09 Aralık 2016, Cuma
> Diğer Sporlar > "Mete kaybetti ama Türk okçuluğu kazandı"

"Mete kaybetti ama Türk okçuluğu kazandı"

Türkiye Okçuluk Federasyonu Başkanı Abdullah Topaloğlu, Mete Gazoz’un 2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda sergilediği performansın herkes gibi kendisini de gururlandırdığını belirterek, "Mete kaybetti ama Türk okçuluğu kazandı." dedi.


09 Ağustos 2016 13:27


Mete Gazoz, Rio Olimpiyat Oyunları’nda okçuluk erkekler bireysel müsabakalarda ikinci turda elenmesine karşın, sergilediği performans ve sportif davranışlarıyla dikkati çekti. Topaloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, federasyon olarak 2012 Londra Olimpiyatları sonrasında genç isimlere yönelik projeler yaptıklarını anımsattı.

2020 Tokyo Olimpiyatları’na hazırlanan Mete’nin geçen süre içinde çok büyük bir gelişme gösterdiğini belirten Topaloğlu, "Federasyon olarak kendisine çok ciddi yatırım yaptık, Mete de bizi yanıltmadı. 17 yaşında bir çocuğun olimpiyat oyunları gibi dev bir organizasyonda sahne alması çok önemliydi." ifadelerini kullandı.

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ile Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan’ın da büyük desteklerini aldıklarını hatırlatan Topaloğlu, şunları söyledi:

"Herkesin empati yapması ve 17 yaşında bir çocuğun dünyanın en iyi sporcularıyla yarışırkenki heyecanını anlaması gerek. Mete çok iyi bir yarış çıkardı ve Türk okçuluğuna uzun yıllar hizmet edeceğini gösterdi. Sporcumuz, en az 4 olimpiyat oyununda ülkemizi temsil edebilecek potansiyele sahip. Kendisinin üzerinde teknik heyetimizin de büyük emeği var. 3,5 yıldır birlikte çalışıyorlar ve artık aile gibi oldular. Bundan sonraki süreçte Mete’nin üzerindeki sorumluluk daha da artacak. Yaşı büyürken, sporculuğu da büyüyecek. Ülkemize çok büyük başarılar getireceğini bugünden görebiliyoruz."

"Madalya ümidimiz olacak"

Topaloğlu, Mete’nin sporculuğunun yanı sıra karakter olarak da çok düzgün ve iyi aile terbiyesi almış biri olduğunu vurgulayarak, ahlaklı sporcu olmanın birinci koşul olduğunu belirtti. Mete’yi "çok ahlaklı, cana yakın ve çok sevimli" olarak değerlendiren Topaloğlu, "Federasyon olarak bizim anlayışımız da budur. Önce insan olacak, büyüklerine, etrafına ve halkına karşı davranışları iyi olacak, sonra sporcu olacak." şeklinde konuştu.

Milli sporcunun 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda en büyük madalya umutlarından biri olacağını dile getiren Topaloğlu, şunları kaydetti:

"Alttan daha birçok genç sporcumuz geliyor. 2012 Londra Olimpiyatları’nın hemen sonrasında başladığımız çalışmaların sonuçlarını görmeye başlıyoruz. Mete, 2020 Tokyo’ya kadar geçecek sürede daha da tecrübelenecektir. Katılacağı şampiyonalar onu iyice olgunlaştıracak ve 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda hepimizin gurur kaynağı olacaktır."

Metin Gazoz: "Hayatımda bu kadar duygu geliş gidişi görmedim"

Mete’nin babası eski milli okçu Metin Gazoz ise oğlunun müsabakasını izlerken hissettiklerini kelimelerle anlatmanın mümkün olmadığını belirtti. Müsabakayı izlerken yerinde durmakta zorlandığını ve oturamadığını ifade eden Metin Gazoz, şöyle devam etti:

"Çocuğumuzun çıkıp olimpizm ruhunu yaşatması, hırslı, azimli, kararlı ve gözünü budaktan sakınmadan atış yapması çok önemliydi. Dünyanın en iyi sporcularının arasında 17 yaşında bir çocuk çıkıp 4-0 geriden gelerek maç kazanabiliyorsa, önemli bir işe imza atmış demektir. Televizyon karşısında oturamadım. Ayaklarım morarmış, nasıl olduğunu hatırlamıyorum bile. Okuduğum duanın haddi hesabı yok. Ağlamadım dersem yalan olur. Tur geçti ağladım, elendi ağladım. Yoğun bir duygu trafiği oldu. 25 yıldır bu işin içindeyim, o kadar şampiyonluklar tattım, böyle bir duygu geliş gidişi görmedim."

Okçuluğun çok zor bir spor olduğuna dikkati çeken baba Gazoz, "Okçulukta her maç birincilik maçı, her atış final atışıdır. Mete, elenmiş olmasına rağmen alkışlarla uğurlandı. Mete herkese ’gençlerle ilgilenin, onlara yatırım yapın ve inanın’ mesajı vermiştir." ifadelerini kullandı.

"Birinci olmuş kadar önemli bir iş yaptı"

Beden eğitimi öğretmeni ve eski milli okçu baba Metin Gazoz, okçuluğun mükemmeliyetçi ve kararlı insanların sporu olduğunu söyledi. "İyi okçu etle kemikle ok atmaz, kişilik özellikleriyle ok atar." diyen Gazoz, "Okçuluk, azimli, kararlı, hırslı insanların sporudur. Mete’yi çocukluğundan beri buna göre yetiştirmeye çalıştık. El-göz koordinasyonu gelişsin diye piyano kursuna, bakmakla-görmek arasındaki farkı ayırabilsin diye resim kursuna gönderdik." değerlendirmesi yaptı.

Mete’nin dünyanın en büyük spor organizasyonu olan olimpiyatlardan bu şekilde ayrılmasının geleceğe dair büyük umutlar oluşturduğunu dile getiren Gazoz, şunları kaydetti:

"17 yaşında bir çocuğun olimpiyatta mücadele etmesiyle, 50-60 yaşında birinin çıkıp tankı durdurmaya çalışması aynı ruhtur. Bu çocuklar andımızla büyüdü. ’Varlığım Türk varlığına armağan olsun’ sözünü yıllarca okumuş, hissetmiş çocuklar. Bu hislerle mücadele etmek ayrı bir motivasyondur. Camiada hep idol bir isme ihtiyaç duyulduğunu söyledim. Naim Süleymanoğlu, Hamza Yerlikaya gibi gençlere önderlik yapacak birini yetiştirmemiz gerektiğine inandım. Bu Mete veya bir başkası olur ama birinin bunu başarması lazım. Bunun için de yılmadan gençlere yatırım yapmaya devam edeceğiz."



Haber Hakkında Yapılan Yorumlar

Toplam 0 Yorum

Bu habere henüz bir yorum yazılmamış. Bu habere yorum yazmak için tıklayın


EN SON HABERLER
Volkan Kazak'ın gözüne 2 isim çarptı: Johansson...