• Fenerbahçe haberleri
  • Galatasaray haberleri
  • Beşiktaş haberleri
  • Trabzonspor haberleri
  • Adana Demirspor haberleri
  • Ankaragücü haberleri
  • Antalyaspor haberleri
  • Fatih Karagümrük haberleri
  • Gaziantepspor haberleri
  • Giresunspor haberleri
  • Hatayspor haberleri
  • Kasımpaşa haberleri
  • Kayserispor haberleri
  • Konyaspor haberleri
  • Medipol Başakşehir haberleri
  • Sivasspor haberleri
  • Ümraniyespor haberleri
  • İstanbulspor haberleri

Son Dakika

    Forvetsiz oyundan vazgeçince...

    Yazının Giriş Tarihi: 14.01.2013 01:32

    1461 Trabzon karşılaşmaya hızlı başlangıç yaparken, özellikle sağ kanattan yaptığı etkili hücumlarla ve orta alanda kaptığı toplarla, ilk 10 dakikalık bölüm içinde rakibine ciddi anlamda baskı kurdu.. Fenerbahçe' nin orta alan futbolcuları, bu dakikalarda topa sahip olmakta zorlanırken, defansı da rakibin hızlı hücumları karşısında sıkıntılar yaşadı.. Ancak 15. dakikadan sonra roller değişti ve bu kez Sarı –Lacivertli’ ler tempoyu yükseltip, 1461’e  karşılık vermeye başladı..

     

    İlk yarım saatlik periyot golsüz geçilince, Fenerbahçe’ nin her zamanki hastalığı adeta nüksetti.. Aniden tempoyu düşüren misafir takım, SÜREKLİ YAN PAS YAPMA ALIŞKANLIĞINA DÖNÜP, rakibinin de kendisine ayak uydurmasıyla, maçı adeta “al gülüm- ver gülüme” getirdi..

     

    Bu noktada; hemen altını çizmeliyiz ki; F.Bahçe’nin orta alan oyuncuları ile “hücum hattının ucunda yer alan” Dirk Kuyt arasında, zaman zaman büyük boşluklar oluşması bir yana ve Hollandalı' nın markajdan kurtulamaması sonucu adeta santrforsuz oynayan sarı lacivertli ekip, Trabzon kalesinde etkili olmadı..

     

    İkinci yarıya Fener daha etkili başlarken, özellikle Stoch' un gayretli futbolunun yanında, Semih-M.Topal ikilisinin oyuna alınması sonucunda, rakibi karşısında ikinci yarının ilk 15 dakikasında oyuna ağırlığını koydu..  Bu dakikalarda Salih ve M.Topuz, hücum bölgesinde aldıkları topları olumlu kullanarak, misafir takımın hücumda topu ayağında tutmasına yardımcı oldular..

     

    SERT MÜCADELE TANSİYONU YÜKSELTTİ...

     

    İkinci yarının ilk 20 dakikalık bölümü karşılıklı ataklarla geçilirken, 57. dakikaya kadar net gol pozisyonu bulamayan 1461, ani hücumla Fenerbahçe kalesine gelmeye başladı.. Maçın ilk kırılma anı olan bu dakikada, Mert ile karşı karşıya kalan Yusuf, mutlak gol pozisyonundan yararlanamayınca takımını öne geçiremedi..

     

    Karşılaşmanın son 20 dakikalık bölümünde ise, Fenerbahçe orta alanda topa basarak oyunu kontrol etmeye çalıştı.. 1461 ise, kendi savunmasında kaptığı toplarla, ani hücuma çıkarak, rakip kalede gol aradı.. Maçın bu dakikaya kadar öne çıkan isimleri ise, kaleciler oldu.. İki file bekçisi de, beklenmedik anlarda kale sahası içinde pozisyona giren rakiplerine gol fırsatı vermeyerek görevlerini fazlasıyla yaptılar..

