09 Aralık 2016, Cuma
> Ali Gürel > Yine aynı hüsran...

Yine aynı hüsran...

22 Ağustos 2016 06:02

Öncelikle tüm kulüplere ve sporseverlere 2016- 2017 sezonu hayırlı olsun…



Öncelikle tüm kulüplere ve sporseverlere 2016- 2017 sezonu hayırlı olsun…

Sıcak ve nem oranı oldukça yüksek bir havada başlayan maç öncesi ilk onbirler açıklandığında, ev sahibi Başakşehir’in ideale yakın bir tertip ile sahada yer aldığını, buna karşın Fenerbahçe’ nin dizilişine baktığımızda, sanki deplasman da kontratağa dayalı bir oyun düzeni ile mücadele edeceğini düşünmüştük..

Ancak henüz 3. Dakikada ev sahibinin golü gelince, Fenerbahçe açısından evdeki hesabın çarşıya uymadığını, kısaca tüm hesapların alt-üst olduğunu gördük...

Her şeyden önce; Başakşehir’in geçen yıldan kadrosunda kalan dokuz oyuncusu ile daha kompakt bir takım olmasının yanı sıra, buna karşın Fenerbahçe’ nin, özellikle defans dörtlüsünün tümüyle değişmiş olmasının ve bu oyuncuların birlikte oynama alışkanlığının da olmaması büyük handikaptı..

Maça geçersek...

Oyuna golle başlayan ev sahibinin, skor avantajını ele geçirince, tümüyle SAHASINA KAPANARAK DEFANS YAPACAĞINI TAHMİN ETMEK ZOR DEĞİLDİ..

Nitekim aynen öyle oldu..

Başakşehir golü bulunca; sadece takım halinde oyunu kendi sahasında kabul ederek, kapanmakla kalmadı, rakibini kendi ceza sahasından uzak tutmak adına, hakemin müsaade ettiği oranda, her türlü sertliği de yaptı..

Elbette ki; sertliğe müsamaha eden bir hakemi de yanına alırsan, oyun formatını rakibe kabul ettirmek ve istediğin sonucu almak mümkündür...

Ancak; Süper Lige yeni çıkan Alanyaspor’ u önceki akşam Beşiktaş karşısında izledim...

Tam dört gol yemelerine rağmen asla oyunu çirkinleştirmeden oynadılar.. Zaman zaman oyuna ortak oldular.. Sonuç hüsran oldu, ama izleyenlere seyir zevki verdiklerini kim inkar edebilir?

O halde geçtiğimiz sezonu dördüncü bitiren Başakşehir takımının hocası A.Avcı, bu oyun anlayışı ile takımın bir yerlere getirebileceğini düşünüyorsa, unutmasın ki; “PAPAZ HER ZAMAN PİLAV YEMEZ”...

Nitekim; maç sonu demecinde, takımının yaptığı yegane olgun atak sonucu golü erken bulmasını da dikkate alarak, “..Üçüncü bölgede kapacağımız toplarla, golü bulmayı düşündük ve bulduk.. Emre’ nin atılmasından sonra, 25 dakika bir kişi eksik oynamamıza rağmen, maç boyunca rakibin kenar ortalarına engel olduk..” demiş olmasına ise söylenecek söz yok..

Ancak: tam da bu noktada Avcı’ ya sormak isterim..

Maksat üç puan ise, aldın... Güle güle kullan... Ancak; unutma ki; bir dönem senin Milli Takımın başına hangi saikler ile geldiğini ve Başakşehir’ den başka bir takımı çalıştırma şansının NEDEN HİÇ OLMADIĞINI, BAŞKA BİR YAZININ KONUSU yapacağım, hiç merak etme...

Aslında; bu maçın kritiğini sayfalar dolusu yazmak mümkün.. Ancak; ben sezon başı olması nedeniyle, fazlaca teknik analize girmeden bir kaç cümle ile özetleyeceğim..

Maçın tamamında; ev sahibi maça galip başlamanın da verdiği avantajla, tam dokuz kişi ile savunmada kaldı, rakipten dönen topları kaptığında, kontratağa çıkmayı denedi.. Rakibin oyununu kabullendi.. Atılan golden başka pozisyon bulamadığı gibi, olgun atağı da yoktu...

Fenerbahçe ise; maçın ilk on dakikası dışında, oyunu tümüyle rakip sahaya yıktı... Adeta tek kale oynadı... Ancak; kanatlardan yapılacak ortaları, sıfıra kadar inip, topu rakip defansın arkasına atamadığı için, Fernandao’ nun direkten dönen şutu ve devamında Van Persie’ nin tamamladığı pozisyonun dışında, Salih’ in kale direği önünde topla buluştuğu ancak, topu içeri çevirememesi sonucu kaçan pozisyon haricinde, “yüzde yüz golle sonuçlanması gerekirdi” diyebileceğimiz bir pozisyon bulamadı...  

ŞİMDİ GELELİM FENERBAHÇE’ NİN BARİZ SIRITAN EKSİKLERİNE...

1- Grasshoppers maçının skoru sakın yanıltmasın... Fenerbahçe’nin sezon başındaki hocası Perreira’ nın, takıma gerekli YÜKLEMEYİ YAPMAMIŞ OLMASI, çok bariz olarak göze çarptı..

2- Bu saatten sonra yeni teknik adamla bu takıma nasıl yükleme yapacaksın? Lig başlamış, Avrupa’ da hedefler var, ama ne yazık ki, takımın sezon başında DOKSAN DAKİKAYI ÇIKARTACAK FİZİK GÜCÜ MAALESEF YOK!

3- Yeni hoca, bu maça henüz dört günlük birliktelikte ile çıktı.. Bu kadar kısa süre içerisinde ne kendi takımını tanıyabilir, ne de rakipleri... O halde çözüm ne? Acilen bir YERLİ YARDIMCI’NIN yanı sıra, rakipleri izleyecek analiz yapacak bir ekibe de ihtiyaç var...  

4- Takım bugünkü durumu itibarı ile, ister 4-4-2 ister 4-3-3 oynasın, ACİLEN 10 numara mevkiinde oynayacak bir transfere ihtiyacı var...

5- Bu takım şayet üç forvetle oynayacak ise, orta alanda: OZAN- M.TOPAL ikilisi, onların önünde de SALİH forvet arkası OY-NA-YA-MAZ... Buna ne Salih’in doğuştan gelen yetenekleri müsait, ne de fizik gücü..

SON SÖZ: Yeni hoca bu maçtan gereken dersleri çıkartmalı, Türkiye Süper Ligi’nin evvelce çalıştığı ülkelerin Liglerine benzemediğini, bir çok rakibin şampiyonluk hedefleyen takımlara karşı, aynı oyun anlayışını sergileyeceğini öğrenmesi şart.. Bizden uyarması..