08 Aralık 2016, Perşembe
> Tolga Gani Zengin > Fenerbahçe'de 10 numara sorunsalı

Fenerbahçe'de 10 numara sorunsalı

04 Ekim 2016 13:07

Alex'in ayrılığı sonrası Fenerbahçe'de bir türlü yeri doldurulamadı.



Ne büyük bir bedelle transfer edilen Diego Ribas ne de genç yıldız adayları Salih Uçan ve Alper Potuk yaraya merhem olabildi. Fenerbahçe taraftarının genlerinde olan "spekteküler orta saha oyuncusu isteği" hep eksiklik olarak görüldü. Bir de Vitor Pereira'nın zaman zaman 10 numara mevkiinde oynattığı Robin Van Persie, Luis Nani ve Ozan Tufan bu pozisyonda istenileni veremeyince 10 numara transferi kaçınılmaz olarak düşünüldü...

Peki gerçekten Fenerbahçe'de 10 numara transferi olmazsa olmaz mı?

Günümüz futbolunda Avrupa kupalarında başarılı olan takımların birçoğunda bizim anladığımız anlamda inceci, Alex, Oğuz, Hagi, Platini, Zico benzeri bir 10 numara yok. Orta sahalar artık oyunun kurulduğu değil, daha çok fiziksel mücadelenin verildiği bölge oldu. Orta sahada oynayan oyuncuların tamamı fizik olarak çok kuvvetli ve 90 dakika boyunca savaşabilecek tarzda oyunculardan seçiliyor.

Bu tarz savaşan orta saha oyuncularının teknik kapasitesine bağlı olarak da teknik direktörler ya Barcelona benzeri pas oyununu tercih ediyorlar ya da Atletico Madrid tarzı topu rakibe vererek ani presle topu kapıp, hızlı kaleye gitmeyi deniyorlar...

Dirk Advocaat Fenerbahçe'ye gelince ilk olarak 2 ön libero, bir 10 numara orta saha kurgusu ve içeri kat edebilen kanat oyuncuları Stoch ve Aatıf ile pas oyununu denemek istedi. Benzer bir sistemi geçen sezon Vitor Pereira bütün bir sene uygulamıştı. Ancak Advocaat gerek Alper ve Salih'ten kreatif orta saha olarak beklediğini alamamasından gerekse kanat oyuncularının yetersizliğinden sistemin başarılı olamayacağını gördü ve hatada fazla ısrar etmeyerek tek ön liberolu sisteme döndü.

Mehmet Topal tek ön libero oynarken, Ozan ve Josef onun önünde eski tabirle sağ ve sol iç gibi oynamaya başladılar. Bu kurguda yaratıcı ofansif orta saha ihtiyacı ortadan kalktı. Artık Fenerbahçe pasla oyun kurmak yerine topu rakibe verip presle topu kapıp kanatlardan hızla kaleye gitmeyi tercih ediyor. Bu sistemin en can alıcı kısmı adam eksiltme özelliği olan süratli kanat oyuncuları ve bu bağlamda da Lens transferi gerçekleşti. Volkan ve Lens bu nedenle Advocaat'ın vazgeçilmezleri oldu.

Vitor Pereira döneminde olduğu gibi Fenerbahçe halen 4-3-3 sistemini oynamasına rağmen mevcut oyun kurgusu bize sayısal sistemlerin cok bir sey ifade etmediğini gösterdi çünkü sayısal sistem aynı olmasına rağmen oynanan iki oyun arasında belirgin bir fark var.

Advocaat, Pereira'nın aksine Mehmet Topal-Ozan- Josef üçlüsüyle pas yapmak yerine topu rakibe verip, bu üçlünün en iyi yaptığı şey olan baskın pres ile topu kapıp, hızla kanatlardan kaleye gitmeyi hedefliyor. Bu sistemle de Fenerbahçe'nin 10 numara pozisyonuna olan ihtiyacı ortadan kalkıyor.

Osmanlıspor maçında Ozan'ın oyundan çıkmasından sonra transfer edilmesi istenilen 10 numara mevkiine Robin Van Persie geçince orta saha direncinin nasıl düştüğü rahatlıkla gözlemlenebildi. Advocaat'ın mevcut sistemi göz önüne alınırsa, devre arasında Fenerbahçe'nin öncelikli transferi kreatif orta saha oyuncusundan çok, Ozan-Josef ikilisini yedekleyecek ya da onları kenarda bırakacak, oyunun iki yönünü de oynayabilen Emre Belözoğlu tarzı bir oyuncu olacak gibi görünüyor.