11 Aralık 2016, Pazar
> Kemal Özcanlı > Futbol oyunu ve hayatın oyunu...

Futbol oyunu ve hayatın oyunu...

13 Haziran 2016 14:06

Güzel futbol oynuyorsunuz , takımınız galip geliyor ve sevinçten mutluluktan uçuyorsunuz ama soyunma odasına gidince, biri yanınıza gelip baban vefat etti diyor.



Sevinç bir anda hüzne dönüşüyor. Dün Hırvat Srna bu karmaşık duyguları yaşadı maçın bitiminde. Babası yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamayarak dün maç oynanırken hayata gözlerini yumdu.  Kendisine Allah'tan rahmet, Srna' ya  başsağlığı diliyorum ...

Yazıma böyle başlamak istemezdim ama sahada futbol oynanırken, hayatın içinde de gerçekler yaşanıyor. Maça gelirsek Fatih Hoca bu turnuvanın süpriz favorilerinden Hırvatlara karşı takımı sahaya sürerken korkmadan hücum futbolu oynayan bir onbir sahaya sürdü. Mehmet Topal'ı, Hakan Balta' nın yanına, ikili tandeme alarak oyuna 4-5-1 başladı. Maçın on dokuz dakikası iki boksörün birbirini denemesi gibi kontrollü başladı. Bu dakikaya kadar biz bir korner kullanırken Hırvatlar iki korner kullandı. Topla oynamada biz %52, Hırvatlar %48 di. İşte  bu dakikan sonra Hırvatlar oyunun sonuna kadar oyunlarını bize kabul ettirdiler. İlk yarıda kendilerine göre sağ kanatı Rakıtıc ile, ikinci yarıda ise sol kanatı Perisic ile etkin kullandılar. Orta sahamız ve defans bloğumuz kırkbeş dakika bu oyun düzenini iyi savuşturdu ama 42. dakika defansımızdan çıkan topa Modric'in vurdugu topta Ozan Tufan saçınla oynayacağı yerde topa daha önce hareket etse belkide ilk yarıyı golsüz bitirebilirdik.

İkinci yarıda fizik kondisyon eksikliğimiz en üst seviyeye çıktı. Yapılan değişiklikler sadece şablon üzerinde 4-4-2 görüntüsü verdi ama hücum futbolunun sahaya yansımasını mikroskopla bile baksanız bulamazdınız. Arda 6 ay Barcelona da oynamamıştı. Gökhan Gönül'ün belli ki kafası transfer işleri ile karışıktı. Ozan Tufan oyunda var mıydı, yok muydu belli değildi. Oğuzhan ve Cenk Beşiktaş' în şampiyonluk gecesinde kalmışlardı. Selçuk aynı selçuk ver gülüm al gülüm yapıyordu. Biraz Caner ve biraz da Hakan Balta ayakta kalmaya çalışıyordu. Bunlara daha sonra oyuna giren Emre Mor destek olmaya çalıştı.

Koca doksan dakika boyunca bir tek pozisyon bulamadık. Fatih Terim ve talebeleri malesef bu maçın turnuvanın ilk maçı olduğu gercegini anlamamışlar. İspanya yı grupta bir ilan edersek, ikincilik için çekişecegin Hırvatlara karşı daha baskılı oyun oynaman ve en azından puan alman gerekirdi. Eğer biz bu şampiyona en iyi üçüncüler arasından devam edersek, bunun için önce direklere sonra da Hırvat gol ayaklarına dua etmemiz lazım.

Şimdi acil bu maçı unutup, cuma günü oynanacak ispanya maçına dönmek lazım. Eğer bu oyun düzenini oynarsak, bizi bu sefer direklerde kurtaramaz. Ya " Biz bitti demeden bitmez " diyeceğiz, ya da o işi bize bırakmadan"bitti " diyecekler.