|
 Futbol Milli Takımı önemli bir süredir başsız... Yani bir teknik direktör bulamadık. Futbol Federasyonu başını kuma sokmuş, söylenenleri, arzu edilenleri, bu konudaki dilekleri duymak istemiyor. Arada bir başını kumdan çıkarıyor ve “Ben ille de yabancı hoca getireceğim” diyor, sonra tekrar derinlere dalıyor...
Ülkenin isteği yerli teknik adamdan yana... Yılmaz Vural bangır bangır bağırıyor: “Ben buradayım ve bu işe talibim” diye... Ancak duyan yok...
Futbol Federasyonu, Türk futbolunu değil ama, yıpranan kendi yönetimini kurtarmak, güçlendirmek için Milli Takım’ın başına –sözüm ona- dünya çapında bir hoca arayışında... Bir düşünmek, bir sormak lazım:
“Yabancı bir teknik adam, kendisine göre kapalı kutu olan bir ülkenin futboluna ne denli katkıda bulunabilir. Bunun uluslar arası bir örneği var mıdır?
Bunun dünyadaki ve bizdeki örneklerini mini bir araştırma ile anlatalım:
Dünya Kupası
1930’da başlayan Dünya Kupası’nı bu zamana kadar hep yerli hocalar kazandı....
Örnek:
İlk kupa: 1930 URUGUAY: Hoca Uruguaylı Arberto Suppici... Son kupa: 2006 İTALYA: Hoca İtalyan Marcello Lippi...
Avrupa Futbol Şampiyonası
İlk kupa 1960’da düzenlendi:
İlk Şampiyon Sovyetler Birliği: Hoca Rus GABRİEL KACHALİN Son şampiyon İspanya: Hoca İspanyol LUİS ARAGONES Sadece Alman OTTO REHHAGEL Yunanistan’ı şampiyon yaptı... Yani, 13 Avrupa Şampiyonası'nın 12’sini, şampiyon olan ülkenin yerli teknik direktörü bulunuyor... Durum bu kadar açık ve gerçek...
Türkiye'ye gelelim...
1996 Avrupa Şamp. Çeyrek Fin. Mustafa Denizli 2000 G.Saray’ın UEFA Kupası: Fatih Terim... 2002 Dünya Üçüncülüğü: Şenol Güneş... 2008 Avrupa Üçüncülüğü: Fatih Terim...
Şimdi Türk futbolunun yükselen yeni değerleri var... Bunlardan ilki Yılmaz Vural... Bu isme Ertuğrul Sağlam, Tolunay Kafkas, Bülent Uygun ve Abdullah Avcı gibi isimleri de ekleyebiliriz...
Şimdi Futbol Federasyonu’nun sayın yetkililerine sormak lazım... Hala yabancı arayışında mısınız? Yabancı hocalardan, yabancılar fayda sağlamaz iken biz neden kendi değerlerimizi görmezden geliyor ve kapılarımızı ardına kadar açıyoruz...
Futbol Federasyonu’nun bu tavrını anlayan varsa beri gelsin...
|