• Fenerbahçe haberleri
  • Galatasaray haberleri
  • Beşiktaş haberleri
  • Trabzonspor haberleri
  • Adana Demirspor haberleri
  • Ankaragücü haberleri
  • Antalyaspor haberleri
  • Fatih Karagümrük haberleri
  • Gaziantepspor haberleri
  • Giresunspor haberleri
  • Hatayspor haberleri
  • Kasımpaşa haberleri
  • Kayserispor haberleri
  • Konyaspor haberleri
  • Medipol Başakşehir haberleri
  • Sivasspor haberleri
  • Ümraniyespor haberleri
  • İstanbulspor haberleri

Son Dakika

    Terim-Kocaman farkı...

    Yazının Giriş Tarihi: 16.12.2012 23:36

    Tempo ve oyun kalitesi olarak iki takımın da vasatın altında kaldığı derbiyi, kötünün iyisi kazandı.. Başka bir ifadeyle; iyi oynamayan G. Saray kötü oynayan Fener’i, rakibinin kişisel hatalarını da iyi değerlendirip kazanmasını bildi..

     

    Maçın teknik analizine geçmeden bir noktanın altını önemle çizelim..

     

    Bu derbi çok net biçimde ortaya koydu ki; F. Terim ile A.Kocaman arasında muazzam bir bilgi, beceri, öngörü ve hepsinden önemlisi de düşünce farkı var..

     

    Aykut hoca, sığ düşünce yapısına sahip, alışkanlıklarından ve saplantılarından kolay vaz geçemeyen, yaptığı hatalardan çabuk dönebilecek kıvrak zekaya sahip olmayan ve yıldız oyuncularla, “düşük profilli kariyeri nedeniyle” sürekli sıkıntı yaşayan bir yapıya sahip.. O nedenle göreve geldiği günden beri, idari menajerliğine karşı çıkmadım, ama T. Direktörlüğüne sürekli karşı çıktım.. Bakalım zaman kimi haklı çıkartacak?

     

    F. Terim ise; Aykut’ un aksine yüksek ego dezavantajına rağmen, yaşlandıkça tüm camialara karşı hoş görülü davranmayı öğrenen, eskisi gibi herkezle kavgaya girmeyen, hoşgörülü ve yıldız oyuncuyu kazanmasını bilen, maç içerisinde yaptığı müdahaleler ile, maçı çevirebilen ve taktiksel olarak takımını maça çok iyi hazırlayan bir teknik adam..      

     

    İşte yazının başlığını bu nedenle ‘Terim- Kocaman farkı’ olarak attım..

     

    Aslında maçın başından sonuna, iki takım da rakibine bariz üstünlük kuramadı..  Ancak; 2. devre Terim’in yaptığı Umut- Yekta değişikliği, bence maça damgasını vurdu..

     

    Zaten orta alanda sürekli top kaybı ile oynayan Meireles ve sahadaki varlığı belirsiz Baroni nedeniyle, adeta iki kişi eksik oynayan Fener’in bu zaafını gören Terim; Yekta’ yı oyuna alıp, orta alanda hem rakibinin pas trafiğini bozdu, hem de rakibinin tek forveti Sow ile olan tüm pas bağlantısını kesince, takımı zorlanmadan kazandı..

     

    Şimdi gelelim Fener’in ayrıntılı analizine..

     

    Bu kadro yapısıyla F.Bahçe’nin deplasmanda maç kazanması HAYALDİR.. Fazla söze gerek yok, çünkü Fener’in Akhisar haricinde DEPLASMAN’ DA GALİBİYETİ YOK!

