04 Aralık 2016, Pazar
> Ufuk Er > GALATASARAY BAŞLADI

GALATASARAY BAŞLADI

29 Ağustos 2016 22:54

Galatasaray için ilk söyleyeceğimiz şey geçen hafta ki kötü futboldan eser kalmadığı yönünde olur.



Bu hafta maçın hemen başında şok golle yenik duruma düşmelerine rağmen harika futbol oynayarak 3 puanı 3 golle aldılar. Tolga'nın takıma kattığı enerji müthiş, Sneıjder'in kazanma arzusu müthiş, nitekim rakip kaleye bir maçta en çok şut atan futbolcu rekoru zaten kendisindeydi bu maç 10 şut çekerek bunu biraz daha geliştirdi. Muslera'nın duran top haricinde gol yememe inadı müthiş, Eren'in hava ve ceza sahası hakimiyeti müthiş, kısacası sarı kırmızılılar bu maçta her hattıyla, her oyuncusuyla enfesti.
Galatasaray da dikkatimizi çeken başka bir konu ise ''Kondisyon'' Bu sene gerçekten de sezon başı iyi çalışmış bir Galatasaray seyrediyoruz. 90 dakika aynı enerji devam ediyor. Zaten bunu ispatlarcasına iki maçta da 90 artılarda gol buldular.

Yeni transfer Josue'yi de görme fırsatı bulduk. Öne geçilen kontra atak golünde Douglao Akhisar adına hücuma çıkmıştı ve atağı sürüklüyordu ondan topu kapan ve çabuk oynayan Josue Yasin'in attığı golün gizli kahramanlarından oldu.

Bu arada Douglao demişken bir oyuncunun bir takıma karşı şansızlığımı yoksa başka bir şey mi bilemiyorum ama Douglao geçen seneden bu yana Türkiye kupası grup maçları da dahil (Galatasaray'ın oynadığı futbola haksızlık olmasın ama) Galatasaray'a maç kazandırmaya devam ediyor. Arşivleri birazcık kurcalayın ne demek istediğimi anlayacaksınız eğer geçen seneyi unuttuysanız..

Galatasaray 2.haftayı averajla da olsa lider kapadı.

KIRAN KIRANA DEVAM

Konyaspor Beşiktaş maçı 1.hafta için attığımız başlığı hatırlattı bize. Ne demiştik ''çatır çatır başladı'' demiştik. Bu maçta öyle bir maç oldu ki bu ifadeye bire bir uydu ve bende bu maç için başlığı daha da ileri götürerek ''kıran kırana'' dedim.

Her iki takım da geçen sene ki başarılarının tesadüf olmadığını ve bu sene de kaldıkları yerden devam edeceklerini gösterdi.

Beşiktaş'ta Oğuzhan ve Tolgay'ın etkisiz oyununa karşılık Atiba yine tek başına direnen isimdi. Öne geçilmesine karşın maç berabere bitti ve puanlar paylaşıldı eğer maçı kim hak etti derseniz bence az da olsa Konyaspor onun içindir ki aslında bu alınan 1 puan Beşiktaş hanesine kazanç olarak yazılmalıdır.
Topla oynamayı seven, topun kendisinde kalmasını ısrarla isteyen, her topun kıymetini bilip deyim yerindeyse dan dun oynamayan iki takımın mücadelesinden 2-2'lik gollü beraberlik çıktı.

Son olarak üst üste iki büyük turnuva da maç yönetmiş ve sezona öyle giriş yapmış Cüneyt Çakır'ın biraz dinlendirilmesini hatta mümkünse 4 büyüklerin maçına verilmemesini tavsiye olarak MHK'na sunmak istiyorum.

ATAMAYANA ATTILAR

Futbolun gerçeği bu, futbolda bundan kaçış yok, pozisyona girip girip öne geçemezsen, atamazsan mutlaka o golü kalende göreceksin demektir. Castillo kaçırdı, Mehmet Ekici kaçırdı, Durica kaçırdı, hele hele Bero öyle bir kaçırdı ve sonuç Gaziantep: 1 Trabzon: 0.. Fazla söze ne hacet..

GÜLER MİSİN? AĞLAR MISIN?

