri net çizilmiş, kültürel birikim gerektiren ‘ciddi bir iştir’ ve ‘ciddi’ ele alındığında ‘zevk’ veren, ciddiyetten uzak icra etmeye kalkarsan ‘cıvık’, ‘zevksiz’ bir hal alır tıpkı şimdi olduğu gibi...

    Yükleniyor..
    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.