22 Kasım 2017, Çarşamba

> Mehmet Eyüp Yardımcı > Keyifsiz
Mehmet Eyüp Yardımcı

Keyifsiz

28 Ağustos 2017 14:00

Beşiktaşlılar tıpkı geçen sezon bıraktığı gibi olduğu yerden aynı doluluk ve coşkuyla takımını desteklemek için yerini almaya devam edecek sinyallerini veriyor, veriyorda sahadaki takım kurgusu, oyuncu yapısı ilk üç haftada bu coşkuya cevap verecek düzeyde değil.


İlhan Berk İstanbul’dan şiirinde;

''İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul’dasın
Havada kaçan bulutların hışırtısı
Karaköy çarşısından geçen tramvayların camlarına yağmur yağıyor
Yenicami, Süleymaniye arkalarını kirli bir göğe vermişler
Hiç kımıldamıyorlar
Ayasofya elleriyle yüzünü kapamış bütün iştahıyla ağlıyor
İnsanlar sokak sokak, çarşı çarşı, ev ev
İnsanlar sırt sırta, omuz omuza verip durmuşlar
Boyunları bükük
Yorgun, asabi, kederli, kindar
Yığın yığın olmuşlar hepsi köprünün açılmasını bekliyor
Bir anda şehrin dört bucağına akacaklar
Bir anda iki ayrı kıtadaki insanlar gibi
Fatihliyle Beşiktaşlı sarmaş dolaş olacaklar'' der…

Beşiktaşlılar tıpkı geçen sezon bıraktığı gibi olduğu yerden aynı doluluk ve coşkuyla takımını desteklemek için yerini almaya devam edecek sinyallerini veriyor, veriyorda sahadaki takım kurgusu, oyuncu yapısı ilk üç haftada bu coşkuya cevap verecek düzeyde değil.

Bu cevapsızlık Beşiktaş ve Şenol Güneş’I yedek kulübesi üzerinden eleştirmeye hattı bazı kendini bilmez yorumcuların bu sezon için açık ve net şekilde belli ettiği gibi devamlı bel altından vuracak gibi.

Yedek kulübesine bakktığımızda;

Gary Medel,
Alvaro Negredo,
Jeremain Lens

isimlerinin öne çıktığını ve bu öne çıkan isimlerin sahada olduğu zaman bir takımın yüzde altmışlık gücü demek olacağını hepimiz biliyoruz.

Aslında sahaya baktığımızda da var olan isimler için kimse futbol adına tek laf edemez.

Peki eleştirilerin asıl kaynağı ne?

Beşiktaş ilk üç haftada, bugüne gelinceye kadar ki oyun anlayışını sergileyemiyor yani defans hattından itibaren hızlı çıkışla oyunu rakip sahaya yerleştiremiyor.
Bunun en büyük sebebi Marcello ve Pepe farkıdır.

Marcello’nun olduğu dönemlerde top defans hattından Marcello, Atiba üzerinden alıştığımız, keyif veren ve baş döndüren paslaşma trafiğiyle rakibi yoran, hırpalayan bir takım hüviyetnde sahada görüntüleniyordu.

Pepe geçmiş kariyeriyle tartışılmaz isim olarak defans hattında yer alırken Marcello gibi özelliğe sahip olamadığı için o hızlı çıkışları göremiyoruz ve bu en öncelikli Beşiktaş’ın orta saha problemi olarak sahaya yansıyor. Bir de sadece Gökhan Gönül sakatlığıyla tek kanatlı hale dönüşerek Quaresma performansına bağlı kalınca Beşiktaş adına yaratıcı oyun hep belli sınırlar içinde kalmakta.

Takım yaşıda belli bir yaş üstünde bu gerçeklikte hızlı trafik bir hayli yormakta.

Bu yorgunluğun giderilmesi ve toparlanma adına Beşiktaş için adeta ilaç gibi gelecektir.

Beşiktaşlılar sabır göstersinler, bu ara sonunda özledikleri Beşiktaş’ı seyredeceklerdir.

Sahadaki Beşiktaş adına söylenecek bir başka sözde Quaresma ve Talisca ikilisi adına.

Birileri Quaresma’nın kulağına üflesin ki! Sahada Talisca var iken lütfen frikikleri kullanmasın o işi Talisca’ya bıraksın.

Beşiktaş keyifsiz ve bu gerçekler ışığı altında Bursaspor’u ancak uzun veya duran toplarla geçebilirdi ki böylede oldu.

Beşiktaş geçen iki sezonu Başakşehir ile geçiirdi şampiyonluk yolunda ama bu sezon uzun bir aradan sonra takım olabilme hüviyetini elde eden, baskı yapan, rakibi bunaltan bir Galatasaray ile üçlü halde geçirecek gibi.

Bu yarışa ileride Fenerbahçe’de katılırsa futbolseverler keyifli bir sezon geçirecek gibi.

Futbolumuz adına tek handikap maalesef yine sahadaki hakemler.

MHK ve talebeleri bir türlü sınıf atlayamıyorlar, sahadaki varlıkları eksik adalet sağladıkları için tartışılan ve çokta futbolcular tarafından takılmayan bir halde.

Bu hiç iyi birşey değil. Hakemlerimiz sahada gerçek adaleti dağıtarak, otorite olmalıdırlar yoksa sezonda oynanacak çok maçlar su götürmez hale gelir.