Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Kabahat sende değil sana o düdüğü verende...

    Yazının Giriş Tarihi: 18.11.2012 00:34

    Maçın henüz 27.dakikasındayız.. Caner ile Veysel birlikte 4. Hakemin önünde yani santra çizgisi dibinde bir kafa topuna yükseliyor.. Veysel Caner’in omzuna yüklenerek faul yapıyor..

     

    Bu hareketin karşılığı oyun kuralları kitabında FAUL ve SARI KART YAZIYOR.. Ancak jöleli hakem Aydınus ne yapıyor, önce faulü vermiyor ve Veysel’ e göstermesi gereken kartı da göstermiyor, arkasını dönüp koşuyor.. Birkaç adım attıktan sonra bu defa geri dönüp, oyunu durduruyor, Caner’ e KIRMIZI KARTI GÖSTERİP ATIYOR..

     

    Şimdi gel bu kararının açıklamasını yap, aşağıdaki sorulara cevap ver Bay F. A..

     

    1. Caner “bana küfretti” şeklinde rapor yazarsan, MHK Başkanı ALP bunun hesabını sormazsa, yüce Allah sorar.. Yok, ben bir küfür duydum diyorsan, o küfrü neden 4. Hakem ve Eskişehir yedek kulübesi duymadı? Neden kimin küfrettiğini 4. Hakeme sormadın?  Ortada bir küfür varsa, o sözleri sarf eden CANER değil olsa olsa VEYSEL’ dir..

     

    Ayrıca; maçtan sonra; Caner'in küfür ettiğini de duymadığını ifade eden Veysel,  “Ben küfür etmedim ve Caner'in de küfür ettiğini duymadım" demiş..

     

    2. Aykut hoca gibi sinirleri alınmış bir insan bile sana dakikalarca itiraz edip, tepki gösterdiğine göre, demek ki Caner’in sana yönelik küfür etmesi söz konusu değil..

     

    Ama ne gam.. Sen zaten sahaya ön yargılı çıkmışsın..  Maça ön yargılı çıktığın o derece belli ki; dakika 45+5’ de verdiğin bir penaltı kararı var ki, tam bir REZALET..

     

    Kamara; dakikalar  45”21’ i gösterdiğinde, ceza alanı içerisinde H. Ali ile GİRDİĞİ İKİLİ MÜCADELE DE KENDİNİ APAÇIK YERE BIRAKIYOR, KARAR PENALTI!

     

    Pes doğrusu… Şimdi bu pozisyonu iki farklı açıdan irdeleyelim..

     

    1. Sadece 4 dakika uzatma kararı verdiğine göre, Bay Aydınus’ un 49’uncu dakika sonunda ilk yarıyı bitirmesi gerekmez miydi?  O halde; uzatma süresi olarak gösterilen 4 dakikalık periyot içerisinde, başkaca duraklama olmadığına göre, uzatmanın uzatmasını oynatmakta neyin nesi acaba?

     

    2. Kamara’ nın kendini YERE BIRAKMASINI hadi süzemedin diyelim, yan hakemin de bayrak kaldırmadığına göre, pozisyonu niye devam ettirmedin?        

     

    Şimdi soruları bırakıp, maçın analizine geçelim..

     

    İki takım da oyuna temkinli ve kontrollü başladı.. Necati’ nin 13’ dakikada kale direği dibinden vurup, Volkan’ın yatarak çıkardığının dışında, iki takımın da net ilk yarıda gol pozisyonu yoktu..

     

    İkinci yarıya, skor avantajıyla giren Eskişehir devrenin hemen başında iki net pozisyon buldu. Volkan’ la karşı karşıya kalan Kamara ve Tello gol vuruşunu yapamayınca, Fener silkindi..

     

    Bir kişi eksik oynamasına rağmen; takım halinde kolektif oynayan, oyunun temposunu istediği gibi ayarlayan, misafir takım 57’ de Sow ile beraberlik golünü de bulunca kendine geldi.. Buna karşılık; o dakikaya kadar topla oynama üstünlüğünü elinde tutan ev sahibi, golden sonra demoralize olunca, pas trafiğini istediği gibi ayarlayamadı.. Gerek hücuma çıkışta, gerekse de rakipten dönen 2. topları alamayınca, orta alandaki üstünlüğü de rakibine kaptırdı..

     

    İşte oyunun bu dakikalarında Fenerbahçe’ de  özellikle Kuyt faktörü ortaya çıktı.. Hollandalı, sahada adeta basmadık yer bırakmadı.. Hem hücumda takımını organize etti, hem de sahanın her yerinde rakibe baskı yaparak, takımını adeta sırtladı..

     

    İşte tam burada bir noktanın altını önemle çizelim.. Fenerbahçe, ne zaman takım halinde Kuyt’ un oyun stilini benimser, işte o zaman Fener’ in bileğini bükmek zor olur.. Adam topsuz oyunda da, topla birlikte de Süpen Lig’in iki gömlek üzerinde oynuyor.. Bir bakıyorsunuz, kendi defansının içerisinde girip top çıkartıyor, bir bakıyorsunuz orta alanda baskı yapıp top çalıyor.. Yetmiyor, hücumda Sow’ a pozisyon hazırlayıp, Alex’ in görevine soyunuyor.. Fazla söze gerek var mı?

     

    Maçtan sonra yayınlanan ilginç istatistiği de burada sizinle paylaşmak istiyorum..

     

    İlk maçını 21 Ağustos 2004'te yöneten Aydınus, Fener’ in toplam 32 maçında düdük çalmış..  32 maçın 20'sini deplasmanda yönetmiş ve toplam 8 kez Fener’ li futbolculara kırmızı kart göstermiş.. Bu maçların sadece 12'sini kazanan Sarı- Lacivertliler, 6 maçtan beraberlikle ayrılmış ve 14 maçı da kaybetmiş.. İşte Bay F. A’ nın karnesi aynen böyle..

     

    Son Söz: Aydınus hakemliği bir an önce bırakmalı.. Hayatında hiç hakemlik yapmamış, hatta MHK’ de bile hiç görev yapmamış Z. Alp’ in dürüstlüğünden kuşkum yok.. Ancak, Aydınus’ a Fener maçlarında görev vermeye devam ederse, bunun hesabını zor verir, bizden söylemesi..

    Yükleniyor..
    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar