|
Spora yer veren her medya kuruluşunun mutlaka en az, bir Fenerbahçe muhabiri vardır. Bu muhabir ve yazarların görevi Türkiye’nin en geniş taraftar kitlesine sahip kulübünden haberleri kamuoyuna aktarmaktır. Bugünlerde bu işleri yapmak çok zor. Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, Fenerbahçe cephesi çok sakin. Futbolcular 4 günlük tatillerini değerlendirmek için 4 bir yana dağıldılar. Futbol cephesi bu kadar sakin olunca da Fenerbahçe yazarları daha karışık olan basketbola ağırlık vermeye başladılar. Tanjeviç’i gönderdiler, yerine gelecek isimleri bile deklare ettiler. Tarih olarak da Galatasaray’la yapılacak basketbol derbisinin hemen arkasını belirlediler bile. Bir kısım medya da kulağını ve gözlerini yurt dışına çevirdi, oradan gelen haberleri kaynak göstererek haber yapıyor; “Güiza, İspanyol basınına ne demeç verdi, Roberto Carlos’a kim kaç para teklif etti, Deivid’e Yunanistan’dan teklif var, Semih, sezon sonunda bırakacağım dedi” tarzında haberler sıkça yer alıyor. Malum, ara transfer dönemi yaklaşıyor. Şimdiden ortada bir sürü isimler dolanmaya başladı bile.
Fener alır Fener gönderir
Ortada çok önemli örnekler var. Menajerlerinin para hırsına ve tatlı vaatlerine kanıp giden Tuncay ve Aurelio’nun durumları ortada. Küme düşen M’boro’dan Stoke City’e geçen Tuncay, şu anda kafasını duvarlara vuruyordur. Betis’teki Aurelio’nun durumu da çok farklı değil. Bazen Şırnak’a vali olarak gitmektense, Şişli’de kaymakam olarak kalmak daha iyidir. Semih, sezon sonu geldiğinde Tuncay’ın yaptığı hatayı yapar mı, hep birlikte görürüz. “Arda ile 20 dakika görüşeyim, onu ikna ederim” diyen bir başkan, öz be öz Fenerbahçeli Semih’i mi ikna edemeyecek?.. Şu an Fenerbahçe’ye geldiğinde, ağzı kulaklarında olan Mehmet Topuz vakasının da üzerinden çok geçmedi. Fenerbahçe isterse alır. İstemediği adamı da gönderir. Aklını kullanamayıp, gideceğim diye ısrar eden adama söylenecek tek söz “kendi düşen ağlamaz” olur... Sözün özü, Roberto Carlos giderse, kendi istediği için gitmez, Fenerbahçe’de artık misyonunu tamamladığı için gönderilir. Güiza giderse, zaten Fenerbahçe göndermek istediği için gidiyordur. Deivid, Olimpiakos’a giderse, daha fazla ve garanti para alacağından değil, Fenerbahçe’de forma şansının çok az olduğu ve teknik yönetimin onu artık gözden çıkardığı için gidiyordur. Semih giderse, onda da Tuncay kadar akıl var demek lazım. Adı geçen son isim ise Ali Bilgin... Fenerbahçe tribünlerinden kimsenin buna üzüleceğini sanmıyorum. Gözyaşı döken olursa, Ali Bilgin bu fırsatı kullanamadı diye üzülen bir akrabasıdır olsa olsa...
|