11 Aralık 2016, Pazar
> Kemal Özcanlı > Yenildik ama EZİLDİK!

Yenildik ama EZİLDİK!

18 Haziran 2016 11:49

Yetmişli yılların sonu ile seksenli yılların başında, milli takımın oynadığı maçlarda uyguladığı Çanakkale Geçilmez oyun felsefesi ile 1-0 lık ve 2-0 lık yenilgilerden sonra gazete sayfalarının manşetlerini süsleyen slogandı ...



Yenildik ama Ezilmedik. Malesef bu slogan 2016 Fransa Avrupa Futbol Şampiyonasında Ezilmedik bölümü Ezildik diye değişti.

Tartışmasız bu turnuvanın en kötü takımıyız .Bir İrlanda, bir Slovakya, bir Arnavutluk kadar olamadık. Maçlara ağırlığımızı koyamıyoruz. Ne hücum yapabiliyoruz, ne de savunma. Ne rakibe alan daraltıyoruz ne de pas trafiğini organize edebiliyoruz. İki maçta dört gol yedik, gol atamadık. Fatih Terim basın toplantısında "Başarısızlığı da bölüşelim" diyordu ama Hırvatistan maçının kadrosundan sadece Cenk'i çıkarıp, Burak 'ı kadroya koyarak adeta, Hırvatistan maçının faturasını takıma çıkarmayıp sadece Cenk'e çıkarıyordu.

Hocanın yanlış kadro seçimi bu iki maçın kaybedilmesinde önemli faktördür. Türkiye'de ön libero denince akla gelen tek isim (yerli) Mehmet Topal'dır. Terim, Topal 'ı iki maçta da defans bloğunun içine koyarak hem Topal'ın savunmada yaptığı yanlışlara davetiye çıkarmış oldu hem de rakibin ortadan delmelerine çözüm üretemedi.

Terim'in yanlışının yanında futbolcularımızın önceki maçlara oranla mücadeleci, arzulu ve istekli futbolları yoktu. Başta kaptan Arda olmak üzere kimse sorumluluk almıyor,  kimse yenilgiye isyan etmiyor. Yardımlaşma sıfır. Kişisel hatalar en üst seviyede. Orta daha da Selçuk ve Oguzhan hücüma hiç katkı vermiyor. Burak bıraktığımız Burak. Ya faul yapıyor ya da ofsayta düşüyor. Sağ ve sol kanatlar çalışmıyor. Böyle olunca da bu turnuvanın son şampiyonu İspanya 'yı yenmek mucizelere kalmıştı, o mucizede bu sefer olmadı.

Çıkmayan candan ümit kesilmez misali çeklerle oynayacağımız maçta, alacağımız bir galibiyet, en iyi üçüncüler arasından sıyrılmamızı sağlayabilir. Ama Hırvatlara direnen, azimli mücadeleci ve oyunun her anında yenilğiyi kabul etmeyen, bu Çek takımını yenmek futbolun adalet terazisinde zor ağır basar.

Bence biz bu turnuvayı Selçuk'un elemelerin son maçında İzlanda 'ya attığı golle bitirmiştik. Oradaki enerji boşalması Fransa da yüklenmedi.

Bu arada Arda kardeşime bir şeyler söylemek istiyorum... Evet seyircimiz çok fevri davrandı. Maç bitmeden bir oyuncuyu yuhalamak takıma zarar verir. Ama senin bunlara kulaklarını tıkaman lazım. Eğer sizler profosyonel iseniz ki bu kelimeyi her fırsatta söylüyorsunuz (özellikle transfer zamanlarında) seyircinin kötü futbola tepkisini anlayışla karşılayacaksın. Çünkü sen bu formayı daha uzun yıllar terleteceksin ve o seyirci seni yine bağrına basacaktır.

Son sözümde milli takımın giydiği formaya ... Mavi beyaz forma, siyah şort, kırmızı çorap ... Bu kimin fikri çok  merak ettim. Hadi o kişi bunu söyledi de bir Allah'ın kulu da demedi mi? Milli takımın forması KIRMIZI BEYAZ'dır diye .