22 Kasım 2017, Çarşamba

> Mehmet Eyüp Yardımcı > Yıldızların altında
Mehmet Eyüp Yardımcı

Yıldızların altında

05 Temmuz 2017 18:44

Yeni sezon öncesi ismi yazılan, ismi yazıldığı gibi imzasını atan futbolcu isimleri, belki bir kısım futbolseveri mutlu edebilir, aralarında tatlı bir sazsız atışma başlatabilir ki! Doğaldır, kabulümüzdür...


Yeni sezon öncesi ismi yazılan, ismi yazıldığı gibi imzasını atan futbolcu isimleri, belki bir kısım futbolseveri mutlu edebilir, aralarında tatlı bir sazsız atışma başlatabilir ki! Doğaldır, kabulümüzdür.

Futbolun son zamanlarında bol yıldızlı gecelerinde huzur bulmaya çalışırken, işin özünden sapmak gibi bir korkumuz var içimizde.

Ülke sınırları içinde, futbol temaşasını bizlere sunmaya çalışan, kimi zaman alkışlanan kimi zamanda hafif burun kıvrılan isimler, futbol tarihimizin sayfalarında yerini alırken, sadece yıldız isim transfer etmek, oyun sistemine uygunluğunu tartışmasını es geçmek malesef bizi hem maddi, hem de manevi çok yoracaktır.

Öncelikle kulüplerimiz kuruluş amaçları doğrultusunda hizmet etmelidir, bünyelerinde birçok branşı bulunduran kulüplerimiz sadece Avrupa’da önde giden kulüpleri yakalayabilmek adına sadece futbol kulübü olmak isterse ve bünyesinde bulundurduğu branşları inkar eder, kapatır, elinin tersiyle iterse olmak istediği, yarıştığı Avrupa kulüplerinden (Real Madrid, Barcelona, Bayern Münih, Panathinakos vb.) her zaman uzakta kalır ve hedefine ulaşamaz.

Ülkemizde futbola ve spora bakış açımız ne Avrupa, ne de Amerika, ne de Güney Amerika gibi olmuştur. Spor bir eğitim işidir ve ülkenin tüm yetişen bireyleri için temel eğitimden başlamak üzere bu eğitim verilmelidir. Bu eğitim eksikliği ve onun eseri olan mevcut yönetim zihniyeti, menejerlerin ve kendini düşünen yöneticilerin elinde oyuncak olmuş sporun ve futbolun bizim ülkemizde olduğu gibi çirkin yüzünü her zaman sergiler.

Geçen yazımın dip notunda futbolseverler için bir kitap tavsiyesinde bulunmuştum. Hollanda, Avrupa ve Dünya futbolunun Total Futbol adına bizlere sunduğu büyük isim, gerçek yıldız Johan Cruyff’un Benim Oyunum adlı kitabı.

Sizlere bu kitaptan birkaç kısım aktaracağım, sanırım ne demek istediğimize dair kılavuzumuz olacaktır.

"Amerika'yla Avrupa arasındaki büyük fark, Amerika'da sporun okul sistemiyle, Avrupa'daysa kulüp sistemiyle yürütülmesidir. Avrupa'da ilerlemeniz için bir kulübün gözlemcileri tarafından izlenmeniz gerekirken ABD'de spor, müfredatın önemli parçasıdır. Herkes okula gittiğinden, herkesin bir şansı vardır. Sporla okulun apayrı disiplinler olduğu Avrupa'yla taban tabana zıt durumdur. Avrupa"da okul başka, spor başka şeydir. Hatadır bu. Aslında ikisi de aynı şeydir ama sporda eğitimi farklı bir seviyede alırsınız. Amerika'da bu işi harika çözmüşler. Amerika'da bir çocuk hem doktor veya avukat hem futbolcu olabilir. Birbirlerinden ayrı tutulan kariyer yolları değildir hiçbiri; birliktedirler. Amerikalılar için ders çalışmakla spor yapmak madalyonun iki yüzüdür. Biz onlar ayırırken, onlar bir araya getirirler. Bu yüzden Amerika'da Einstein spordan, sporcular Einstein'dan anlar."

"Bugünlerde bu tür konuları anlayan o kadar az oyuncu ajanı var ki, futbolcu ajanlarının gerçekte neye hizmet ettiklerini merak ediyorum. Futbolcunun çıkarlarına mı kendilerininkilere mi? Daha da ileri gideceğim:bir temsilci sahiden kendini futbola adamışsa sadece temsil ettiği oyuncunun değil, oyuncunun oynadığı kulübün çıkarlarınıda gözetmelidir."

"Nazarımda futbolda paranın önemi büyük ama para mutlaka oyunun ardında, ikinci sırada olmalıdır. Para ilk sıradaysa işleri yanlış yürütüyorsunuz demektir. Bu konularda daima tarihteki büyük kulüpleri örnek gösteririm; Ajax, Real Madrid, Barcelona, Bayern Münih, Milan ve Manchester United. Bu takımların hepsinin altyapılarından gelme sağlam çekirdekleri vardır ve içlerinde kulüplerinin DNA'sını taşıyan oyuncular daima takımlarına fazladan şeyler katarlar. "

Her şey aslında Johan Cruyff dediği gibi "Basit" yeter ki, siz o basit şeyi sadece ama sadece spor ve futbol adına gönüllü hareket edin...