• Fenerbahçe haberleri
  • Galatasaray haberleri
  • Beşiktaş haberleri
  • Trabzonspor haberleri
  • Adana Demirspor haberleri
  • Ankaragücü haberleri
  • Antalyaspor haberleri
  • Fatih Karagümrük haberleri
  • Gaziantepspor haberleri
  • Giresunspor haberleri
  • Hatayspor haberleri
  • Kasımpaşa haberleri
  • Kayserispor haberleri
  • Konyaspor haberleri
  • Medipol Başakşehir haberleri
  • Sivasspor haberleri
  • Ümraniyespor haberleri
  • İstanbulspor haberleri

Son Dakika

    Deplasman sendromu ve Cristian...

    Yazının Giriş Tarihi: 02.12.2012 22:43

    Fenerbahçe’nin deplasman sendromu aynen devam ediyor.. Bu takım deplasmanda aşağıda sayacağım nedenlerden ötürü kazanamıyor.. Bırakın kazanmayı, iyi top oynayamıyor.. Bırakın iyi top oynamayı, hepsinden önemlisi MAHKUM OYNUYOR..

     

    Gelelim nedenlerine..

     

    1. Aykut hoca, sezon başından beri bir kadro ezberlemiş, sakat veya cezalı oyuncusu olmadığı sürece,  “iç veya dış saha fark etmez” hep aynı on biri sahaya sürüyor.. Böyle olunca; rakip teknik direktörler, özellikle de deplasmanda, maç öncesi Fener’ in takım kadrosunu ezbere tahtaya yazıyor ve oyun formatı da hiç değişmediği için, maça taktiksel açıdan avantajlı başlıyorlar.. BU BİRİNCİ YANLIŞ..

     

    2. Fenerbahçe gibi şampiyonluk adayı ve “ayağa pasa dayalı” oyun formatını benimsemiş bir takımın rakibini, özellikle de deplasman maçlarında rakibini çözebilmesi için, orta alanda rakibe boşluk bırakmaması, kaptırılan her topun arkasından koşup pres yapması ve rakipten kontra yememesi için, OYUN BOYUNU KISALTMASI ŞART.. Diğer  ifadeyle, defansını santraya kadar çıkartıp, arkaya atılan toplarda tehlike yaşamamak için,  orta sahasını defansa daha yaklaştırması ŞART.. Bu da İKİNCİ YANLIŞ..

     

    3. BU TAKIMIN TEK FORVET ARKASI OYUN KURUCUSU CHRİSTİAN OLAMAZ.. Altını çizerek, tekrarlayalım.. Alex’in halefi asla Christian değil..Ya o mevkii için ara transferde kalitesini ispatlamış bir oyuncu alacaksınız, veya paranız yoksa Sezer’i o mevkii ye monte edeceksiniz.. Bu da ÜÇÜNCÜ YANLIŞ..

     

    4. Bu takım deplasmanda; “oyunu kendi alanında kabul edip- kontra ile hızlı hücuma çıkmayı”  oyun prensibi olarak kabul etmeli.. Aksi halde; yani seyirci baskısının olmadığı dış saha maçlarında da aynı içeride olduğu gibi, “sadece pasa dayalı” futbol oynatırsanız, kapanan rakipleri açmakta her türlü zorlanırsınız.. Bu da DÖRDÜNCÜ YANLIŞ..  

     

    İşte; Aykut Hoca’ nın bu sıkıntıya ÇARE BULAMAMASI HALİNDE, Fener’in deplasman SENDROMU ASLA BİTMEZ..   

     

    Maçın analizine geçersek..

     

    Ben aslında bu maçın sadece iki gol atılarak, berabere bitmesine çok şaşırdım..

     

    İki takımın da karşılıklı gol kaçırma yarışına girdikleri gerçeği karşısında, bol gollü bitmesi gereken maçın, bu skorla bitmesi gerçekten de mucize..

