18 Haziran 2018, Pazartesi

> Ali Gürel > SANA DEMEDİM Mİ?...
Ali Gürel

SANA DEMEDİM Mİ?...

03 Nisan 2018 09:47

Ah be sevgili başkan..


Yazılarımı takip ettiğini biliyorum..

Biraz olsun verdiğim tavsiyeleri kulak ardı etmesen ne olur?

Defalarca yazdım bir kez daha yazayım..

Sen benden 6 yaş büyüksün..

Hayat tecrübende benden fazladır..

Ancak, hukukçu kimliğimin yanı sıra, İQ’ su 140 olan bir kardeşin olarak, biraz olsun söylemlerime kulak versen, aynı dün akşamki gibi, yüzünden tebessüm hiç eksik olmayacak…

Ben haftalardır sana “futbol takımının başından sakın ayrılma..” derken, bazı gerçeklere dayanarak söylemde bulundum..

Keza; kongreyi ‘CEKETİNİ ASMIŞ OLSAN KAZANIRSIN’, rakibin ‘ŞİŞİRİLMİŞ BİR BALON..’ derken, üyenin nabzını tutmam bir yana, yine bazı gerçeklere dayandığımın da acaba farkında
mısın?

Maç analizine yer bırakmak adına kısa geçeceğim..

Kendisine ‘BEYFENDİ’ diye hitap edilmesini isteyen bu zat-ı muhtereme, üyenin onu daha iyi tanıması için, KONGRE ÖNCESİ detaylı sorular soracağım..

Ancak, bu aşamada kendisine TEK BİR SORUM VAR..

Başkan malum süreçte; ‘KUMPAS MAĞDURU OLARAK METRİS’ de, ZORUNLU İKAMETTE İKEN’, A. KOÇ’A BAŞKANLIK TEKLİF EDİLDİĞİNDE, ‘AİLEM İZİN VERMİYOR’ gerekçesiyle, kendisi görevden kaçtı mı?

KAÇTI!...

O halde; bu arkadaş ADAYLIĞI DÜŞÜNEBİLMEK için, öncelikle hatasını telafi zımmın da, aynı M. ALİ AYDINLAR’ ın yaptığı gibi, kulübe önemli bir MADDİ KATKI SAĞLAMALI…

Sağlamalı ki; belki o zaman, üye nezdinde kendisini bir nebze affettirebilir ve ileride adaylığı söz konusu olabilir..

Yoksa; BOŞUNA HEVESE KAPILMASIN..

VIZ GELİR TIRIS GİDER..

Durum böyle olunca; sevgili başkan..

Sen de artık bugün itibarı ile, KONGREYİ UNUTUP, bütün ZAMANINI FUTBOL TAKIMNA AYIR LÜTFEN..

Son olarak an itibarı ile, bir de kongre tahmini yapayım.. Koç’ un alacağı oy oranı %35’ i GEÇMEZ..

AMA BİR ŞARTLA…

Futbol takımı Ligi, sezon sonu en kötü ikincilikle bitirmeli..

Aksi olursa, fark birazcık kapanır..

En kötü %60‘ a- %40 biter..

Benden söylemesi..

Rahat ol sevgili başkan..

*******

Sözü fazla uzatmadan maçın analizine geçelim..

Öncelikle belirteyim ki; ben sezon başından beri İLK KEZ STRES YAŞAMADAN bir maçı baştan sona rahat izledim..

Ayrıntıya geçmeden peşinen söyleyeyim..

Tarihi farkın nedenini, elbette Kayseri’ nin 3-4- 3 dizilişi ile sahada yer almasına bağlayan bazı ulemalar(!) da çıkacaktır..

Gel gör ki, kazın ayağı öyle değil..

Bu galibiyeti getiren esas faktörler;

1-Sezon başından beri, klasik oyun şablonunu bu diziliş üzerine formatlayan ev sahibinin, takım olarak kötü gününde olması..

2- Rakibinin ilk 11 dakika da, kaleyi bulan 2 şutunun da gol olması sonucu, Kayseri’ nin ister istemez oyun disiplininden erken kopması..

3- Buna karşılık Fenerbahçe’ nin; doksan dakika yardımlaşmalı oynayan, takım boy’ unu 40 metreye kadar indirebilen, hepsinden de öte, golleri erken bulmanın avantajına rağmen, skoru arttırma hırsı ve isteğini hiç kaybetmemesi..

Şeklinde özetlenebilir ise de..

Bu maçtan çıkartılması gereken en önemli dersin..

Artık puan kaybetme lüksü olmayan bu takımın..

Maça iyi konsantre olduğunda..

Usta ayakları ve takım oyunu ön plana çıktığında..

‘Rakibini kolayca alt edebileceği’ olgusudur..

Son Söz: Yarışı son dakikaya kadar sürdürebilmenin yegâne yolu ise, başkanın bu takımdan ELİNİ ÇEKMEMESİNE BAĞLIDIR.. Bu da böyle biline..