18 Haziran 2018, Pazartesi

> Tolga Gani Zengin > Fenerbahçe'lilerin Stockholm sendromu
Tolga Gani Zengin

Fenerbahçe'lilerin Stockholm sendromu

04 Kasım 2016 01:21

"3 Temmuz Şike Kumpası Operasyonu" Fenerbahçe taraftarlarını konsolide etti.


Fenerbahçe'nin şike yapmadığından emin olan ve bunun Fenerbahçe Spor Kulübü üzerinden kurgulanmış bir oyun olduğunun ilk günden beri farkında olan Fenerbahçeliler, tüm provokasyonlara rağmen, en demokratik şekilde tepkilerini göstermekten çekinmedi.

Ne 12 Mayıs 2012'deki FETÖ'cü polislerin provokasyonu, ne Trabzon'da Fenerbahçe kafilesine yapılan silahlı saldırı, ne de Fenerbahçeli Mehmet Topal'ın kurşunlanma olayı ayndınlatılmamışken, her şeyin bilincinde olan Fenerbahçe taraftarı hep bir ağızdan aynı sloganı attı: " CEMAAT FENER'LE BAŞA ÇIKAMAZ."

Fenerbahçe Kulübüne, taraftarına, yönetimin ve başkanına hakkının teslim edilmesi için aradan 5 yıl ve 12 gün geçmesi gerekti. 15 Temmuz 2016..!

3 Temmuz kumpasında Fenerbahçe'yi şikeci ilan eden merkez medyanın tamamına karşı direnen bir avuç bilinçli gazeteci organize şekilde medyadan uzaklaştırıldı ve yerlerine cemaat okullarından yetişmiş ya da "Okyanus Ötesine" yakın kişiler yerleştirildi.

Büyük çoğunluğu bugün hala sektörde görev alan bu kişilerin Fetullah Gülen hakkında yazdığı "Muhterem Hocaefendi, Saygıdeğer Gülen Hocam, Fetullah Hazretleri" başlıklı yazılar halen arşivlerde, Bank Asya'dan aldıkları krediler ceplerinde, FETÖ okullarından aldıkları diplomalar duvarlarında dururken, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası bir anda çark etmelerini herkes hayret içinde seyretti.

Yerleştirilmiş gazeteciler, bugün halen hem devlet kanallarında, hem de merkez medya televizyon ve gazetelerinde görev yaparken, kripto olarak kendilerine verilen görevleri sürdürmekteler. Fenerbahçe taraftarının bu kripto FETÖ'cülerin kendilerine verilmiş görevleri ifşa ettiklerini bilmelerine rağmen, bu kişileri gerek televizyonlarda gerekse sosyal medyada takip ediyor olmaları "Stockholm Sendromu" dışında bir psikolojik durumla açıklanamaz. Tek görevleri Fenerbahçe üzerinden algı yaratmak olan bu kişilerin seyredilmesi, okunması ve konuşulması büyük çoğunlukla Fenerbahçe taraftarı tarafından olmaktadır. Bu kişilerin gündem yaratmasını sağlayan bizzat Fenerbahçe taraftarıdır.

Özellikle sosyal medyada isimsiz ya da sözde Fenerbahçelilik kisvesi altındaki bazı hesaplar, bu kişilerin örtülü reklamını yaparak, algı yaratmalarına ve izlenmelerine olanak sağlamaktadırlar. "İzleyin ki, Fenerbahçelilerin bunların yaptığından haberi ollsun" söylemiyle Fenerbahçe taraftarını bu kripto teröristlerin programını izlemeye yönlendiren kişilerin amaçları bellidir.

Unutulmamalıdır ki, izlenmeyen ve konuşulmayan  bir medya organında algı yaratılması mümkün değildir. Bir algının yaratılmasının en önemli dayanağı geniş kitlelere ulaşmasıdır. Fenerbahçe taraftarı bu "Stockholm Sendromu"ndan kurtulamadığı sürece istemeden de olsa, Fenerbahçe üzerine oynanan bu oyunun paydaşı olmaya devam edecektir.