08 Aralık 2016, Perşembe
> Rio 2016 > Fenerbahçe bağrına bastı!

Fenerbahçe bağrına bastı!

Küba asıllı milli atlet Yasmani Copello Escobar, Rio Olimpiyatlarında Türkiye'nin madalya umutlarının başında geliyor.


12 Ağustos 2016 09:57


2015'te Avrupa Şampiyonu olan Yasmani'nin de hayali Rio'dan altınla ayrılmak. Çalışma disiplini, azmiyle Küba Atletizm Federasyonu dahil kendini herkese kanıtlayan Yasmani'nin, en büyük hayaline ulaşacağına inancı tam.

FENERBAHÇE BAĞRINA BASTI

Yasmani Copello Escobar, Türkiye'ye çabuk alıştığını, Fenerbahçe'nin ve Türklerin kendini bağrına bastığını söyledi. DHA'nın Rio Olimpiyat Köyü'nde Escobar ile  yaptığı söyleşi şu şekilde:

Canan Kaya: Bize Türkiye'ye geliş hikayenden bahseder misin? Türkiye adına yarışmaya nasıl karar verdin?

Yasmin Escobar: Küba'dayken ekiple sorunlar yaşıyordum. Bir türlü ekip beni içine almıyordu. O dönemki antrenörümle istediğim verimi alamıyordum.

CK: Omar Gonzales'miydi antrenörün?

YE: Hayır, o beni 13 yaşımda alıp koşmayı öğreten insandır. Ona çok şey borçluyum. Onun sayesinde atletizm hayatım başladı. Beni her zaman başarıya ulaşacağıma inandırdı.

CK: O da Küba basınına senin için övgü dolu sözler söylemiş ve "Altın bekliyorum" demiş.

YE: Umarım yüzünü kara çıkarmam. Küba Milli Takımı'na girmem ile ilgili konuşuyordum. O zaman başka bir antrenörüm vardı. Üç sene boyunca bu antrenörle çalıştım. Daha sonra federasyon kondisyonumu beğenmediğini belirterek, Küba'yı temsil etme kapasitesine sahip olmadığımı söyledi. Ben de bir sene boyunca dışarıda kendi imkanlarımla çalıştım. Bir senenin sonunda Küba Ulusal Atletizm Şampiyonası'na katılarak yeniden herkese engelli koşuda yetenekli ve antrenmanlı olduğumu gösterdim. Bunun üzerine Küba'nın en iyilerinden 5 ayrı antrenör benimle çalışmak istedi, hepsini reddettim. Ben sadece yaptığım işte iyi olduğumu göstermek istiyordum. Bu yüzden yarışlara katıldığımı söyledim. Sonra yeniden Omar Gonzales'le bağlantı kurdum. O beni aldı, İspanya'ya götürdü. Orada da umduğum ortamı bulamadım. Küba'da olduğu gibi antrenmanlar aksıyor, istediğim gibi çalışamıyordum. Bu belli bir süre böyle gitti. Mutsuzdum, memnun değildim. İstediğim gibi çalışamıyordum. Bu yüzden yeniden antrenörümü değiştirdim. Şimdiki İtalyan antrenörüm Massimo Matrone ile çalışmaya başladım. Matrone ile ilk yıl kondisyon çalıştık. Geçen yıl Dünya Şampiyonasına hazırlanmıştık, bu yıl da tamamen olimpiyatlara yönelik bir çalışma programı izledik.

"EN BÜYÜK HAYALİM, RİO'YA BOYNUMDA MADALYAYLA VEDA ETMEK"

CK: Gerçekten tam olimpiyat ruhuna yakışır bir hikayen var. Ne olursa olsun umudunu kesmemek ve sonuna kadar mücadele etmek. En büyük hayalin nedir?

YE: Birçok insan, ailem, antrenörüm bana çok inanıyor. Benim de kendime inancım tam. Amsterdam'dan beri gece gündüz durmadan olimpiyatlara hazırlanıyorum. Bütün hayatımı buna adadım. En büyük hayalim, Rio'ya boynumda madalyayla veda etmek.

"SADECE BÜYÜK FENERBAHÇE AİLESİ DEĞİL, TÜM TÜRKİYE BENİ BAĞRINA BASTI"

CK: Alışabildin mi Türkiye'ye? Nasıl buldun Türkleri?

