17 Kasım 2018, Cumartesi

> Mehmet Eyüp Yardımcı > Behlül kaçar
Mehmet Eyüp Yardımcı

Behlül kaçar

03 Kasım 2018 23:52

Ernest Hemingway'ın herkesçe bildik eseri vardır "çanlar kimin için çalıyor"


Cuma ve Cumartesi akşamı iki maç izledik ve gördük ki futbol aleminde çanlar çalınıyor ve herkese farklı gelecekler yükleyen çanlar çalınıyor.

Beşiktaş bu akşam yine kendi geleceği için farklı anlamlar yüklenmiş bir akşamı hüsranla kapattı.

Hedefiniz şampiyonluksa eğer sadece orta sahanız değil kaleniz ve forvetinizde sağlam olacak. Başakşehir karşısında Oğuzhan ve Tolgay gibi iki zengin ayağınız fakirlikten kenarda otururken, genç Güven'in maça dahil oluşunu anlamsızca izlediler. Şenol Güneş onlara açık ve net dedi ki; sizden bi'cacık olmaz.

Sadece onlardan mı? Ya Lens, Love, Caner ve listeye ekleyeceğimiz diğer isimler onlardan birşey olur mu? Kusura bakmasınlar ama taşıdıkları armanın farkına varmadıkları müddetçe onlardan da birşey olmaz.

Sahada Pepe ve Vida ikilisinin olduğu defans hattı böyle kolay, basit gol yer mi? Gol pozisyonunu bin kere izlesinler ve cevap versinler, merak ediyorum ne diyecekler.

Sahada iş yapacak Babel var gibi görünüyordu onu da Başakşehir çok iyi kontrol altına aldı ve etkisiz eleman haline getirince Beşiktaş'ın istatiksel olarak önde olmasına rağmen yenilmesine yol açtı.

Şenol Güneş'in işi çok zor hele hele iki senedir oyuncu sonuca yönelik iş yapan oyuncu kan kaybedişinden sonra daha da zor.

Ne yapacak? Nasıl yapacak? Bilmiyoruz ama şu an için görünen net birşey var o da eğer kendi ayağına kurşun sıkmaz ise şimdiden şampiyonluk çanlarının kendi adına çaldığı Başakşehir "Behlül kaçar" repliğine nazire yaparcasına aradan kaçar gider.

Başakşehir oyun içinde takım olgusunu en iyi şekilde sahneye koyarak oynamaya devam ederse ki! Öyle de görünüyor mutlu sona ulaşır. Bunda en büyük pay sahibi olarak onlara yardımcı olan şampiyonluk adayı diğer takımların performanslarıda katkı sağlamaktadır.

Başakşehir'i galibiyetinden dolayı tebrik ederken, Beşiktaş'a çok dersler çıkarması gerekli olacak çalışma sürecinde başarılar dilemekten öte elimizden,  dilimizden başka birşey gelmiyor.

Futbolumuzu meşgul eden, konuşmamız, tartışmamız gerekli bir de VAR gerçeği ortada duruyor.

VAR sistemi, içinde futbol bilgileri, pozisyonları yüklü bir bilgisar olsa hata sonuca yönelik sıfır olur. VAR dediğimiz şey, ekran karşısına oturmuş artık bir işlevi kalmamış TFF ve MHK kurumunun yetersiz hakemlerinden oluşmaktadır. Sahada tüm takımlara eşit adaleti dağıtamayan hakemlerin ekran karşısında adalet dağıtmasını beklemek hayal. Onlardan olsa olsa ileride ekranlarda boy gösteren yorumcular olur.

Futbol adına gidişat iyi değil. Batış çanları çalmakta tabi üç maymunu oynayan kurumlar, kuruluşlar bu gidişatı öteleyip duruyor.

Nereye kadar? Nasıl?...

Yorumlarınız için

mehmeteyupyardimci @gmail.com