11 Aralık 2016, Pazar
> Mehmet Eyüp Yardımcı > Hikayesi olmalı

Hikayesi olmalı

22 Eylül 2016 17:55

Bu derbinin hikayesi dostluk olmalı; ezeli ama ebedi sürecek bir dostluk…



1912 yılında, sihirbaz Houdini, Berlin Busch Sirki’nde yeni numarasını ilk kez yaptı:

Suyun içinde işkence odası!
O dönemin ve tüm zamanların en özgün icadı!

İçi ağzına kadar su dolu bir tank vardı ve Houdini elleri ve ayak bilekleri kelepçeli bir halde, baş aşağı içine daldıktan sonra kapak mühürleniyordu. Seyirciler, suyun içinde nefes almadan duran Houdini’yi cam duvarın ardından görebiliyorlardı. Asırlar gibi uzun gelen bir sürenin sonunda Houdini su tankının içinden çıkıyordu.

Bu boğma türünün yıllar sonra Latin Amerikalı askeri diktatörlerin en çok tercih ettiği ve işin uzmanı George W. Busch tarafından en çok övülen işkence biçimi olacağı Houdini’nin hiç aklına gelmemişti.

Eduardu Galeano “Ve Günler Yürümeye Başladı” kitabında 24 Eylül günü için bunları yazıyordu.

24 Eylül 2016 yani Turgay Şeren Sezonu’nun ilk derbi maçının oynanacağı tarih.

Beşiktaş başkanı sayın Fikret Orman bu derbi maçı öncesi çok güzel bir söz etti “Hikayesi olmalı” diye.

Evet! Hikayesi olmalı içinde buram buram futbol kokan, Baba Hakkı, Baba Recep (Beşiktaş ve Galatasaray forması giymiş), Çengel Hüseyin, Süleyman Seba, Turgay Şeren, Metin Oktay…

Yani futbolun paraya yenilmediği zamanların, hükümdarlığı altına girmediği zamanların parlak yüzlü, gönlü futbol aşkıyla dolu, dürüst, sahada rakibine saygılı yaptığı işin bir temaşa sanatı olduğunun farkında, göğsündeki armanın kıymetini bilenlerin dönemindeki futbol artık yok.

Futbolun içindeki durumdan kurtulması için çırpınan birkaç “Don Kişot” dışında savaşanda yok.

Futbol demek; para demek, hırs demek, sahada emek çalmak demek, tribündeki vefakâr taraftarı “müşteri” görmek demek işte böyle algılayan bir zümreye karşı savaşın belki de değişeceği ümidiyle gözlerimizi ve gönlümüzü 24 Eylül 2016 Cumartesi günü “Beşiktaş Vodafone Arena” ya çevireceğiz her ne kadar bir stada “Arena” diyerek içinde kan ve savaş kokan bir isim ile ansakta…

Beşiktaş başkanı sayın Fikret Orman başka güzel şeylerde söyledi ve elini ezeli, ebedi rakiplerine uzattı her ne kadar onlar “USLU(ANMAZ)” bir şekilde dostluğa dil uzatsalarda.

Bu derbinin hikayesi dostluk olmalı; ezeli ama ebedi sürecek bir dostluk…

Baba Recep Adanır, Galatasaray’a transfer olur ve ilk oynayacağı Beşiktaş – Galatasaray maçı heyecanla beklenir, acaba ne olacak? Baba Recep sahada neler yapacak?

Takımlar sahaya çıktığında herkesin gözü Baba Recep üzerindedir.

Beşiktaş tribünlerine gidip, elini kalbinin üzerine koyar ve gönlüm sizinledir der sonra Galatasaray tribünlerine gider ve bacaklarını gösterip bunlar sizin emrinizdedir der.

Sahada futbolunu oynar, sırtında taşıdığı formanın ve o kulübün gönlündeki sevdası başka olsada hakkını yemez.

Keşke bugün Turgay Şeren ağabey hayatta olsaydı da “hayatta iken kıymeti bilinmiş” gerçekliğinde, Alllah sağlık ve afiyet versin Baba Recep (Adanır) ile herkesi selamlasalardı.

TFF bir öneri, anlıyoruz futbola anlam katmak istiyorsunuz ama en azından bazı değerlerin hayatta iken kıymetini bilin.

Mesela gelecek sezon “Recep Adanır Sezonu” olsun.

Futbolun artık bu ülkede hikayesi olsun…