15 Aralık 2017, Cuma

> Elif Kızılçay > Hangi bahane avutur bilmem
Elif Kızılçay

Hangi bahane avutur bilmem

09 Ekim 2017 12:13

HER futbolseverin ortak bir görüşü vardır: İyi oynamayabilirsin ama mücadele etmek zorundasın.


Cuma günü milli takımımız Dünya Kupası’na katılmamız açısından hayati öneme sahip olan İzlanda maçında o zorunluluğu hiç mi hiç, hissetmedi... Ne oyuncular, ne teknik direktör Mircea Lucescu. Zaten takımın sözde yıldızının oyundan çıkarken ıslıklanınca verdiği tepki, her şeyi apaçık gösteriyor.

Sağ olsunlar (!) tarihin en dibe vurmuş milli takımını izlettiler bize…

Gerçek şu ki, evde koltuğunda maçı izleyen bir vatandaşın bile anladığı üzere bu takımı prim için birbirlerini yiyenler, huzur bozanlar kurtarmayacakmış. Taşıdığı formanın ağırlığı altında sorumluluklarını bilen, derdi mesleğinde gelişmek iyi bir yerlere gelmek olan gencecik oyuncularımız kurtaracakmış. Daha doğrusu kurtaracaktı Dünya Kupası için o şansımız da kalmadı.

Maçı izleyen herkes ayni utancı hissetti. Hal bu ki utanması gerekenler belli… Hem de en baştan, en aşağıya kadar belli. Ama yok, herkes kazık çakmak istiyor, cebine girene bakıyor. O formayı ne taşıyanlar, ne yönetenler o kadar çok yanlış yaptı ki şimdiye kadar, ‘Artık bir şeyler değişmeli’ demekten dilimizde tüy bitti.

Milli maçta halı sahadaki adamlar kadar mücadele etmeyenler formasını asmalı. Geldiği günden beri Türk futboluna bir katkısı olmayan Yıldırım Demirören istifasını vermeli ki böyle bir iddia da ortalıkta dolaşıyor şu sıralar. Ay yıldızı destekleyen bunca insan ne takımın külhanbeylerini, ne de gelip geçici teknik direktörleri ne de Demirören’i görmek istemiyor.

Şu çelişkiye de değinmezsek olmaz. ‘Yabancı sınırı olmazsa Türk futbolu gelişmez’ şu sıralar yine sık sık gündemde. Gelin görün ki milli takımda bile oyuncular arası adalet sağlanamıyor ama kulüplerden Türk oyuncuların oynatılması isteniyor. Kulübede içi içini yiyenler, orada oturmaya devam ederken; mücadele ruhunun tek bir harfine bile sahip olamayanlar milli formaya olanca eziyeti yapıyor. Bakalım alınan başarısızlıkları ne zamana kadar yabancı sınırı gibi bahanelere sığdırabilecekler. Ama sunulan hiçbir bahane, milli takıma yaşatılan başarısızlığın üstünü örtemeyecek.