08 Aralık 2016, Perşembe
> Mehmet Eyüp Yardımcı > Senaryo

Senaryo

17 Ekim 2016 18:05

Geçen sezonu kapatırken, stadına kavuşmuş ve şampiyon olmuş, herkese keyif veren oyun anlayışıyla akıllarda kalan bir Beşiktaş vardı...



Türkiye’de futbolda şampiyon olmanız için en büyük destek, kesinlikle algı operasyonu yaratacak bir medya gücünüz olmasıdır.

Beşiktaş, bildik bileli bu güçten hep mahrumdur daha doğrusu böyle bir gücü olsun diye herhangi bir çaba içine de girmemiştir.

Geçen sezonu kapatırken, stadına kavuşmuş ve şampiyon olmuş, herkese keyif veren oyun anlayışıyla akıllarda kalan bir Beşiktaş vardı. Sezonun bitiminin ardından bir sonraki sezon ve Şampiyonlar Ligi için hazırlıklar yapan Beşiktaş’ta bir anda olması hiç istenmeyen durumlar yaşandı.

2015-2016 sezonunda takıma her anlamda güç katmış Gökhan Töre, Sosa ve Gomez ile yollar ayrılmıştı.

Bu ilk başta Şenol Güneş’in canını sıkmış ve şampiyon takım kadrosunu bozmadan, eksik bölgelere transfer isteği içindeki teknik adamın doğal olarak planları bozulmuştu. Sezon öncesi yapılan yeni transferler ile başta taraftarın gönlü alınırken, teknik adama daha zor bir görev üstlenmesi isteniyordu.

Giden futbolculara özellikleri benzemeyen yeni oyuncularla eski takım görüntüsü yaratmak öyle kolay dava değil çünkü sizin yıllarca oynadığınız bir sistem yapınız ve buna göre yapılmış transferleriniz yok.

Her şeye rağmen Beşiktaş’ın en şanslı tarafı kenarda Şenol Güneş gibi bir ismin olmasıdır. Bu sezonda belli ki ligde varlığını fazlasıyla hissettirecek Beşiktaş var ve bunu durdurmanın tek yolu malum o medya gücüyle yıpratmak.

Sezon başladığından bu yana söylenen sözler ortada.

Peki her şeye rağmen gerçek ne?

2015-2016 Sezonu 7. Haftada;

BEŞİKTAŞ 7 Maç, 5 Galibiyet – 1 Beraberlik – 1 Mağlubiyet 18 Gol atıp – 8 Gol kalesinde görüp +10 Averaj ve 16 Puan ile lider iken,

2016-2017 Sezonu 7. Haftasında;

BEŞİKTAŞ 7 Maç, 5 Galibiyet – 2 Beraberlik + 15 Gol atıp – 6 Gol kalesinde görüp  +9 Averaj ve 17 Puanla 2. Sırada…

Yani şampiyon olduğu bir sezonun ardından, var olan kadrosundaki önemli isimlerin gitmesine ve tamamen farklı oyuncuların katılımıyla yeni bir hüviyet ve  Süper Toto Süper Lig yanında Şampiyonlar Ligi’nde mücadele ederek ( Yenilmeden ve galibiyeti elinden kaçıran) bu Avrupa üst düzey liginde 2. Sırada olması yaşadığı her şeye rağmen Beşiktaş’ın kötü olmadığının aksine daha iyi yolda olduğunun açık ve net kanıtıdır tabii görene, anlayana, anlamak isteyene her şeyden öte art  niyetli olmayana.

Beşiktaş sportif anlamda başarılara ve maddi kazançlara ihtiyacı var olan bir kulüp. Sadece futbolda değil diğer branşlarda da başarıya ihtiyacı var. Abone olunmuş Hentbol dışında bu sezonda futbol ve özlemle beklenilen basketbol branşlarıyla Beşiktaş bir kaç alanda başarıya koşan bir kulüp haline gelmiştir.

Bu da Beşiktaş adına büyük başarıdır.

Cumartesi günü basketbolda, taraftarından oyuncusuna kadar ortaya konulan inanç, istek, birliktelik sonrasında “Neden şampiyon olunmasın ki!” sorusu sıkca sorulmaya başlanmış ve nasıl futbolda Şenol Güneş ve talebelerine bir güven var ise, nasıl hentbolda Müfit Arın ve talebelerine bir güven var ise o güven şimdi Ufuk Sarıca ve talebelerine karşıda var.

Beşiktaş çok güzel bir sportif sezonu birçok dalda başarıyla bitirmeye adaydır, bunun için her türlü şartlar mevcuttur.

HAYDİ BEŞİKTAŞLI,
ARMANA OLAN AŞKINI
SALONA, STADA TAŞI…