     

    Bunun nedenlerini biz çok basit olarak izah edebiliriz, ancak hesap verme mercii olmadığımız için, Aykut Hoca’ ya soralım:

     

    1- Haftalardır yazıyoruz.. Baroni- Topal ve Meireles üçlüsünden oluşan orta alan kurgusu ile bu takım, gol pozisyonuna girmekte zorlandığı gibi, rakibe 2. bölgede baskı yaparak oyununu bozamıyor.. Çünkü; Fener’in tek forveti Sow, orta alandan destek gelmediği için, hücumda iyot gibi yalnız kalmasının yanı sıra, arkası dönük oynama özelliği olmadığı halde, atılan uzun topları indirebilse bile, yanında kimseyi bulamadığı için, ikinci hamlede topu kaptırıyor.. Peki bu takım bu oyun şablonu ile, ne zaman rahat maç kazanacak hoca?

     

    2- Ara transferde orta alana yaratıcı özelliği olan ve oyunu iki yönlü oynayacak yeni bir Emre bulacak mısınız? Bulamazsanız, bu takım 2. bölgede pres yapan takımlara karşı presle karşılık vermeyi ne zaman öğrenecek?

     

    3. Bu takım; iç saha maçları başta olmak üzere, gerektiğinde deplasmanda da çift forvetle oynayabilme alışkanlığına ne zaman sahip olacak?

     

    4. Sow’ un partneri veya alternatifi bitik durumdaki Semih ve Fener’e bir armağanınız olan(!) Bienvenu olamayacağına göre, bırakın iki forvetle oynamayı, Sow sakatlanırsa kim forvet oynayacak?

     

    5. KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK.. Bu sözü atalarımız boşuna söylememişler.. Bilmem hatırlar mısınız F.bahçe’ yi bir zamanlar İonescu isimli bir Romen çalıştırıp, şampiyon yapmıştı.. Adam ‘önce savunma’ deyip, korkak futbol oynatır, ama kolay gol yemeyen takımı, tek golle de olsa maç kazanmayı bilirdi.. Sen de aynı taktiği aşağı yukarı benimsemiş gözüküyorsun, ama aradaki en önemli fark senin takımın SAVUNMA YAPMAYI DA BİLMEDİĞİ İÇİN GOL YEMEDİĞİ MAÇ YOK..

     

    Gelelim derbiyi kaybeden Fener’in takım halinde maç içerisinde yaptığı bireysel hatalara..

     

    1.Bekir’in tüm iyi niyetine rağmen,  kendi kalesine adeta bir santrafor gibi yükselerek attığı gol, gerçekten jeneriklikti(!)..  Milli takım seviyesine yükselmiş bir stoper, rakip forvetle birlikte topa yükseldiğinde, topa o şekilde kafa vurmaz.. Ama Bekir bu.. Nerede ne zaman ne yapacağı belli olmaz.. Elde var bir..

     

    2. Selçuk İnan’ ın golle sonuçlanan frikiği öncesinde, H. Ali kaleye olan mesafenin kısa olması sebebiyle Volkan’ ı uyarıp, “sol direkte ben bekleyeyim sağ tarafı sen al” diye uyardı, ama Volkan dinlemedi.. Yetmedi, barajı en az 5 veya 6 kişiyle kendi soluna kurdurup, sağ tarafta da kendisi bekleyeceğine, eksik kurdurduğu barajın yerleşmesini de bir türlü sağlayamadı.. Yine yetmedi, Selçuk topa vurmadan hareketsiz kalıp, vuruşun yönüne göre topa uzanması gerekirken, topa vurulmadan öne çıkıp hafifte sola uzanınca, kalesinde baka kaldı.. Elde var iki..

     

    Son Söz: Aykut hoca tüm deplasmanlarda takımını bu derece KORKAK OYNATTTIĞI sürece, Fener bu maçı zaten kazanamazdı.. Unutmadan altını çizelim.. 16. haftanın sonunda, FEDA SLOGANI ile lige başlayan BJK ve mütevazi Antalyaspor kadar puanı ancak toplayan F.Bahçe’ nin, ligin sonunda ipi göğüslemesi bizce mucizelere bağlıdır..

     

    Yükleniyor..
    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.