10 Aralık 2016, Cumartesi
> Ali Gürel > Kjaer'den hayat öpücüğü...

Kjaer'den hayat öpücüğü...

16 Eylül 2016 07:37

Fenerbahçe’nin kadrosunda bireysel açıdan son derece yetenekli ve kaliteli oyuncular var...



Fenerbahçe’nin kadrosunda  bireysel açıdan son derece yetenekli ve kaliteli oyuncular var..

Ancak; takımın yapısı maalesef HOMOJEN DEĞİL..

Başta orta sahada bir türlü çözülemeyen,  hatta neredeyse  çok bilinmeyenli BİR DENKLEM HALİNE GELEN problem, ARA TRANSFERE KADAR DA,  ÇÖZÜLECEK GİBİ GÖZÜKMÜYOR..

NİTEKİM…

Göreve geldiği günden beri M. Topal ile tek ön liberolu oynamayı tercih eden ADVOCAAT, BELKİ ISRARLI YAZILARIMIZDAN ETKİLENEREK, BELKİ DE TAKIMINI ZAMANLA DAHA İYİ TANIMA ŞANSI BULABİLDİĞİ İÇİN, Zoryan maçında  stoperlerin önüne bu defa Topal- Josef ikilisini monte ederek oyuna başladı..

ANCAK…

Grubun ilk maçında, rakip bir Ukrayna takımı olmasına rağmen, öncelikle beraberliğin hedeflenmesi ne kadar doğru ise, orta alanda görev verilen OYUNCU TERCİHLERİ o derece YANLIŞTI..

NASIL MI?

1- Deplasmanda savunma güvenliğini ön planda tutuyorsanız, Salih gibi, fizik kapasitesi zayıf, ayrıca dripling ile adam eksiltemeyen, yani klasik ON NUMARA ÖZELLİKLERİNE SAHİP OLMAYAN bir oyuncuya, ilk on birde ŞANS TANIMANIZ,  BANA GÖRE YANLIŞTIR..

Çünkü; Salih’ ten bu fiziği nedeniyle, azami 45 dakika ve İÇ SAHADA OYUNU rakip alana yıkmanız halinde, ancak yaralanmanız mümkün olabilir.. 

2- Madem tercihinizi illa ki; Salih’ ten yana kullandınız, bu durumda da kanatlarda Alper ve Stoch tercihi yanlıştır..

Böylesi bir durumda; rakibi hızlı hücumlarla ve göbekten delmeniz gerekeceği için, kanatta mutlaka (her şeye rağmen)  Emenike ile başlamak ve rakipten dönen topları mümkün olduğunca kapıp, ani kontrataklarla gol aramak zorundasınız..

Gelelim biraz da maçın teknik detayına…

Oyunun ilk yarısında ev sahibi takım, aslında Fener’in yapması gerekeni yaptı..

Kendi yarı sahasında kazandığı toplarla, özellikle de sağ kanadını iyi kullanarak, hızlı hücum girişimlerinde bulundu, skor açısından sonuç alamadı ama, rakibe üstünlük kuran taraf oldu..

Peki FENERBAHÇE ilk 45 de  ne yaptı?

NEREDEYSE HİÇ BİR ŞEY YAPMADI…

Rakip hücumcuların,  gerek  kanat ortalarını, gerekse de göbekten yaptıkları atakları mümkün olduğunca 2. Bölgede etkisizleştirmek yerine, ceza alanı çevresine kadar serbestçe gelmelerine göz yumarak, RİSKLİ BİR OYUN ANLAYIŞINI TERCİH ETTİ..

SOW- STOCH VE ALPER NEREDEYSE TOPLA BULUŞAMADI..

JOSEF ETKİSİZ, H. ALİ İSE,  HER ZAMAN Kİ GİBİ, VERİMSİZDİ..

İşte tam da bu noktada Advocaat’ e bir kez daha hatırlatalım..

Sag beke, bir türlü form tutturamayan VarDer Weil’in yerine Şener’ in monte edilmesi nasıl doğru ise, sol beke de ACİLEN İSMAİL’ İ MONTE EDİLİP, HER İKİ BEKE DE, SIFIRA KADAR İNİP KANAT ORTALARI YAPMALARI TALİMATI VERİLMELİDİR..

BİR KEZ DAHA VURGULAYALAM Kİ; BURASI TÜRKİYE SÜPER LİGİ..

Hollanda veya Rusya LİGİ DEĞİL..

Bu nedenle; Hollandalı da her hafta AYNI KABUSU GÖRMEK istemiyorsa, KANATLARI MUTLAK SURETTE DAHA ETKİLİ KULLANMASI GEREKTİĞİNİ BİLMELİ – OYUN FORMATINI DA BUNA GÖRE KURGULAMALIDIR..

Tekrar maça dönersek…

Kısır, verimsiz ve pozisyonsuz geçen ilk yarının ardından, ikinci 45’ e ev sahibi takım golle başlayıp, buna Fener’in etkisiz ve isteksiz oyunu da eklenince, tribünde Fener’i desteklemeye gelenlerin, bu deplasman dan  puan çıkartmak artık şansa kaldı dediklerini çok net olarak duyduk..

Nitekim aynen öyle de olacaktı..

Çünkü her ne kadar, Salih- Ozan değişikliğini 46’ da yapan Advocaat, golden sonra, etkisiz elemanları Alper ve Stoch’ un yerlerine,  Van Persie ve Emenike’ yi oyuna alıp, 4-3-3 ‘e döndü ise de, yine sonuç alamıyor, az kalsın tribünlerden protestolar gelmeye başlıyordu ki, son dakika da gelen ŞANS GÖLÜ, hem aykırı sesleri kesti, hem de Advocaat’ ı kurtardı..

Çünkü; gerek Sow’ un, gerekse de Emenike’ nin, yakaladığı her iki pozisyonun da, organize atak sonucu olmadığını, aksine rakip defanstan çalınan  toplardan meydana geldiğini göz önüne alırsak,  GOL YOLLARINDA ETKİLİ OLABİLMENİN,  İLLA ÇOK FORVETLE OYNAMAKTAN DEĞİL, AKSİNE KOMPAKT ve HOMOJEN bir takım yapısına sahip olmaktan geçtiğini, umarım bu sayede Hollandalı  hoca da fark etmiştir..

Peki ama tüm bu olumsuzluklara rağmen Fener nasıl oldu da bir puanı aldı  sorusunun cevabı ise basit…
Hakemin; UZATMANIN DA  UZATMASINDA  verdiği,  serbest vuruş kararı sonrası, KJAER’ İN önce rakipten dönen,  sonrası ikinci vuruşta, bu defa rakipten seken ŞUTU, 90’dan ağları bulmamış olsa, FENER

MAALESEF YİNE  HÜSRANLA EVİNE DÖNERDİ..

İŞTE MAÇIN ÖZETİ BU…