18 Aralık 2017, Pazartesi

> Ali Gürel > Farklı galibiyetin mimarı kim?
Ali Gürel

Farklı galibiyetin mimarı kim?

04 Aralık 2017 08:42

Fenerbahçe, klasik anlamda SANTRAFORSUZ çıktığı maçta, sadece bu sezonun değil, aynı zamanda son üç sezonun en iyi futbolunu sergiledi..


Sorunun cevabı aslında belli..

Elbette ki öncelikle futbolcular, sonrasında Aykut hoca ve başkan..

Şimdi soracaksınız, başkan, nereden galibiyetin mimarlarından oluyor diye?

Sağlıklı düşünen her Fenerbahçeli’ nin, benimle müttefik olmaması imkansız..

Aykut hoca istifa ettiğinde, onu geri döndüren, Samandıra’ da kamp kurup, takım içerisinde kaybolan birlik ve beraberliğin yeniden tesisini sağlayan başkan, yerinde ve zamanında vurduğu neşterle elbette ki, galibiyetin mimarları içerisinde sayılmayı hak etmiş demektir..

Maça geçersek..

Fenerbahçe, klasik anlamda SANTRAFORSUZ çıktığı maçta, sadece bu sezonun değil, aynı zamanda son üç sezonun en iyi futbolunu sergiledi..

Dün akşam gelen farklı galibiyetin analizini, ana başlıklar ile yapmak gerekirse;

1- Yan pas yapmak yerine, sürekli dikine oynayıp, hepsinden önemlisi de, rakibe önde (3. Bölgede) mutlak baskı kurarak oynanan yeni oyun formatı..

2- Takım halinde oynama mesafesini, yani oyun boyunu, 40 metreye kadar düşüren akılcı ve yardımlaşmalı oyun..

3- Hem pas yapıp, hem de hızlı hücumlarla rakip savunma arkasına sarkarak yakalanan gol pozisyonları..

4- İstisnasız her futbolcunun inanılmaz şekilde, top rakibe geçtiğinde ALAN DARALTMASI, böylece rakibe boş alan bırakmaması..

5- Rakibin sol kanadındaki zaafın keşfedilmesi sonucu, sağbek Şener’ in önüne, kah Aatıf’ın, kah Alper ve Guliano’ nun girerek, o bölgeyi felç etmeleri,

6- Defans dörtlüsünün önünde yer alan M.Topal- Josef ikilisinin, sürekli defansın içine girmek yerine, kestikleri her ataktan sonra, gerek topla, gerekse de topsuz hücuma çıkarak forvete destek vermeleri..

7- Temposuz ve durarak oynamak yerine, takım halinde hızlı ve tempolu oynamak..

8- Topun kaybı ile tekrar kazınılması arasında geçen sürenin, 8 saniyenin altına inmesi..

9- SANTRAFORSUZ oyunda en büyük risk, rakip stoperlere baskı yapacak bir oyuncunun olmamasıdır. Peki, Fenerbahçe bu handikabı nasıl kapattı?

10-Kasımpaşa, rakibinin takım halinde kurduğu baskı sonucu,  kendi yarı alanında zorunlu olarak kapanmasına rağmen, F.Bahçe çok adamla ceza alanına girince, Kasımpaşa defansı alışık olmadığı bu hücum tarzı karşısında, şaşırdı, bocaladı ve afalladı.. Orta alandan gelen 5- 6 rakip karşısında, nasıl pozisyon alacağını bilemediği için, tam dört gol yedi..

11-Ancak; özellikle Alper ve Guliano son vuruşlarda biraz şanslı ve becerikli olabilseler, maç sonucunun 7-2 olması işten bile değildi..  

Tüm bu doğrular üst üste gelince, bireysel hata sonucu yenilen iki gole rağmen, farklı alınan galibiyetin yanı sıra, seyir zevki yüksek futbol, kalan maçlar için de umut verdi..

Başka bir önemli hususun daha altını çizmek gerekirse;

Fenerbahçe’nin maça baskı kurarak başlayacağı belliydi, ama takım halinde yapılan pres, rakibi o derece bunalttı ki, oyunun genelinde birinci bölgenin dışına çıkamayan Kasımpaşa, maç boyu toplam dört kez kontraya çıkabildi, bunun ikisi golle sonuçlandı..

SON SÖZ: Fenerbahçe açısından kalan üç maç çok önemli.. Şayet bu maçlar kayıpsız geçilirse, zirveye ortak olmak mümkün.. Ancak; olası puan kayıplarının telafisi olmayacağı gibi, son haftalarda alınan galibiyetlerin de anlamı kalmaz..