27 Mayıs 2018, Pazar

> Tolga Gani Zengin > Türkiye'de Şampiyonu Kim Belirliyor?
Tolga Gani Zengin

Türkiye'de Şampiyonu Kim Belirliyor?

27 Kasım 2016 23:14

Türk futbolunda "DERİN" bir yapılanmanın olduğu yıllardır konuşulur ama hiç kimse bu konuyu merkez medyada dillendirmeye cesaret edemez.


Siyasetin kucağına oturmuş spor kulüpleri ve spor kulüplerinin taraftarını oy potansiyeli olarak gören siyasiler, 1960'lardan günümüze hep grift bir ilişki içinde oldular. Ancak özellikle Futbol Federasyonu'nun özerkleşmesi sonrası dönemde Haluk Ulusoy ve beraberindeki derin güçlerin federasyonda etkin olmasıyla bu siyasi destek fanatizm düzeyine evrildi.

2000 UEFA şampiyonluğunda Fatih Terim'le birlikte yer alan Mehnet Ağar posteri halen kulüp binasında asılıyken, bugün MİT ve CIA tarafından kullanıldığı ortaya çıkan Fetullah Gülen'in, malum futbolculara ve kulübe dua kasetleri ortada gezerken, derin futbol yapılanmasından söz edilmemesi olmazdı. Ancak ne hikmetse her sektöre sirayet etmiş olan Fetullahçı Terör Örgütüne operasyon düzenlenirken, futbol kulüpleri ve spor basınındaki tek bir FETÖ'cünün soruşturma geçirmemesi de gözlerden kaçmamalı.

2000'li yılların başlarından itibaren Aziz Yıldırım - Alex De Souza duvarına çarpan derin futbol yapılanması, bir dönem desteğini Anadolu kulüplerinden yana kullandı. 2009-2010 Bursaspor, 2010-2011 Trabzonspor ve sonrasında da Konyasapor, Başakşehir, Osmanlıspor gibi mevcut iktidara yakın kulüpler ve FETÖ'ye yakınlığı bugün teacillenmiş olan Fransız okulu menşeyili kulüp, 17/25 Aralık operasyonlarına kadar derin yapılanmadan nemalanmaya devam etti. 17/25 Aralık sonrasında gerek siyaset, gerekse futboldaki egemen güçlerin değişmesinin farkına ilk varan ise bambaşka bir kulüp oldu. UEFA'ya yalan beyanda bulunmaktan kulübünü Avrupa'dan men ettiren kulüp başkanı, üstün başarılarından (!) federasyon başkanlığına terfi ettirilince suyun akışı değişti.

Bir federasyon başkanı düşünün ki, yönettiği Türk futbolunda, taraftarı ve eski başkanı olduğu kulübün şahsına 100 milyon liradan fazla borcu var ve bu borcun kendisine geri ödenebilmesi için başkanı olduğu eski kulüp her sene Şampiyonlar Ligi'nde olup, gelir elde etmek zorunda...

Devlet desteği ve devlet destekli sponsorlarla yenilenen stat, stadın yenilenme sürecinde iktidara yakın Osmanlıspor, Başakşehir ve Konyaspor takımlarının statlarında oynanan maçlar, Cüneyt Çakır, Mete Kalkavan, Barış Şimşek, Ali Palabıyık yardımıyla kazanılan puanlar ve her konuşmasında sayın cumhurbaşkanını anmadan söze başlamayan bir başkan..!

20.yüzyılın sonunda Haluk Ulusoy'un taraftarı olduğu kulüp için yaptığını bu günlerde Yıldırım Demirören taraftarı olduğu kulüp için yapmakta. Derin futbol yapılanmasının yeni proje takımı dört koldan destekle yoluna devam ederken, bu senaryosu yazılmış 600 milyon dolarlık(!) süper ligden hala medet uman futbolsever var mı acaba ?