     

    Maçın ikinci kırılma anı 79. Dakikada yaşandı.. Rakip kaleci ile karşı karşıya kalan Sotch’ un şutu az farkla auta gidince, maç sanki berabere bitecekmiş gibi bir havaya büründü.. Ancak; 84 ve 87. dakikalarda sahne alan misafir takımın usta ayakları Semih ve Kuyt attıkları gollerle, ZOR MAÇI KOLAYA ÇEVİREN isimler oldular..

     

    Şimdi gelelim bu maçtan çıkartılacak derslere ve Aykut Hoca’ ya sorulara:

     

    1. İlk devre sahaya sürdüğünüz kadro da santrfor oynatmaya çalıştığınız Kuyt’ un, Mehmet’in markajı altında kalıp, etkili olmaması sonucu, top alabilmek ve pozisyona girebilmek için, sürekli kenara kat etmesini ve orta alana kadar gelip top almaya çalışmasını, kısacası rakip defansın arasında kaybolduğunu görüp, eldeki ( tam hazır olmayan) yegane forvet Semih’i oyuna almakta neden geciktiniz?

     

    2. Forvetsiz oyundan vaz geçip, 46’ da Semih’ i oyuna almasaydınız, golü kim atacak, takımınız hücumda nasıl çoğalacaktı?  Nitekim Semih oyuna girince, Kuyt’ ta rahatladı.. Ben olsam Sow’ a partner olabilecek yegane alternatif  Semih’ e her idman sonrası asgari 1 saat, ekstra kuvvet ve çabukluk çalışması yaptırırım..

     

    3. Çok ümit bağlanan Salih Uçan ise, maalesef henüz soyadı gibi, ‘uçacak veya takımını uçuracak’  tecrübeye  sahip olmadığı gibi, yetersiz fiziği nedeniyle, İKİLİ MÜCADELELERDE SÜREKLİ KAÇAK OYNUYOR.. Unutmayınız ki; Süper Lig’de sonuncu Akhisar dahil, orta alanda sert ve mücadeleci vasıfları olan futbolcularla oynuyorlar.. Salih bu performansı ile, S.Lig’ de oynayabilir mi?

     

    4. Bu takıma acilen “10 numara” mevkiinde oynayacak, kalitesini ispatlamış oyuncu şart.. Bu mevki için adı geçen Belhanda, takımını çabuk hücuma çıkartabilecek, aynı zamanda oyunu iki yönlü oynayıp, orta alanda rakibe pres yapmaktan kaçmayacak, tipte bir oyuncu mudur? Değilse, ona verilecek para sokağa atılacak para olmayacak mıdır?

     

    5. Fenerbahçe’nin ‘antrenör takımı” olma yolunda hızla ilerlediğini, Antalya kampında yaptığınız açıklamalarla kamuoyuna duyurdunuz.. İyi de, bir futbol takımının “antrenör  takımı”  olması ne demektir? Bir hocanın, takımına yapabileceği katkının maksimum % 10, bilemediniz% 15 olduğu, otoriteler tarafından kabul gören bir olgudur.. Bu durumda sizin kullandığınız tabirin karşılığını, hocanın takıma % 51 katkıda bulunması olarak nitelendirebilir miyiz? Saha da siz oynamadığınıza göre, bir hoca ne yaparsa yapsın, takımına doğrudan % 51 etki edebilir mi? Hele ki sizin gibi, saha kenarında adeta “RAMSES’İN MUMYASI GİBİ DURAN ve OYUNA MÜDAHALE ETMEYEN” bir hocanın takımına %51 katkı sağlayabileceğini düşünmek düpedüz HAYALCİLİK DEĞİL MİDİR?

     

    Son Söz: Türk futbol literatürüne ‘antrenör takımı’ kavramını hediye(!) eden Aykut Hoca’ nın, bu kavrama açıklık getirmesinin gerekliliği bir yana, acilen ’10 numara’ transferini gerçekleştirememesi halinde, oyun şablonunu derhal değiştirmesinin şart olduğunun farkına varması şarttır..

    Yükleniyor..
    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.