Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Ne olacak bu Fenerbahçe’nin hali?

    Yazının Giriş Tarihi: 19.09.2022 15:28
    Yazının Güncellenme Tarihi: 19.09.2022 15:45

    Bu benim Fotospor’daki ilk yazım olduğu için girizgahı kısa bir bilgilendirme ile yapmak istedim.

    Öncelikle Fotospor ailesine katıldığım haberiyle birlikte iyi dileklerini sunan herkese teşekkür ederim. En çok sorulan sorulardan biri olan “Ne hakkında yazacaksın?” sorusuna da bu vesileyle cevap vermiş olayım. Özgün bir tarz olacak. Dilim döndüğünce; Fenerbahçe ağırlıklı, saha içi, saha dışı, tribün ve genel spor dünyası hakkında yazılar yazacağım. Zaman zaman Fotospor Youtube kanalından yayınlar, twitter space odasında sohbetler de olabilir.

    Geldiğimiz noktada saha içinden başlamamak haksızlık olur. 

    Senelerdir dillere pelesenk olan “Ne olacak bu Fenerbahçe’nin hali?” cümlesi bu yıl “Ne olacak bu Fenerbahçe’nin rakiplerinin hali?” sorusuna doğru evriliyor.

    Tam da bu çıkış noktasıyla, dün gece maçtan sonra eve geldiğimde Feyyaz Uçar’ın maç hakkında dinlediğim yorumu beni güldürdü. Muhtemelen Fenerbahçe’nin sadece Alanya maçını izlemiş olacak ki “Fenerbahçe’nin oynadığı güzel oyunun sebebi, Alanya’nın kötü oyunu diyebilir miyiz?” dedi.

    Hoş, sadece Alanya maçımızı izlemiş birinin de bu yorumu yapması futbol bilgisi konusunda ciddi bir soru işareti doğuruyor. Şu an ligde ön alan baskısını en iyi yapan takıma karşı Alanya hocası Farioli’nin oyunu kaleciden itibaren pasla kurma ve topa sahip olma ısrarı pahalıya mal oldu ve 2 golü geriden topla çıkarken kaptırdığı topla yedi. Ama bu Feyyaz Uçar ve benzer düşüncede olanları Alanya kötü oynadığı için Fenerbahçe iyi oynadı gibi futbol bilgisinden uzak saçma bir düşünceye itti.

    Bir de “Bu maç ölçü olamaz”cılar var. Ölçü için, rakip beğendiremediğimiz bu insanları tatmin etmek için kimle oynamamız gerekir bilmiyorum ama sahasında 4 yıldır PSG’ye maç kaybetmemiş, Fransa’nın en agresif, hızlı ve kolektif futbollarından birini oynayan Rennes’i sahasında çaresiz bırakmış, 2-0’dan geriye gelmiş bir takımdan ve bu geri dönüş için uzun yıllar hasret kaldığımız tarzda hücum alanında agresif oyuncu değişikliklerinden kaçmamış bir hocadan bahsettiğimizi unutmamaları gerek.

    Derinlik seviyesi yüksek bir kadroyu sürekli hazır tutmak, birbirine kenetlemek, oyundan hiç kopmayan, sahada mücadeleyi geriye düşse bile hiç bırakmayan bir takım inşa etmek kolay değil. Sürekli her oyuncunun hazır olmasının somut örneklerini, ilk 11’de Rennes maçına bir önceki maçtan 5 kişi, Alanya maçına ise 7 farklı kişinin sahaya çıkmasıyla gördük. Sanki birbirinin devamı maçlar oynanıyormuş gibi aynı tempo, hırs ve mücadele gerçekten takdire şayan.

    Futbolcuların gol sevinçlerindeki bağı, yüz ifadeleri, saha içinde rakiple yaşanan gerginliklerdeki agresif dayanışma halleri, hakeme karşı olan baskı birlikteliği, yedek kulübesindekilerin hiç sırt dönmemeleri tüm takımın mutlu olduğunu gösteriyor. Hasret kaldığımız bu durumun da en büyük mimarı yine Jorge Jesus.

    Hal böyle olunca her gün Fenerbahçe maçı olsak da izlesek diyoruz ama maalesef 2 hafta ara var. Bu milli maç arasına en çok Beşiktaş cephesi sevinmiştir diye düşünüyorum. Vitesi arttırarak gelen, son derece motive ve formda Fenerbahçe ile bu hafta oynamamaları şansları.

    Ancak ne olursa olsun, korkunun ecele faydası olmadığını da 2 Ekim akşamı göreceğiz.

    Yükleniyor..
    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar