24 Ekim 2017, Salı

> Ali Gürel > SÖYLE DEMİRÖREN O….. ÇOCUĞU KİM?
Ali Gürel

SÖYLE DEMİRÖREN O….. ÇOCUĞU KİM?

10 Ekim 2017 07:58

Haydi cevap ver Y. DEMİRÖREN...


Garibim hakem Ali Palabıyık mı? Yoksa kötü söz sahibine ait olacağına göre, Ş. Güneş mi? O da değilse acaba kim?

Gel de cevap ver ki, kamuoyunun merakı da bu konuda zayi olsun!

Şimdi beni iyi dinle Bay Demirören…

Sana “O…. Çocuğu…” sözcüklerinin doğrudan seni hedef aldığı bir hadiseyi hatırlatarak yazıya başlayayım..

Belki böylece, TFF nin, senin emrindeki Disiplin Kurulunun, Ş. Güneş hakkında, aldığı “1 maçlık hak mahrumiyeti kararını”, HUKUK KURULUNUN İTİRAZI YOLU İLE DÜZELTTİRME YOLUNA GİDERSİN DE, BÖYLECE BİR NEBZE OLSUN, KAMU VİCDANINI RAHATLATIRSIN..

Şimdi gelelim olayın doğrudan seni ilgilendiren bölümüne…

Rahmetli petrolcü/ işadamı Veysel Kadayıfçıoğlu’ nu sen de iyi tanırsın..

Ben de..

Adı geçen kişi, 19 Temmuz’ da menfur bir saldırı sonucu hakkın rahmetine kavuşmadan çok kısa süre önce, sana patronu olduğun Milliyet gazetesinde kendisi hakkında çıkan bir haberin, aynı zamanda İnternet sitesinde de yer alması nedeniyle, “HABERİN KALDIRILMASI” için ricada bulunmuş, ancak sen kendisini bir süre oyalamıştın..

Bir süre sonra, bu konuda seni aramaktan vaz geçen rahmetli, benim dışımda 3- 4 kişinin daha bulunduğu bir ortamda, sana mesaj atmış ve “… Yıldırım, sana 24 saat müsaade… şayet bu haberi kaldırtmazsan, “ O….. Çocuğusun… bunun hesabını da sana ayrıca soracağımı bilesin…” demişti..

Ben ve yanımdaki en az 3 kişi bu olayın bire bir şahidiyiz..

Sonra ne mi olmuştu?

Sen patronu olduğun gazetenin, İnternet Sitesi yöneticilerine talimat verip, haberi hemen kaldırtmıştın..

Çünkü rahmetliyi iyi tanıyan bir kişi olarak, şayet haberi kaldırtmamış olsaydın, başına neler gelebileceğini de muhtemelen tahmin ediyordun..

O tarihte TFF Başkanı titrine sahip olmana ve emrinde 2 tane (Ulusal) günlük gazete olmasına rağmen, rahmetliyi hakaret ve tehdit nedeniyle Savcılığa şikayet de edememiştin..

BU BİİİRRR…

Gelelim ikinci hadiseye..

Geçtiğimiz hafta sonu oynanan FB- BJK DERBİSİNDE, Ş. Güneş maçı TV başında seyreden yüz binlerce kişinin tanık olduğu bir enstantane de, maçın hakemi ALİ PALABIYIK’ A, (bir faul pozisyonu nedeniyle) önce itiraz etmiş, sonrasında da 4. Hakemin çok net duyabileceği biçimde “O…. Çocuğu..” diye bağırmıştı..

Bu sözleri, gerek Şenol hocanın arkasındaki tribünde yer alan neredeyse tüm sporseverler duyduğu gibi, ekran başındaki sporseverler de net olarak duymuştu..

Nitekim; 4. Hakem bu hakaretin üzerine orta hakemi uyarmış, A. Palabıyık’ da hocayı tribüne yollayıp, raporuna da bahse konu sözcükleri yazmıştı..

Ancak; ne olduysa bundan sonra oldu..

Gizli bir el(!) olaya müdahil oldu ve araya koyduğu aracı ile, “ Ali’ ye söyleyin, BJK’ nin BU MAÇTA CANI YANDI.. Derhal raporunu değiştirsin..” şeklinde bir talimat mı verdi mi ki, hakem ve gözlemci “O….. Çocuğu” sözcüklerini raporlarından çıkartıp, yerine “ S…..r Git.. Allah belanı versin.. Artist herif…” sözcüklerini yerleştirdiler..

Gerçi Ş.Güneş ekranlara arkası dönükken bu sözcükleri de söylemiş olabilir..

Ancak; bu zâtın, yukarıda bahse konu iki sözcüğü hakeme hitaben sarf ettiği herkesin malumu..

Olayın bir başka yönü de, bu sözcüklerin Anadolu’ da bir insanın yüzüne karşı sarf edilmesi halinde, insanların öfkelerine yenik düşüp cinayet işledikleri bile bilinen bir gerçek..

AYRICA BİR HUSUSUN DAHA ÖNEMLE ALTINI ÇİZMEK İSTERİM Kİ, EDİLEN KÜFÜR DE, RAPORDA YER ALAN KÜFÜR DE TCK AÇISINDAN “HAKARET” SUÇUNU OLUŞTURUR..

O halde; sana bir kez daha sesleniyorum…

Gel bu haksızlığın önüne geç ki, kamu vicdanı bir nebze olsun rahatlasın ve aynı zamanda bu olay başka teknik adamlara veya sporculara kötü örnek olmasın..

Aksi düşünülürse, önüne gelen teknik adam veya futbolcu müsabaka esnasında, rakibine veya hakeme “….S….r Git.. Artist Herif…” deyip de, bir maçtan fazla ceza alırsa, bunun hesabı, başta ben de dahil olmak üzere, senden sorulur
bilesin…

SON SÖZ: Unutma ki, KESER DÖNER SAP DÖNER… GÜN GELİR HESAP DÖNER..

Önemli Not: Yazının içerisinde sansürlenen O….. sözcüğünün açılımının, ben (Ormancı….) olarak algılanmasını isterim.. Umarım halk arasında da böyle algılanır.. Çünkü atalarımız boşuna dememişler “kötü söz sahibine aittir..” diye..