15 Aralık 2017, Cuma

> Mehmet Eyüp Yardımcı > Biraz nefes
Mehmet Eyüp Yardımcı

Biraz nefes

04 Ekim 2017 18:48

Apartman yönetim toplantıları ne zamanki rutubetli bodrum katlarında yapılmaya başlandı, bizler artık eski komşuluk anlayışını beton duvarların içine gömdük, bir daha gün yüzü göstermemek üzere...


Apartman yönetim toplantıları ne zamanki rutubetli bodrum katlarında yapılmaya başlandı, bizler artık eski komşuluk anlayışını beton duvarların içine gömdük, bir daha gün yüzü göstermemek üzere.

Birbirimize karşı sevgi, saygı duymak gibi erdemli davranışları unutunca, günümüzün çekilmez insan profili önce yönetimsel sonra da futbolcu kimliğinde karşımızda hayat buldu. Bizlerde maalesef bu hayat bulan kimliği çok sevdik. O yüzden bugünkü ben daha çok efendiyim gibi hamasi laflara kanmayın.

Bu sezonun geçen iki sezona göre daha zor geçeceği tahmin ediliyordu ama zorluk derecesinin sahadaki mücadeleyle kalmayacağı, bunun boyutunun nerelere varacağına dair böylesine tahminimiz yoktu.

Şimdi hazır mlli ara vermişken şöyle bir nefes alalım, rahat düşünelim ve geleceği kurtarmaya çalışalım inşallah.

Malum Fenerbahçe ve Beşiktaş derbisinin öncesi ve sonrasında hakem faciasını ve bu facianın diğer hakemler üzerinden tsunamisini konuşuyoruz. Saygıdeğer Özcan Oal hocamla geçenlerde konuşmamızın konusu Şenol Güneş’e verilen ceza idi. Hocam hepimizin gördüğü ve aynı anlamı verdiği Şenol Güneş’in dudaklarından dökülen sözün cezasının en az üç maç olacağını söyledi ve haklıydı pek neden böyle olmadı soruma hocam; hakem raporundaki yazılan önemli dedi. Yani hakem raporunda bana o sözü söylemedi mesela Allah kahretsin dedi diye yazdı ise verilen ceza normal.

Şimdi futbolun adalet mekanizmasının doğru işleyebilmesi için MHK ve hakemlerinin kafalarında cinler top oynamamalı, eğer oynarsa yaptığınız her işe eyyam denir. Şenol Güneş’e size hakaret ettiği için tribüne gönderiyor ama ardından raporunuzu yazarken eliniz ve kafanız başka işle meşgulse evet siz eyyamcısınız hatta korkaksınız.

Futbolun kitabındaki yazan kuralların kulüplere ve şahsiyetlere göre ayrıcalık taşımadığı aşikardır, bilinen bu gerçeği çarpıttığınız için eyyamcının kralısınız.

Ne Beşiktaş’ı ya da başka bir kulübü (yönetimini geçici süre kurtaracağım diye) kolla ne de haksızlık yap.

Adaletli davran, senden beklenen budur.

Şenol Güneş başarılı bir teknik adamdır aynı zamanda ise bilgilidir bazen ne dediğini anlamazsınız, o yüzden iki, üç kere dinleme tekrarı yapın. Bakın göreceksiniz ki o zaman Şenol Güneş’in yaptıkları ve söyledikleriyle meşgul olacaksınız boş yere; neden bordo mavi giyiniyor diye (ki adam Trabzonlu, orada efsane olmuş, başarılı olmuş ve adı yeni yapılan stada verilmiş kişi ne yapsın sarı lacivert mi giyinsin?) kendinize dar zihninizin koridorlarında, geniş alan yaratmaya çalışmazsınız.

Şenol Güneş ve ekibi hem Spor Toto Süper Lig’de hem de Şampiyonlar Lig’inde ülkemiz ve Beşiktaş adına önemli işlere imza atıyor ve en azından saygıyı hak ediyor.

Bir de Beşiktaş’ta bu iyi işlerin yanı sıra bir türlü rayına oturmayan işler var bunlar teknik heyetle başlıyor ve asıl sorumlu olan Beşiktaş Yönetimi.

Tamer Tuna’nın ayrılışıyla iyice yalnız kalan Şenol Güneş’in omuzlarındaki yük arttı ve yaşanan süreç ve oluşan stres ile hata yapma lüksü sınırını aşabilir ve Beşiktaş adına zarar verebilir aşamalara geliyor sinyallerini vermekte son yaşananlar.

Şenol Güneş’in öncelikle A sınıf bir yardımcıya ihtiyacı var. Onu geri planda toparlayacak birisine. Sonrasında Slaven Bilic döneminden bu yana (yani Beşiktaş’ın artık yaptığı iyi işlerin karşılığını görmeye başladığı dönemden beri) başta teknik heyet ve oyuncuların önemli, kritik maçlar öncesinde en büyük psikolojik desteği verecek bir ekibin çok acilen, vakit kaybetmeden oluşturulması lazım. Yoksa koşar adım üçüncü başarıya giderken, bunun sonrasını sağlayacak tüm çabalar boşa gider.

Beşiktaş iyi adamlarla iyi yolda ne diyelim ki! Yolun açık olsun Beşiktaş’ım…