Feenerbahçe Kayserispor maçının 1. dakikasından 96. dakikasına kadar bu sorduğum soru geçerliydi. Sadece sonuca endeksli düşünmeyelim başlığımızı maç içerisinde de öyle anlar oldu ki hem Fenerbahçe taraftarları hem de Kayseri taraftarları ne gülebildi ne ağlayabildi.

27 de Welliton attı, 3 dakika sonra Kjaer attı, 44 de Ozan attı, bu sefer 2 dakika sonra Welliton attı. Fenerbahçe 10 kişi mücadele etmesine rağmen iyi bir futbol ortaya koyuyordu. 67 de Fernandao Emenike değişikliği %100 doğru hamleydi. Fernandao 23 dakika da 19 kez topla buluştu ve gole de katkı sağladı. Emenike açık alan oyuncusu olduğu için ne alan ne de pozisyon bulabildi. Zaten bana göre daha önce de söylediğim gibi yeniden Fenerbahçe forması giymesi inanılmaz bir yanlıştı. Monaco maçlarında deyim yerindeyse taraftarın ve yönetimin ağzına bir parmak bal çaldı ve takımda kaldı bence yine tekrarlıyorum son derece yanlış bir karar. Allah Fenerbahçe taraftarına Emenike'li maçlarda sabırlar versin.
Yeniden maça dönecek olursak bu sefer 90+2 de Ufuk attı, Kayseri güldü Fener ağlıyor derken 90+4 de Alper attı ve maç 3-3 bitti. Maç sonu herkes aynı soruyu birbirine soruyordu hatta spikerler bile oyunculara, hocalara direk olmasa bile o soruyu sordular; gülüyor musunuz? ağlıyor musunuz?

Sonuç olarak güle ağlaya Fenerbahçe 34 yıl sonra lige 5 puan kaybıyla başlamış oldu.

2.HAFTA DEĞERLENDİRMELERİM

2. Hafta sonunda gol yemeyen tek takım Başakşehir kaldı. Bu küçümsenecek bir şey değil. 2 maçta Galatasaray ile beraber 6 puan alan takım da Başakşehir. Ayrıca Başakşehir bu 6 puanı Fenerbahçe ve Bursaspor deplasmanından aldı ki bu çok değerli beki de bu iki takımdan 6 puan alan başka bir takım olmayacak hem de gol yemeden. Haftanın takımı bana göre Abdullah Avcı'nın ekibi Başakşehir.
Konyaspor seyircisi yine muhteşemdi. O seyirciyle  Konyaspor o stadta zor maç kaybeder. Bu sene de çok takımın canı yanacak gibi..

Haftanın kurtarışı Kayserispor kalecisi Ali Ahamada'dan geldi. Stoch'un ceza sahası dışından çektiği sert şutu ters elle inanılmaz çıkardı. Eğer izlemek isterseniz tekrarında yavaşlatılmış şekilde izlemeyin oyunun akışında seyretmenizi tavsiye ederim.

Haftanın futbolcusu Welliton hem Kadıköy de 2 gol attı hem de Kjaer'i attıran oyuncuydu. Skora bu kadar etki eden bir oyuncu haftanın futbolcusu olmayı hak etmiştir diye düşünüyorum.

Dikkat çeken oyuncular yine kaleciler ağırlıkta Osmanlıspor kalecisi. Karcemarskas, Gaziantep kalecisi Gökhan Değirmenci, Muslaera, Volkan Babacan. Kayserispor'lu Deniz sol ayağı ve çok etkili ortalarıyla ön plana çıktı.

Antalya derbisini geçen hafta Beşiktaş'tan 4 yemesine rağmen mücadele ve oyun oynama hırsını beğendiğimi söylediğim Alanyaspor kazandı 2-1.

Ankara derbisi Karcemarskas'a rağmen berabere bitti. Osmanlı 2-0 öne geçti Gençlerbirliği dediğim gibi Karcemarskas'a rağmen 2-2'yi buldu.

Şuan da ligde merak ettiğim tek istatistik, Muslera mı daha çok kurtarış yaptı yoksa Karcemarskas mı? Bunu da araştırıp sizlerle paylaşacağım. Allah'a emanet olun.