Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    "Olay sadece şike olsaydı..."

    Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın Avukatı Faik Işık, "Paralel Devlet" ve "Paralel Yargı"nın perde arkasını anlattı.
    Haber Giriş Tarihi: 23.01.2014 10:20
    Haber Güncellenme Tarihi: 23.01.2014 08:21
    https://www.fotospor.com
    kapak resmi

    Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın avukatı Faik Işık, şike davasının bir tertip olduğunu belirterek, "Eğer konusu sadece futbol ve spor olsa idi, yalnızca Spor Mahkemelerinde görülürdü" dedi.

    Sabah gazetesine konuşan Işık, davanın 'Paralel yapının' tertibi olduğunun altını çizen Işık, "Polis ve yargıda, devlet imkan ve makamlarının arkasına sığınan kişiler sürekli hukuka aykırı olarak çete-örgüt kavramını maymuncuk olarak kullanmaktadır" diye konuştu.

    KEYFİ UYGULAMALARIN MAĞDURLARI OLDULAR

    Almanya'da, bahis şikesi konusunda uluslararası büyük bir faaliyeti tespit eden Alman polis ve yargısının, aralarında 4 Türk'ün bulunduğu çok sayıda kişi hakkında mahkumiyet kararı verdiğine işaret eden Işık, "Bunun Türkiye ayağı ile ilgili olarak gönderdiği davada da 90 civarında Türk'ün yargılanmasına başlandı. Alman yargısı, Bochum Davası diye bilinen bu davayı, 'çete davasıdır' diye tanımlamadı. Çok failli, çok sanıklı bir ceza davası olarak baktı ve kararını verdi. Ancak Türkiye'de polis-yargı ve bürokrasi içinde özel irtibatlı kişiler; son senelerde Genelkurmay Başkanı ve yüksek rütbeli askerleri 'silahlı çete' diye formatlayıp, belirli bir adresten vaaz ve telkinlerle yönlendirildikleri son derece açık bir grubun keyfi uygulamalarının mağdurları oldular" şeklinde konuştu.

    OKEY MASALARINDAKİ YAKIŞIKSIZ MUHABBET

    Polisin içindeki rütbeli ve rütbesiz aynı ekibin elemanlarının, belirli savcı ve hakimlerle birlikte zoraki silahlı çete tanımlamaları yaparak, yargıda ağır suçlar işlemekten korkmadıklarına işaret eden Faik Işık, "Tutuklamalara, tutuklama öncesi teknik takip ve dinlemelere yargıç ve savcı sıfatlarıyla izin veren bu ekip; bütün yargılamayı HSYK'daki uzantılarının koruması altında zincirleme hukuk ihlalleriyle sürdürdüler" ifadelerini kullandı. Okey oynadıkları masada birbirlerine, 'Kim daha yüksek rütbeli komutan tutuklayacak' şeklinde alaylı sözler sarf ettiklerini iddia eden Işık şöyle devam etti: "Fenerbahçe 20 milyonu aşkın taraftarı olan ve bu şahısların bağlı olduğu dinsel yapılanmadan daha köklü bir camiadır. Aziz Yıldırım'a soruşturmayı başlatan şahıs, kebap dükkanı açtırmaya bile davet etmiş bir şahıstır. Bu yapı içindeki pek çok savcı ve hakimin 'çevre edinme' uğraşıları içinde oldukları görülecektir. 10 bin liralık üyelik aidatlarını hangi bedelle ödediklerini soran yoktur. Konsoloslukların resepsiyonlarından, değişik gezi ve aktivitelere nemalandıklarını söyleyebilecek kişiler vardır. Bunlara ilişkin dilekçeler, HSYK'da tıkanmıştır."

    İŞ ADAMLARININ İHALEYE GİRMESİNİ ENGELLEDİLER

    İş adamları hakkında açılan soruşturmalar ve davaların, onların ihalelere girmesine engel teşkil ettiğini kaydeden Faik Işık, " Örneğin son milli savaş gemisi ihalesine girmeyenler kimlerdir? Belirli bir bankaya para yatırılıp yatırılmaması tavsiyesini göz ardı edebilirler mi?" dedi. Yargıtay'ın karar verdiği tarihe dikkat çeken Faik Işık, şunları kaydetti: "Bu onların yeni bir taktiği değil, hükümeti baskı altına aldırma yöntemlerinden biridir. Bu taktik Fenerbahçe davasında daha önce de görülmüştür. 6222 Sayılı Yasa'nın değiştirileceği anlaşıldığında iddianame patlatılmıştır."

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar