17 Ağustos 2018, Cuma

> Mehmet Eyüp Yardımcı > KRAL VE TULUMU
Mehmet Eyüp Yardımcı

KRAL VE TULUMU

25 Temmuz 2018 11:27

Kral buyurdu; “bana 100 bin kişilik bir uyku tulumu yapın.” ve köleler futbol sanatının tarihine geçecek kara lekeyi, elleriyle inşaa ettiler.


Şimdiki ve gelecekteki krallar futbol sanatının karanlığında, futbolseverleri doğmayacak futbol güneşinin masalıyla uyutsun diye.

Futbol sanatının gurbetçi çocuğu Mesut Özil damga vurdu “kazanırken Alman, kaybederken göçmenin” sözleriyle futbol söylemlerinin dizelerine. Aslında hepimizi dünya denilen bu gezegende, gelip geçen birer göçmen iken, neden olayları sınırlar içinde yaşamalıyız ki?

Madem yaşayacağız o zaman neden en başından oyunu dürüst ve adilce oynamıyoruz ki?

Oyun basitti ama o basiti oynamak zordu tıpkı Cruyff’un dediği gibi çünkü işin içinde artık sadece futbol yoktu tıpkı Simon Kuper’in “Futbol Asla Sadece Futbol Değildir” dediği gibi ya da her şey çok açık ve anlamlıydı Metin Kurt’un “futbol arsada güzeldir, borsada değil” sözlerinde.

Futbol, futbol olmaktan çıkıp, siyasetin elleri altında sahte bir din gibi büyürken ve kendi içinden çıkardığı sahte peygamberleriyle “futbolun cenneti vaad edilen inananlarını cehenneme” sürüklerken, kral ve krallar her daim çıplaktı.

Ne Mesut’a kızgınlık besleyin, ne de futbol ritüeli içindeki başka bir figüre.

En baştan beri basiti zora çeviren, bu yaşadığınız ve yaşayacağınız tüm kötülüklerin onaylayıcı makamı, kendine futbolun içinde yerince sıfat tanımış onunla yaşayan kendinize kızın.

Çünkü kızgınlığı en çok hakeden, hâlâ futbol aynası karşısında kendini bir şey zanneden, yanlışın yol çizicisi futbolseverdir.

Semirilen, futbolseverlik yarası tatlı tatlı kaşınıp tedavi edilmez yaraya dönüşen, o yarası asla iyileşmemek adına, ama hep iyileşecekmiş diye kandırılıp taze tutulan, o tatlı kaşıntının rahatlığında tüm mekanik işlem gören uzuvlarını boşa çıkaran futbolseverlerdir.

Mesut’un tepkisini haklı görerek biraz kendi geçmişimize bakalım. Biz sınırları belli, uğruna ölecek bayrağımız olan bu topraklardan neden oyuncu yetiştiremedik ve neden Brezilya kökenli futbolcuya “Mehmet” adını vererek milli formayı giydirdik?

Neden, hep devşirme işlerin peşinde koştuk?

Neden, Kolaycılığı seçtik?

Şimdi önümüzde bir dönemeç var ama biz bu dönemeçten kazasız dönmek yerine, Mesut üzerinden başka işler peşinde koşarak çıplak kralın uyku tulumda rüyalar görmeye devam ediyoruz.

Allah, Mesut’a, size ve krala selamet versin.