|
Türkiye'ye Beşiktaşlılar'ın hediye ettiği bir söz var..."Kim kime ve neye karşı olsa çarşı falancaya karşı" diyorlar. Bundan ötürü ki Beşiktaşlılar, takımlarından önce taraftarlarından kimseye karşı olmamasını bekliyorlar. Dün gece taraftar kimseye karşı olmadı. Bununda semeresini gördüler. Zaten Denizli ile Rijkaard'ın dostluk gösterisi, maçın centilmence geçeceğinin habercisi oldu. Maç Fırat Aydunus şov ile başladı. Aydunus daha ilk dakikalarda Tello'ya yaptığı ikazla, sahada ben varım dikkat edin mesajını verdi. Fink ve Arda'yı nasihat ederek geçiştirdi ve maçı avucunun içerisine aldı. Sarı kartlarını sabırlı kullandı.
Arda bir marka
Defansa dayalı kontrollü futbol, maçı orta saha mücadelesine çevirdi. Mustafa hoca Galatasaray'ın yan toplardaki zafiyetini bildiğinden Holosko ve Ekrem'i zaman zaman açıklardan hücuma sokarak baskılı oynadı. Aynı taktikle üzerlerine gelen Cimbom da Rüştü'ye korkulu anlar yaşattı. Arda'yı ise ilk yarıda yine sahada göremedik. Arada sırada gerilerden birkaç top çıkardı. Ama 2. yarıdaki muhteşem dönüşü ile marka olduğunu gösterdi. Dakika 38'de hakemler için çok kritik bir andı. Leo Franco tam çizgi üzerinde bir topa müdahale etti. Dördüncü hakem çizgi üzerindeydi. Topun tamamı havadan çizgiyi geçmemişti. Yardımcı hakem pozisyonu çok yi tespit etti. Beşiktaşlılar'ın yan toplarla yaptığı baskı ilk yarının son 15 dakikasında Galatasaray defansını allak bullak etti. Biraz şans, biraz Leo Franco, birazda Nobre'nin beceriksizliği Beşiktaş'ın gol atmasını önledi. İkinci yarıda Galatasaray daha kontrollü oynadı ve ilk golü buldu. Ancak Beşiktaş'ın teslimiyeti kabul etmemesi ve baskısı, Sivok ile skora dengeyi getirdi.
|