     

    Bir maç düşünün ki; iki takımda karşılıklı net, en az 5’ er gol pozisyonunu kaleciyle karşı karşıya kaldıkları halde heba ediyorlar..

     

    İster kaleciler sahanın en iyileriydi deyin, ister golcüleri şansız ve beceriksizdi deyin, yorumu siz yapın.. Ancak; ortada bir gerçek var ki; Kayseri bu maça inanılmaz yüksek konsantrasyon ile hazırlanmış ve rakibini çok iyi etüt etmiş..

     

    Maç öncesi; F.Bahçe OTOBÜSÜNÜN TAŞLANMASINI 6222 sayılı yasa kapsamında Cum. Savcıları yapacakları soruşturmayla aydınlatacaklardır.. Ancak konuyu uzatmamak uğruna altını kısaca çizersek, bu olayın üzeri örtülürse, bence bu yasa ACİLEN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMALI.. Böyle kepazelik dünyanın hiçbir yerinde ortada yasa varken, yaşanmaz..

     

    Tekrar maça geçelim..

     

    Dengeli başlayan mücadelede Fenerbahçe kanat akınlarıyla rakip yarı sahaya geçmek isterken, Kayseri mücadelenin ilk 15 dakikasında daha fazla savunmada kalmayı ve oyunu kendi alanında kabullenmeyi tercih etti..

     

    Mücadelenin ilk tehlikeli atakları ise üst üste  Fener’ den geldi. 7. ve 24 dakikalar da ceza yayı üzerinde topla buluşan Baroni, her iki pozisyon da topu kaleci Ertuğrul'a nişanladı..

     

    Kalesinde gördüğü  üst üste pozisyonların ardından Kayseri, 30’ dan sonra, rakip yarı alana yerleşmeye başladı.. Cleyton'un orta sahadan sürüklediği ataklarda Bobo'nun topla buluşmasına Fenerbahçe savunması engel olurken, ev sahibi özellikle Sefa ile pozisyonlar buldu..

     

    CRISTIAN GOL KAÇIRMA REKORU KIRDI- KUYT YİNE KURTARICI OLDU

     

    İkinci yarıya ise Kayseri, adeta kimlik değiştirerek başladı.. İleri uçta Bobo' nun daha fazla topla buluşması sonucunda, ev sahibi üst üste pozisyonlar da buldu, ancak Volkan klasını konuşturup gole izin vermedi..

     

    İki takım da üst üste kaçırdıkları pozisyonlarla, “adeta birbirlerine ikramda bulundular”  desek inanın abartmış olmayız.. İkinci yarıda Fenerbahçe ise, tıpkı Kayseri gibi, orta alanı hızlı geçebildiği pozisyonlarda 46’ ve 55’ de Cristian ve76’ da Sow ile kritik golleri kaçırdı..

     

    84’ de Bobo, ceza sahası dışında kontrol ettiği topla kaleye baktı, Volkan’ ‘ın erken topa uzanmasından da yararlanıp takımını öne geçirdi..

     

    Kayseri golünün ardından maçta bir anda hareketlenme oldu..  Fenerbahçe uzun toplarla Kayseri yarı sahasına geçerken aranan gol 88. dakikada geldi..

     

    Stoch' un sol kanattan uzun mesafeli ortasında Kuyt, arka direkte kafayı vurup takımını bir puana kavuşturan adam oldu..

     

    SON SÖZ: Cristian’ a artık yedek kulübesi yolu gözüktü.. Aykut hoca’nın inadı bırakması şart.. Ayrıca, sezon başından beri 7 deplasman maçında sadece 1 galibiyet alabilen, 14 maçta 24 puan toplayıp, maç başı 2 puan ortalamasını bile yakalayamayan F.Bahçe takımını hala başarılı sayanlar var ise, FUTBOLDAN ZERRE KADAR ANLAMADIKLARINI ÇIKIP İTİRAF ETSİNLER.. FAZLA SÖZE GEREK YOK.. Yazıklar olsun yapılan bunca yatırıma..

     

    Yükleniyor..
    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.