03 Aralık 2016, Cumartesi
> Mehmet Eyüp Yardımcı > Hiç başlamasa mı?

Hiç başlamasa mı?

17 Ağustos 2016 18:26

Seyredip umutlarımızı söndürmektense, bekleyip umutları taze tutmak daha güzel olmaz mı?



Hasan Doğan,

Süleyman Seba

Ve Turgay Şeren sezonu.

Daha başlamadan yaşadıklarımız.

Hiç  başlamasa mı?

Geçmişi yâd etsek sadece;

Hakkı Yeten, Metin Oktay, Gündüz Kılıç, Lefter Küçükandonyadis, Can Bartu, Turgay Şeren, Süleyman Seba, Yusuf Tunaoğlu…

Her sezon öncesi çözülmeyen, çözülemeyen sıkıntılar. Bu sıkıntılı ortamdan semirip büyüyenler, puslu hava seviciler…

15 Temmuz hain girişimin ardından TFF’nin tüm kurumlarında istifalar ve temizlenme operasyonu (kendi başkanlık yaptığı kulübü zarara uğratmış ve tüm zararı kendi hanesine ödenmesi gerekli borç olarak yazdırmış başkan hâlâ yerinde duruyorken), peki madem ki temizleniyoruz geçmişinden şüphe duyduğumuz bu kurumların verdiği cezalar ne olacak? Saha kapatmalar, para cezaları. Ne bilelim hangisinde art niyet olmadan yapıldı. Hakkı yenilmiş kulüplerin maddi ve manevi zararları ne olacak? Trafik cezasından birçok vergi cezasına kadar her şey affedilirken bu cezalar da affedilse. Maddi zararlar geri ödense.

Yüz tanıma sistemleri, gerçek suçlular bulunacak, hamasi laflar havada uçuşurken hiçbir suç işlememiş, küfür etmemiş sadece maçını izleyip o coşkuyu yaşayanlara, gerçek suçu işleyenlerle aynı kefede tartmalar. Vur ensesine, al lokmasını taraftarın nasıl olsa sağmal inek.

Arkası sıvazlanan ve arkasına bakmadan bu ülke sınırlarından kaçıp giden teknik direktörler.

Şampiyon yaptığı takımın geleceği hakkında bilinmezliklere sürüklenen teknik direktörler.

Süper Toto Süper Lig’den umudunu kesmiş, gözlerini ve yüreğini Premier Lig*e çevirmiş ama hüsran üstüne hüsran yaşayan taraftarlar.

Borçları çığ gibi büyüyen, geleceği karanlık kulüpler.

Ve bu kulüplerin her ne hikmetse tam aksine zenginleşen, batakdan kurtaracağız naraları eşliğinde kirlenmiş ellerini taraftarların ceplerinden çıkarmayan yöneticiler.

Hiç başlamasa mı acaba, futbolseverler doksan dakika boyunca “Necefli Maşrapa” izlese “Osman İşmen ve Orkestrası”’nın müziği eşliğinde.

Seyredip umutlarımızı söndürmektense, bekleyip umutları taze tutmak daha güzel olmaz mı?

Ya da “Kadife Sesli” “Orhan Ayhan” anlatsa radyodan, biz sadece dinlesek eski günleri.
Hiç başlamasın, başlayacaksa da adınıı Hasan Doğan, Süleyman Seba, Turgay Şeren koymayın en azından futbola emek vermiş, ter dökmüş bu temiz insanların anısına saygı duyalım…