Alpaslan Akkuş

Derbilerden yılmak…

Anelka sağ kanattan öyle bir geldi ki; İnönü’deki o meşhur gelişi halt etmiş. Ali Güneş kenara beni bu kanattan alın işareti yaptı.

06 Şubat 2017 Pazartesi 13:54 | Son Güncelleme: 06 Şubat 2017 Pazartesi 14:26

İki ekmek bir süt pankartına sahada yanıt verecek olan Rıza oraya kimi koysa Anelka’yı durduramadı. Sonra kaleye Pancu geçti filan. Ama ne acayip gündü ki; Fenerbahçe belki de en iyi Beşiktaş maçını oynamasına rağmen kazanan 4-3 ile deplasman takımıydı. Kadıköy’de tribündeydim. Son mağlubiyetti. Beşiktaşlılar adına acayip bir zafer. Ama ben de o maçı orada izlediğime hiç bi gün pişman olmadım. Nefis bi heyecandı. Tarihin orta yerindeydim. Kenneth Anderson’u ayakta alkışlayarak uğurladığımız sene de şampiyon değildik mesela. Tribün prestij maçında doluydu.

Hani rahmetli Seba’ya veda yazısında anlatmıştım ya. O zamanlar da sevmezdik birbirimizi. Maçka Parkı’nda abilerimiz kapışırdı eskiden. Ronaldo’nun Kadıköy’deki yenilmezliğe son veren golü de ofsayttı hatta. Ama konuşup geçiyorduk işte. Bu kadar nefret etmiyorduk birbirimizden. Kahvehanelerde kafa bulabiliyorduk birbirimizle. Çaycı Cafer filanca bardağı bırakırken manidar gülümseyebiliyordu beyaz yakalı Selim beye.

Sonra ülkenin haleti ruhiyesiyle kinimiz de bencilliğimiz de büyüdü. Rakip takımların Avrupa maçlarındaki mağlubiyetine bizim galibiyetimizden çok sevinir olduk. Seni sevdik her şeyden çok, ya da gücüne güç katmaya geldik diye yücelttiğimiz o formanın sevincini hüznünü değil de, falanca nickli dingil neler neler yazar şimdiyi düşünür olduk. Daha tribünde galibiyetin tadını çıkaramadan nasıl koyduklu paylaşımın en ideal cümlesini kurgulamaya kafa yorar olduk. Çünkü nefretimiz sevgimizin kat be kat üstünde artık. Ömrümüz, “ama sizinki de şöyle dedi, sen asıl seninkine bak, tencere dibin kara” larla geçip gidiyor. Şampiyonluk kutlarken bile gözlerde bütün sezonun o tatlı mutluluğu değil, “onlar olamadı biz olduk”un gerginliği geziyor.

Ben dün maçı değil 5-6 yıl sonra Beşiktaş deplasmanına giden taraftarı düşünüyordum misal. Ne güzel bee, diyordum içimden, Passolig denen zillet olmasa ben de giderdim. Nasıl da özlüyor insan. Hele kazanmışsan o tribünde beklemek büyük keyfe döner. Dönüş yolu cennet mekan. Sağlamdı da tribün. Eskiler oradaydı. Yüzlercesiyle deplasmanım var beraber. Ama ne dinliyorum saatlerdir. O elini şortuna sokmuş, bu ötekinin yüzünü sıkmış. Her derbide benzer örnekler var. Kazanan galibiyetine gölge düşmesin istiyor, kaybedenin derdi hakem, olaylar. Şenol Güneş her kaybettiği maçtan sonra hakeme yürüyor, sağa sola giriyor ama ülkedeki tanımı hala filozof. Beşiktaşlı siyah beyaz bakıp ne dese savunuyor. Tıpkı Aziz Yıldırım ile sahadaki yansıması Volkan ne yapsa haklı bulabilen Fenerbahçeliler gibi. Çünkü bizden olan doğrudur, bizden olmayan yalancı. Bu haller futboldan anlamayanlara bile ne kadar tanıdık geliyor dii mi! Bak sadece Caner örneği yeter halimizi anlatmaya. Dün her halini kabullenenler forma rengi değişince nasıl açtı eski defterleri. Ve tam tersi her haline sövenler nasıl anmamaya çalışır oldu.

Taraftarlık irrasyonel bir haldir evet. O yüzden Şifo Mehmet’in topu bana göre hala o çizgiyi geçmemiştir, sana göre 10 santim içerdedir. Bana göre tam itmemiştir öyle penaltı verilmez, sana göre dengesini bozmuştur, karar doğrudur. Ama ötesinde renge bakmayın artık. Yanlışa yanlış doğruya doğru diyebilirsiniz. O zaman mağlubiyet hüznünün bile daha yaşanılır bir duygu olduğunu görürüz. Sağlam deplasmanlar yapalım eskisi gibi, anında karşılıklı besteli atışmalar. Kazanınca zafer kaybedince süt kupası diyen boş yöneticilerin duygusuna yapılmayalım. Tribün prim vermezse bu sidik yarışı bi yerde durur. Yoksa üç gram seyir zevkimiz kalmayacak.

Bu yazıyı Fenerbahçelilerin çok hoşuna gidecek dille de yazardım ben. Beşiktaş taraftarına da binbir örnekle yüklenebilirdim. Ama bu ömrümüzün en güçlü duygusunun içini boşaltan hal bitmesin mi artık, Fenerbahçe basketbol takımı gibi takımlar izlemeyelim mi futbol sahalarında da?

Çok fazla para oldu bu işlerde arkadaş. Çığ gibi büyüdü endüstri. Çok fazla çarpanı var meselenin. Çarklar dönsün diye çocukluk sevdamız gözümüzün önünde eriyor. Üç kişiyle dalga geçmek için bu nefrete devam etmek istiyorsanız, siz bilirsiniz. Ben anılarımdaki derbileri yaşamaya devam ederim…

STSL   TFF 1.Lig  


Sıra Takım O G B M A Y AV P
1. Trabzonspor 26 15 8 3 59 28 +31 53
2. Medipol Başakşehir 26 15 8 3 50 25 +25 53
3. Galatasaray 26 14 8 4 44 20 +24 50
4. Demir Grup Sivasspor 26 14 7 5 47 29 +18 49
5. Beşiktaş 26 13 5 8 40 32 +8 44
6. Alanyaspor 26 12 7 7 44 25 +19 43
7. Fenerbahçe 26 11 7 8 46 34 +12 40
8. Göztepe 26 10 7 9 31 30 +1 37
9. Gaziantep Futbol Kulübü 26 8 8 10 36 41 -5 32
10. Yukatel Denizlispor 26 8 7 11 26 34 -8 31
11. Antalyaspor 26 7 9 10 29 43 -14 30
12. Gençlerbirliği 26 7 7 12 33 44 -11 28
13. Kasımpaşa 26 7 5 14 38 50 -12 26
14. Konyaspor 26 5 11 10 21 33 -12 26
15. Btc Turk Yeni Malatyaspor 26 6 7 13 38 40 -2 25
16. Çaykur Rizespor 26 7 4 15 26 44 -19 25
17. MKE Ankaragücü 26 5 8 13 23 45 -22 23
18. İstikbal M. Kayserispor 26 5 7 14 28 62 -34 22