23 Temmuz 2018, Pazartesi

> Mehmet Eyüp Yardımcı > Körler, sağırlar
Mehmet Eyüp Yardımcı

Körler, sağırlar

05 Nisan 2018 11:10

Basınımızın değerli kurumlarından Milliyet Gazetesi tarafından organize edilen “64. Gillette Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri” sahiplerini buldu...


61. Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülü “Üç Maymun” filmiyle Nuri Bilge Ceylan’ın olurken, geceye damga vuran Nuri Bilge Ceylan’ın “Ödülü, tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkeme adıyorum” sözleriydi.

Ülkemin güzelliği ve bir o kadar da yalnızlığı herkese göre ayrı bir tartışma meselesidir ama bu güzel ülkede bazı şeyleri tam olarak hakkını vererek yapamadığımız tartışılmaz.

Hakkını vererek yapamadığımız şeylerden biride ödül dağıtımları. Ödül vermeyi, ödüllendirmeyi seviyoruz ama bunu hangi aklı fikirle yaptığımız o kadar aşikâr ki! Ortalık fena kokuyor.

Hangi alanda kim, kime ödül veriyorsa bakın mutlaka altında bir “körler, sağırlar birbirini ağırlar” havası var.

Basınımızın değerli kurumlarından Milliyet Gazetesi tarafından organize edilen “64. Gillette Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri” sahiplerini buldu. 

Hak ederek ödülünü alanları tebrik etme hakkımızı kullanarak gecede verilen bir ödüle ayrı bir pencereden bakmak istiyoruz.

Yılın Spor Adamı seçilen Fenerbahçe Kulübü başkanı Aziz Yıldırım ödülünü TFF Başkanı Yıldırım Demirören’den aldı.

Yönettiği kulübün UEFA’dan ceza almasına sebeb olan “evrakta sahtecilik” olayının altında imzası olan Yıldırım Demirören (Kulüp başkanları kulübünü maddi, manevi zarar uğratmamak için her zaman dikkatli olmalı ve heyetlerini öyle seçmelidir) ödülü Şike ve Teşviği kastederek “Ne yaptıysam FB için yaptım” diyen Aziz Yıldırım’a Verdi.

Ortada böyle bir manzara dururken yalnız ve güzel ülkemde spor ahlâkı ve kültürü anlam kaybederken, olayın derin acısı içimizi acıtırken kim? Nasıl? Bu olayı değerlendirecek? Kimler nasıl çılgınlar gibi alkışlayacak?  Merakla bekliyoruz.

Hepimizin hafızalarında yer etmiş “Cesur Yürek” filmini ve filmin en can alıcı sahnesi olan William Wallace’ın idam sahnesini hatırlarsınız.

William Wallece o sahnede son anında, son nefesiyle “Özgürlük” diye haykırır (bu replik Shakespeare'in tiyatro oyunu "V. Henry" de yer alan Kral Henry'nin "St. Crispin’in Günü Konuşması"ndan esinlenilmiştir).

Biz futbolseverlerinde son nefesinde; 

futbol adına, 

spor ahlâkı adına

spor kültürü adına “özgürlük” diye haykırma zamanımız geldi. Çünkü belki de ülkemde sporu kurtaracak, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün beklediği “Zeki, Çevik, Ahlâklı sporcuların” yetişmesine sebeb olacaktır, bu son haykırış.

Gönüllere küpe olsun;

“ Öyle bir düzenin içine hapsolmuşuz ki, kurtuluş var mı yahut kurtulmak istiyor muyuz kimse bilmiyor. Öylece yaşayıp gidiyoruz işte. Yalnız kalabalıklar, kötü adamlar, sanata, edebiyata düşman olanlar, maviye, yeşile ihanet edenler, vesaireler. Uwe Timm sert çıkar ve "...kentleri yıkmak. Sokakları delmek. Makineleri değiştirmek. Birlikte yaşamak. İnsanı izole eden beton kafeslerden çıkmak. İhtiyacı olanı alıvermek. İmkânsızı düşünmek." der. 

Yorumlarınız için

mehmeteyupyardimci@gmail.com