• Fenerbahçe haberleri
  • Galatasaray haberleri
  • Beşiktaş haberleri
  • Trabzonspor haberleri
  • Adana Demirspor haberleri
  • Ankaragücü haberleri
  • Antalyaspor haberleri
  • Fatih Karagümrük haberleri
  • Gaziantepspor haberleri
  • Giresunspor haberleri
  • Hatayspor haberleri
  • Kasımpaşa haberleri
  • Kayserispor haberleri
  • Konyaspor haberleri
  • Medipol Başakşehir haberleri
  • Sivasspor haberleri
  • Ümraniyespor haberleri
  • İstanbulspor haberleri

Son Dakika

    Fener'e tekme serbest

    Yazının Giriş Tarihi: 09.12.2012 22:19

    Fenerbahçe’ yi Alex sonrası dönemde durdurmak için, artık rakip teknik adamlar basit bir taktikle takımlarını sahaya sürüyor..

     

    Nasıl mı?

     

    Aynen dün akşam İ.B. Belediye spor ‘un yaptığı gibi..

     

    1. Orta alanı kalabalık tutarak, 2. bölgede yapılacak baskı ile, Fener’in pas trafiğini bozmak, ataklarını 3. bölgede olgunlaşmadan önlemek..

     

    2. Fener’ in tek forveti Sow’ a stoperlerinden birini yakın oynatarak, markaj altına almak..

     

    3. Gerek içe kat ederek yaptığı çapraz koşularla orta alandan desteğe gelecek arkadaşlarına boş alan yaratmaya çalışan, gerekse de çizgiye indiğinde sıfırdan yaptığı ortalarla pozisyon hazırlayan Kuyt’ un da bu girişimlerine engel olmak için, onu yakın markaja alıp hareket alanı bırakmamak..

     

    4. Hele bir de, aynen dün akşam S. Abay’ ın yaptığı gibi, sertliğe prim tanıyan bir hakem de bulursan, tekme atarak Fener’ i durdurmak..

     

    İşte bu kadar basit..

     

    Peki Aykut hoca rakibinin bu hamlesine karşı ne yaptı?

     

    İlk yarıda hiçbir şey..

     

    Ne zaman ki devre arası aklı başına geldi, Meireles- M.Topal- Christian ‘ dan oluşan 3’ lü ön libero tercihinden vaz geçip, araya top atacak, oyunu yönlendirecek, topu ayağına yakıştıracak 46’ da Sezer’i oyuna aldı, işte o zaman oyunun kaderi değişti..

     

    Ardından Kocaman, 2. bir hamle daha yaptı ve 67’ de H. Ali’ yi çıkartıp, Caner’ i sol beke çekti ve Krasiç’ i oyuna aldı, orta alanda hem Meireles’ i rahatlatıp ( ikiz kardeşi gibi oynayan M.Topal’ ın gölgesinden kurtararak) oyuna katkıda bulunmasını sağladı,   hem de kapanan İ.B.B karşısında, takımı hızlı hücuma çıktığında, topu rakip alana çabuk taşıyabilme imkanına kavuştu..  

     

    Bence hoca; özellikle iç saha maçlarında, ısrarla yazdıklarımıza kulak asmalı ve takımını 3 ön libero ile sahaya sürmekten vaz geçmeli.. Çünkü, M. Topal topu kesip ayağına aldıktan sonra, rakip alana çabuk taşıyabilecek, hücumsal aksiyonlarda arkadaşlarını organize edebilecek teknik özelliklere sahip değil.. Böyle olunca; Fener hücumda çoğalamadığı gibi,  adeta bir kişi eksik oynuyor..  

     

    Barcelona ile oynuyorsanız, önce bir puan anlayışı ile bu üçlüyü yan yana kullanabilirsiniz, ama seyirci desteğini arkanıza aldığınız iç saha maçlarında “DERBİLERDE DAHİL OLMAK ÜZERE”  bu üçlünün en zayıf halkalarından birini mutlaka kulübeye çekmelisiniz..  Bu bazen M.Topal, bazen de Baroni olur..

     

    Tekrar maçın teknik analizine geçelim..

     

    İlk devreyi Volkan’ ın önce hatalı kurdurduğu baraj, sonrasında da tuttuğu topu elinden kaçırması sonucu, POZİSYONU OLMADAN attığı golle berabere bitiren İ.B.B. sadece savunmada kalıp kapanarak maçı berabere bitirebileceğini hesaplamıştı.. Ancak 2. devre bambaşka bir kimliğe bürünen rakibi, tam 17 korner kullanıp, bunların 15. sinde  golü bulunca tüm planları alt üst oldu..

     

    İlk devre üretken olamayan, pozisyon bulmakta zorlanan, sadece gelişi güzel hücumlarla rakip kaleye gidebilen F.Bahçe, ikinci 45 dakikanın başlama vuruşu ile, adeta rakibinin üzerine çullandı.. Ama bu kez bilinçli ve organize ataklarla oyunu rakip sahaya yıkınca bu oyunun semeresini güç de olsa 3 puanla aldı..

     

    BÜLENT HOCA’ YI KİM İDARE EDİYOR?

     

    Gelelim Bülent hoca’ nın saha kenarındaki hareketlerinin analizine..

     

    1. Hoca galiba henüz teknik direktörlük diplomasını alamamış.. Almış olsa bile, onu arkadan yöneten bir yardımcısı var.. Çok dikkate takip ettim..  Açık kumral ve uzun saçlı bu arkadaş, saha kenarına gelerek sürekli B. Korkmaz’ ı uyardı.. O da yardımcısından aldığı ince taktikleri sürekli ISLIĞINI KULLANARAK (!) OYUNCULARINA İLETTİ.. Bu işte bir tuhaflık gördüm, ama çözemedim!

     

    2. B. Korkmaz hangi takımın başında olursa olsun fark etmiyor.. GS’ li olmanın hırsı ile başında olduğu takımın oyuncularına özellikle F.Bahçe maçlarında, RAKİPLERİNE SÜREKLİ TEKME ATMA TALİMATI VERİYOR..

    Aynen dün akşam olduğu gibi, rakibini TEKME İLE DURDURMAK İSTEYEN oyuncuları hakemi de arkalarına alınca, az kalsın amaçlarına ulaşacaktı ki, Fener ‘ li futbolcuları ALLAH KORUDU..

     

    Şimdi gelelim, hakem Süleyman Abay’ a…

     

    1. Saha içerisindeki ikili mücadelelerde, tüm takdir haklarını İ.B.B takımı lehine kullanarak, Fener’ i adeta inceden doğradı!

     

    2. Maçın birinci dakikasından itibaren, İ.B.B futbolcularının attığı kasti tekmelere göz yumduğu yetmemiş gibi, çıkarttığı gereksiz sarı kartlarla da Fener’i adeta sindirdi!

     

    3. Geçen MHK döneminde Süper Lig’ de maç alamayan S. Abay ne oldu da MHK’ nin BJK’ li başkanı Z. ALP ve yardımcısının 1 no.lu gözdesi haline geldi? Bu sorunun net cevabını alamazsam, ben bazı bildiklerimi açıklayacağım ..

     

    Son Söz: Esas mesleği gazetecilik olan Abay, dünkü performansıyla, hakemlik kariyerinin sonuna gelmiştir. Bir an önce esas işine dönmelidir.

     

    Yükleniyor..
    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.