06 Aralık 2016, Salı
> Serkan Bayar > Ya James Rodriguez, Türkiye'de olsaydı?

Ya James Rodriguez, Türkiye'de olsaydı?

15 Ekim 2016 11:04

Scout nedir? Ne değildir? Son dönemde Türk futbolu bu konu üzerine çok fazla kafa yoruyor...



Scout nedir? Ne değildir?

Son dönemde Türk futbolu bu konu üzerine çok fazla kafa yoruyor. Özellikle Trabzonspor tarafından kurulan scout ekibi ile ilgili yönetimin de tavsiyesi ile sürekli "yıkama-yağlama" haberleri yapılıyor.
Gelin biraz işin temeline inelim. Scouting, "yetenek avcılığı", scout ise "yetenek avcısı" demek. Türkiye'de ise "scouting" demek 2004 yılında İtalyan Matteo Campodonico tarafından geliştirilen WyScout isimli bilgisayar programından futbolcu izlemek anlamına geliyor.

Trabzonspor'un scout ekibi bir haftada 60 maç izledi. Galatasaray'ınki 70 maç. Fenerbahçe'ninki 80 maç. Beşiktaş'ınki ise 90 maç... yok mu artıran? Komedi. 

Maç izlemek güzel, fikir sahibi olursunuz. Benim babam da haftada en az 5-6 maç izler. Çok da tanıdığım insan var, haftada en az 10-15 maç izleyen. Ben babamı ve onları da da scout olarak işe alın. Öneriyorum.
Bu "scouting" işini biraz araştırdım... bir süre önce Porto'nun baş scout'u, Jose Cheiria'ya bir mail atmıştım, sonunda cevap geldi.

İşte aklıma takılan "scouting" sorularına Cheiria'nın verdiği cevaplar:

- Porto'da transferi teknik direktör yapmaz... takımımızın oynadığı futbol bellidir. Sistemimiz bellidir. Takımımıza teknik direktör oynadığımız futbolu devam ettirecek isim olarak gelir. Scouting ekibi olarak biz oyun sistemimize göre oyuncu izleriz.

- Scouting'de başarılı olmak istiyorsanız, öncelikle bir futbol kimliğiniz olmalı. Gelen teknik direktörün oynatacağı sisteme göre scouting olmaz.

- İngiliz futbolu aslında bu yüzden başarısız. Porto'nun Arjantin'den veya Brezilya'dan bulduğu yıldızı büyük rakamlara transfer ederseniz, sadece lokal başarı elde edersiniz. Yapmanız gereken Porto, Banfield'dan, Internacional'den o oyuncuyu almadan bulmak, onun size uygun olup olmadığını araştırmak ve transfer etmektir.

- Scouting'in temeli alt yapıdır. Çünkü bizim takımımızdaki scoutların görevi aslında 15-16-17 ve 18 yaş aralığındaki gençleri bulmak. Çünkü 18 yaşına gelen bir oyuncuyu eğitmek artık zordur. Bizde onu tavsiye etmeyiz.

- Size James'ten bahsedeyim... bizim için kültür ve eğitim önemlidir. Aile terbiyesi almak, bilgili olmak çok değerlidir. İyi insan olmak bizim ilk sınırımız. James, mafya efsanesi Escobar'ın doğum yeri Envigado'da doğmuş bir genç. Tahmin edersiniz ki, çok kültürlü bir şehirden gelmiyor. Ben onu 2008 yılında Banfield'a geçtiği gün takibe başladım. Çok yetenekliydi ama şüphelerim vardı. Udinese'ye kaptırabilirdik. Ama acele etmedik, Arjantin'de, farklı bir kültürde ne yapacağını görmek istedik. Belki daha önce alsaydık, bu patlamayı yapamazdı. Çünkü daha önce Tomas Costa, Leandrinho ve Bolatti'de daha bir çoğunda hata yaptık. Erken aldık. Sonra yararlanamadık. 10 oyuncudan 8 tanesi beklediğimiz gibi çıkmaz, 2 tanesi iyi olursa büyük iş yapmışız demektir.

- Scouting aynı zamanda risk almaktır. Japonya Ligi, ABD Ligi scouting için uygun ligler değildir. Futbol farklı oynanır. Pek tavsiye etmeyiz. Ben Tokyo'dan Hulk'u izlemeye başladığımda vakit kaybettiğim düşünüldü. Çünkü 19 yaşında para için Japonya Ligi'ne gitmiş, 23 yaşına kadar elle tutulur hiçbir şey yapmadan Japonya'da oradan oraya sürüklenmişti. Ben tamam transfer edelim dediğimde, Tokyo 20 milyon euro istedi. Herkes karşı çıktı. Ben ise ısrar ettim. 19 milyon Euro'ya aldık. 55 milyon Euro'ya sattık. Bugün o riski alır mıyım? Şüpheli.

- Başka takımların scoutları bizim izlediğimiz oyuncuları öğrenmek için bazı arkadaşlarımıza paralar teklif ettiler. Yollarımızı ayırdık. Biz hiçbir oyuncuyu gizli saklı izlemiyoruz. Herkese izlediğimiz oyuncuların adlarını verebilirim. Önemli olan bizim izlediğimiz oyuncuyu kendi takımınıza alıp, bizim yetiştireceğimiz gibi yetiştirebilecek misiniz? Asıl soru bu. 

- Söz gelimi Lucas Piazon, Kasami parayı değil de Porto'yu seçseydi şu anda daha farklı bir kariyerleri olur muydu?

- Sadece maç izleyerek, sahada görerek, gazete haberlerini okuyarak oyuncu transfer edilmez. Yerel scout'ın iyi demesiyle hiç edilmez. Futbolcunun annesi, babası, abisi, sevgilisi hatta öğretmeni ile konuşmak gerekir. Bizim şansımız, Portekizce. Brezilya'dan ve Güney Amerika'dan pek çok oyuncu için birebir konuşmalar yaparak transfer gerçekleştirebiliyoruz. Kimse bizi kandıramıyor. Kötü bir insanı iyi futbolcu diye transfer etmiyoruz.

- Türkiye farklı bir kültür. Güney Amerikalılar zorlu insanlardır. Eğlenceyi severler, partileri severler, içki içmeyi severler. Kendi yemeklerine benzer yemekler ararlar. İspanyolca veya Portekizce, Türkçeye benzemez. Türk takımları unutmasın ki, Hollanda'nın futboldaki başarısının arkasında Surinam, Belçika ve Fransa'ın arkasında Afrika'da Fransızca konuşulan ülkeler, İngiltere'nin de keza öyle. Türkiye kendi coğrafyasına, kendi diline, kendi yemeklerine, kendi kültürüne yakın ülkelerin futbolcuları ile ilgilenmeli. James 18 yaşında Türkiye'ye gelse ne olurdu? Bunu bir düşünün.