24 Mart 2017, Cuma

> Mehmet Eyüp Yardımcı > Karne notu
Mehmet Eyüp Yardımcı

Karne notu

26 Aralık 2016 20:59

Eğer yaptığınız işte imkansızı istiyorsanız, ihtiyacınız olan şey Düşüncenin Acımasız Basitliği’dir...


Eğer yaptığınız işte imkansızı istiyorsanız, ihtiyacınız olan şey Düşüncenin Acımasız Basitliği’dir.

Bunun için saçmalıklardan, belirsizliklerden, yavanlıktan ve sahtekarlıktan uzaklaşmalı ve asıl can alıcı noktaya gelmek için içinizde güçlü bir istek barındırmalısınız.

Ligin ilk yarısı sonlanırken, futbol karnesine yazılan rakamsal notlar yazılırken, MHK’nin sınıfta kalması, Başakşehir’in ise sınıfın en parlak öğrencisi olarak adının geçmesi dikkat çekiciydi.

Kulüp yönetimi, futbol anlayışı, tesisleşmesi, altyapı yapılanması, teknik ekibi ve bu ekibin takım anlayışı, görev paylaşım dağılımı ve herkesin görevini iyi yapmasıyla her sezon performansını bir üst seviyeye sabırla, inançla taşıyan Başakşehir eğer uzun lig maratonunda nefesini boşa harcamazsa ligin üst sıralarında mutlak yerini alacaktır.

Lig ikincisi ve geçen sezonun şampiyonu Beşiktaş, mevcut kadrosundaki önemli oyuncularının yurtdışına transferiyle gelecek adına acaba sorularını hızlıca düşünmeye başlamışken, yeni transferlerin gelmesiyle rahatlamış gibi gözükmesine rağmen, geçen sezonun şampiyonu değilmiş gibi yeni bir yola çıktı.

Şenol Güneş etkeni ile yeni rotasına uyum sağlayan Beşiktaş malesef  yaşanan önemli sakatlıklarla defans ve orta sahada çok büyük eksiklik hissetti. Birçok kulvarda yarışan Beşiktaş’ın bu sakatlıklardan etkilenmesi doğal bir gerçektir. Beşiktaş takım anlamında birçok sıkıntıyı adına ‘rotasyon’ dediğimiz ilaçla çare bulabilir ama adı konmamış bir sıkıntı var ki çare bulmakta fayda var.

O da Şenol Güneş’in yalnızlığıdır.

Şenol Güneş’in teknik ekibinin, hedefleri her sezon her maç daha da büyüyen Beşiktaş’ta kreatif yönünün zenginleştirilmesi gereklidir. Şenol Güneş sadece kenar yönetiminde değil Beşiktaş’ın futbol alanında her branşında belirleyici nokta olmalıdır bunun içinde bir sonraki sezonda teknik ekibinin gözden geçirilmesi lazımdır. Hem teknik ekibi hem de tüm futbol takımını uzun lig maratonu ve her kulvarda zihinsel anlamda hazır tutacak mental ekibin yeterliliğide gözden geçirilmesi gerekli ikinci adımdır.

Lig üçüncüsü Galatasaray’ın geçen sezona göre daha çok puan toplamış olması son maçında çok gol atması gelecek adına tatlı hayaller görülmesine sebeb değildir. Galatasaray bu anı yaşıyorsa bu kalede Muslera farkıdır.

Şampiyonluğun diğer adayı Fenerbahçe, mevcut kadrosu ve sabırla beklenen Dick Advocaat ve ekibi ile ikinci yarıda birçok önemli gerçeğin futbol adına imza atanı olacaktır.

Ligimizin kötü yüzü MHK ve elemanlarına gelecek olursak. Bu iş artık kabak tadı vermeye başladı. Başta Avrupa’daki yüz akımız Cüneyt Çakır olmak üzere Hüseyin Göçek ve birçok hakemimizin dvere arasında rehabilitasyona ihtiyacı var. Gerekirse ikinci yarının belli bir bölümünde de maç yönetmemelidirler. Büyük veya küçük tüm maçlarda her hakemimize şans verilmeli, bu hakemler maç öncesinde ve sonrasında herhangi bir söz savaşının altında tutulmamalıdır. MHK her hakemin hangi takımın maçı olursa olsun ön yargısız maça çıktığının garantörü olarak bir duruş sergilemelidir.

Yani yavanlıktan, saçmalıktan, belirsizlikten uzak durmalı net olmalıdır...