YE: 2012'de bana, "Türkiye'de koşmak ister misin" diye sordular. Fenerbahçe'den teklif geldi. Verimli çalışabilmem için her türlü olanağı sundular. Kabul ettim. Türkiye'ye gelince kendimi evimde gibi hissettim. Fenerbahçe bana ailem gibi davrandı. Bana, "Türkiye adına yarışır mısın? Seni uzun süredir takip ediyoruz. Sen çok özel bir sporcusun" dediler. Ben de hayalimi gerçekleştirmek için her türlü olanağı sunan bu teklifi seve seve kabul ettim. Sadece büyük Fenerbahçe ailesi değil, tüm Türkiye beni bağrına bastı. İnsanlardan çok iyi tepkiler alıyorum. Beni evimde gibi hissettiriyorlar.

"EYLÜL'DEN İTİBAREN TÜRKÇE KURSA BAŞLAYACAĞIM"

CK: Türkçe öğrendin mi?

YE: Türkçe şarkılar dinliyorum ama çok az şey biliyorum. İspanyolca bilen bir arkadaşım var, o bana arada gösteriyor ama benim için çok zor. Genelde İspanyolca konuşuyorum. Zorda kalınca da İngilizce. Eylül'den itibaren Türkçe kursa başlayacağım.

"BİR GÜN BİR TÜRK SEVGİLİM OLABİLİR"

CK: Kız arkadaşın var mı Türkiye'de?

YE: Hayır yok.

CK: Bir Kübalı nasıl kız arkadaşı olmadan hayatta kalabilir?

YE: Kübalıların böyle bir ünü var biliyorum. Biraz çapkındırlar, kadınları çok severler ama ben çok sakin biriyim. Sadece Kübalı kanı taşıyorum, ama tüm özelliklerini almamışım. Bir gün bir Türk sevgilim olabilir. Onun ailesine yakınlaşmak ve geleneklerini tanımak için Türkçe öğrenmek isterim. Başka bir dil konuşarak istediğin gibi yakınlaşıp aileye tam olarak dahil olamazsın.

"KÜBALI ARKADAŞLARIM, AVRUPA'DAKİ BAŞARIMDAN DOLAYI GELİP TEBRİK EDİYOR"

CK: Az önce Kübalı sporcularla konuşuyordun, anavatanından insanlarla ilişkilerin nasıl? Kübalılar bizim gibi sıcak insanlardır. Takılmıyorlar mı sana hiç?

YE: Görüşüyorum buradaki arkadaşlarla. Bazılarını Küba'dan tanıyorum. Hepsiyle aram çok iyi, harikayız. Beni Avrupa'daki başarımdan dolayı gelip tebrik ediyorlar, şakalaşıyorlar. Hiç sorun yok.

KÜBALI ANTRENÖR CALDERON: "KARİYERİ İÇİN NEREDE KENDİSİNİ İYİ HİSSEDİYORSA ORADA OLMALI"

Olimpiyat Köyü'nde gerçekleşen söyleşi sırasında Yasmani Copello Escobar'ın yanına gelen 2015 Pekin Dünya Atletizm Şampiyonası'nın disk atma şampiyonu Denia Caballero'nun Kübalı antrenörü Raul Calderon, DHA muhabirinin, "Kaçırmışsınız yetenekli atleti" ifadesi üzerine esprili bir şekilde, "Önemli değil, bizde zaten çok var" şeklinde karşılık verdi. Calderon daha sonra Yasmani'nin çok iyi bir insan ve atlet olduğunu belirterek, "Yasmani, harika bir delikanlı. Her şeyin en iyisine layık. Kendini geliştirmek için canla başla uğraştı. Türkiye'de yakaladığı başarılar her şeyden önce biz Kübalıları çok gururlandırıyor. Bizde değil de başka ülkelerde yarışmasını biz Kübalılar dert etmiyoruz. Önemli olan kendini en iyi hissettiği ve kariyerinde ilerlemesi için ona en iyi olanakları veren bir yerde olması" diye konuştu.

Kaynak: DHA



Haber Hakkında Yapılan Yorumlar

Toplam 0 Yorum

Bu habere henüz bir yorum yazılmamış. Bu habere yorum yazmak için tıklayın


EN SON HABERLER
Osmanlıspor - Zurih / CANLI