• Fenerbahçe haberleri
  • Galatasaray haberleri
  • Beşiktaş haberleri
  • Trabzonspor haberleri
  • Adana Demirspor haberleri
  • Ankaragücü haberleri
  • Antalyaspor haberleri
  • Fatih Karagümrük haberleri
  • Gaziantepspor haberleri
  • Giresunspor haberleri
  • Hatayspor haberleri
  • Kasımpaşa haberleri
  • Kayserispor haberleri
  • Konyaspor haberleri
  • Medipol Başakşehir haberleri
  • Sivasspor haberleri
  • Ümraniyespor haberleri
  • İstanbulspor haberleri

Son Dakika

    Yürüyen Alex yok, koşan F.Bahçe var!

    Yazının Giriş Tarihi: 05.10.2012 13:16

    Bir kaşık suda fırtına kopartıp, kendisini kulübün üzerinde görmeye kalkan Alex için, haftalardır “TAKIMINI BİR KİŞİ EKSİK OYNATIYOR- RAKİBİNİN ARKASINA SAKLANARAK OYNUYOR” diye yazdığımızda, F.Bahçe düşmanları ve futbol iyi anladığını(!) iddia eden bazı ulemalar, bizi ağır biçimde eleştirmişti..

    Kim haklı çıktı?


    “Mezarlıklar vaz geçilmez olduğunu iddia edenlerle doludur”
    atasözümüzü bu noktada hatırlatmakta fayda var.. Alex’ in bu takıma verdiklerini asla inkar edemeyiz.. Ancak peki ya Fenerbahçe’ nin Alex’ e kazandırdığı servet? Başarısız İtalya macerasından sonra, kendi ülkesinde yıllık 1 Milyon Dolar bile kazanamazken, ortalama 3 Milyon Euro ile, sekiz yılda yedi sülalesine yetecek serveti yapan Alex, SUSMASINI ve gerektiğinde YEDEK BEKLEMESİNİ bilebilseydi, belki böylesi tatsız bir ayrılık yerine hak ettiği jübile yapılarak uğurlanacaktı, ama olmadı..

    Alex bahsini kapatıp, maça geçelim..

    F.Bahçe dün akşam uzun zamandır seyretmediğimiz kadar; tempolu ve istekli oynadı.. Demek ki, stop pas alışkanlığından sıyrılmak için, Alex’ in kadro dışı kalması mı gerekiyormuş, diye sormak geliyor içimizden.. Sorunun cevabı olumlu olabilir çünkü; tempolu oynamak için koşması gereken, fakat futbol hayatı boyunca hiç koşmayan, rakibini kovalamayan Alex, serbest vuruşlardaki mahareti ve driplingle adam geçmesi sayesinde bu açığını, genç yaşlarda kapatabiliyordu.. Ama yaşı 35’e gelince, kaybettiği melekelerini “takımının oyun şablonuna müdahale ederek kapatmak istemesiyle” katkı yerine, zarar vermeye başlamıştı.. Bu böyle biline..

    AZİZ YILDIRIM FAKTÖRÜ

    F.Bahçe; geçirdiği ağır travma nedeniyle, ürkek geldiği Almanya’ dan zaferle ayrıldıysa, BUNA ETKİ EDEN EN ÖNEMLİ FAKTÖR, Aziz Yıldırım’ ın Hava Alanı’ nda yanına tercümanı ve hocayı alarak yaptığı BASIN TOPLANTISIDIR.. Yıldırım’ ı eleştirenler, bu sonuçla SUSMALARI GEREKTİĞİNİ anlamışlardır umarım..

    Havalanın’ da pek konuşmayan hoca ise, oyuncu seçimlerinde önemli farklar yaratarak belki de risk almıştı. Sol kanatta Hasan Ali’ nin önünde Caner’e forma vermiş, Baroni’ ye Alex’ in yerinde, Kuyt’ a da Topuz’ un yerinde sağ kanatta şans tanımıştı.. Ayrıca Kasımpaşa’ dan yenen gollerin faturasını Jobo’ ya çıkartıp, Tandem de Egemen- Bekir ikilisini görevlendirmesi de doğrusu bizim için sürpriz olmuştu.. Bu tercihlerin; maç başladıktan olumlu etkileri sahada görülmüş, ancak yenilen iki golün ve verilen pozisyonların analizini iyi yapmak gerekmişti..

    Şimdi; farklı bir galibiyetin ardından Fener’in, defanstaki sıkıntısını özellikle vurgulamamız gerekir ki, tekerlek kırılmadan yol göstermiş olalım..

    Maç berabere giderken; Volkan karşı karşıya kaldığı pozisyonda müthiş bir refleksle gole geçit vermeyerek, maçın CANER- BARONİ ve KUYT ile birlikte kaderini çizen adamı oldu.. Tek hamleli olan ve rakibin hızlı hücumcularını araya atılan toplarda rahatlıkla kaçıran Egemen- Bekir ikilisi ise, adeta SAATLİ BOMBA gibiydi.. Birlikte oynamaya devam ederlerse, kontraya dayalı futbol oynayan ve hızlı hücumcuları olan takımlar karşısında, bu ikili yüzünden Fener’in başı çok ağarır bizden söylemesi..

    Sıkıntıları bir yana bırakıp, galibiyeti getiren faktörleri sıralarsak:

    1.Sağ kanatta görev alan Kuyt, çok koşmasının ve sahada basılmadık yer bırakmamasının yanı sıra; Sow ile sürekli alan değiştirerek oynadı.. Ayrıca kendini çizgiye hapsetmediği için, F.Bahçe’nin oyunun büyük bölümünde 4-4-2 dizilişi ile sahada yer almasını sağladı.. Bu diziliş; rakip takımın defans dengesini bozduğu için, arkaya atılan toplarda verdikleri pozisyonlar, Fenerbahçe için büyük avantaj yaratıp gollerle sonuçlandı..

    2. Baroni; hem attığı iki golle maçın kilit adamı oldu, hem de takımını öne çıkartıp, hücum aksiyonlarının yaratıcısı oldu.. Emre’ nin gidişinden beri; 2. Bölge ile 3. Bölgenin arasındaki kopukluk, takımın en büyük zafiyeti olarak göze batıyordu. Baroni dün bu açığı kapatan adamdı..

    3. Maçın bir numaralı kahramanı Caner, tek kelimeyle mükemmel oynadı..Yaptığı bindirmelerin yanı sıra, adam eksiltmeleri ve derinlemesine ortalarıyla müthiş faydalı oldu..

    4. Sow; önüne top atıldığı zaman, takıma faydalı olabileceğini gösterdi..Henüz istenilen seviyeye gelmemesine rağmen, Kuyt ‘un ona yakın oynaması sayesinde, ileride “İYOT” gibi yalnız kalmaktan kurtulmasının yanı sıra, kesintili de olsa yaptığı hücum presle takıma önemli katkıda bulundu..

    SON SÖZ: Bu galibiyetten çıkartılacak önemli dersler var.. Ancak; en önemlisi, takımın kazandığı moral motivasyonu ve kenetlenme arzusudur.. Umarım, Beşiktaş karşısında devam eder..

    Yükleniyor..
    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.