04 Aralık 2016, Pazar
> Ergin Çatalbaş > Anthony Joshua’yı kim yenecek?

Anthony Joshua’yı kim yenecek?

27 Haziran 2016 13:19

Boks dediğin vakit benim için hobiden de öte farklı bir anlam taşır. Maçın kritiğine girmeden önce bu ayrıntıyı yazmam da fayda var diye düşünüyorum.



Dizi ve filmlere olan ilgim futboldan da, dövüş sporlarından da, kitaplardan da daha birinci plandadır. Favori konum olmamasına karşın bir arkadaşla spor-drama diyerek 13 bölüm dizi yazdık. İsmini de ‘’13. Raunt’’ koyduk. 13. Raunt bir boksörün hayatıdır mottosu ile çıktık yola, kısa sürede 13 bölüm çıkardık Amerikan formatında bir sezon dedik. Devamı da kafamızda hazır idi. Ve tek kelime ile harika bir pilot bölüm ortaya çıkardık. Ve aramızda da üstü kapalı olursa Kerem Bursin oynar başrolde diye esprisini bile yaptık. Dizinin konusu, karakter çatışmalarını, gidişat ve ilk sezon finali ile reytinglerdeki sırasını bile kafamızda en az 3 dedik. Bunu bütün gerçekçiliğimizle dedik.

Her kimi denediysek, şu cevabı aldık. Biz ailemizden başkası ile çalışmıyoruz. Yahu kimdir bu aile, Amerika’da siz hiç böyle bir şey duyabilir misiniz? Yani her sektörde olduğu gibi, böyle bir yerde de her ne kadar senaristinden, yönetmenine, oyuncusuna, yapımcısına kadar bu olay reddedilse de adam tutma olayı bu sektörde de dibine kadar kök salmış. Gidin yurtdışına böyle bir şey olamaz. Sadece bir kişi biraz yaklaştı, o da konu işine gelmedi. Sektördeki kaliteli(!) tutan, ucuz, düzgelim yapıtlardan istedi. Ve  Şimdilerde ne kadar doğrudur bilmiyorum. Kerem Bursin ile yeni bir dizi çalışması varmış. Ve bir boksörü oynayacakmış. Yani mesele bir yerde sizin yaptıklarınızı istemiyorlar değil. Sizi istemiyorlar olayına dönüyor. Bu yazıyı okuyabilecek genç arkadaşlara sesleniyorum. Her konuda, her sektörde adamcılık var Türkiye’de, bunu klişe olarak demiyorum. Her şeyde ama her şeyde adamcılık bir çok şeyin önüne geçiyor. Futbol da böyle, sinema da böyle, diğer işlerde de böyle.

Joshua henüz kendi rakibiyle oynamadı
Şimdiye değin Joshua’ya karşı en iyi direnen boksör kendisini amatörde yenen Dillian Whyte olmuştu. Hatta 2. Raundda bir anda Joshua’yı indirebilecek pozisyona geldi. Fakat devamını getiremedi. Tıpkı bu maçta olduğu gibi 7. Raunda kadar direndi. Dominic Breazele de dahil olmak üzere 2. Rauntta Joshua’nın öldürücü sağ direklerinden iki tane yedikten sonra maçı resmen ellerini açıp hayvan gibi şaapıyorsunuz dercesine bekleyip, yenemeyeceğini anlayıp pes edip, bilerek geç kalkan Charles Martinde dahil olmak üzere, hiç biri şu anki Joshuanın rakibi değil. 17 maçta da gerçek bir rakiple oynamadı. Bu maçta yüzüne hafif bir jab darbesi aldı. Burnu hafif kanadı. Hiç kimse darbe üstüne darbe alan Joshua’nın neler yapacağını, nasıl tepki vereceğini henüz görmedi.

Dominic Breazele doğru strateji izledi
Çok güçlü yumrukları olan rakibi karşısında İlk 2 raund ne yapacağını şaşırdı. Joshua hem yumruk mesafesinin aantajını, hem gücünü hem de kendisini gelebeilecek yumruklardan çok iyi sakındı. Zaten Joshua’nın en iyi olduğu şey öldürücü sağ direği, ve kendini gelen yumruklardan çok iyi sakınması, gerek omuzu ile gerek kolları ve elleri ile kendini çok iyi koruyor. Her maçın sonunda hiçbir şey yaşanmamış sanki ter idmanı yapmış gibi maçı bitiriyor. Tıpkı Mike Tyson’un ilk zamanları gibi, Breazele Holyfield’ın Mike Tyson’a uyguladığını yapmaya çalıştı. Joshua tam sıkıştırıp işi bitirecekken  sarıldı. Tam işi bitirecekken sarıldı. Ve darbelere de oldukça dayanıklı çıktı. Allahtan Holyfield gibi sürekli Head-butt yapmadı da, yeni bir kulak ısırma vakasına tanık olmadık. Eğer Dominic, Joshua’nın o bitirici sağ direklerini almasaydı. Sakınmasını bilseydi. Belki her rount’u kaybedecekti ve hakem kararı ile yenilmeyi başarabilecekti.  İzlerken umarım en az 8 raunt çıkar diyordum. 2. Rauntu gördükten sonra 8’de biter bu iş dedim. 7. Rauntta bitti olay. Çünkü erken knock-out biten boks maçları, 0-0 bitip hiç pozisyonu olmayan futbol maçları gibi sıkıcı oluyor. Hemen bitince insanın şevki kaçıyor.

İspat için iki isim Deontay Wilder ve Klitsckho
Menajeri hala Joshua’ya akranında bir maç ayarlamış değil. Daha da parlatmanın peşindeler. Klitsckho darbe gücü olarak değil fakat tecrübesi ve stratejik anı bekleyen stili ile Joshua’yı bozguna uğratabilir. Deontay-joshua maçı ise herkesin beklediği dört gözle bekleyeceği maç olur. Deontay Wilder’ın yumruk gücü Joshua’dan bile güçlü olabilir. Patlama yaptığında çok savruk şekilde sollu sağlı bombardımana tutuyor. Ve Kas gücü anlamında Joshuayla baş edebilecek gibi duruyor. Fakat esas sorun şu; ne Deontay Wilder’ın ne de Anthony Joshua’nın sağlam darbeler aldığında maç esnasındaki durumunu görmedik. Bunu görene kadar bazı sorular hala havada kalıyor. Ama Joshua fiziksel gücü, mütevazi yapısı, maç sırasındaki disiplini, tamamıyla hedefe olan  focus yapısı ile kolay kolay yenilmeyecek gibi duruyor.

Boksun her 10 yıldaki dönüşümlerine bakıldığında, yeni trend ağır siklette, estetikten ziyade güçlü, disiplinli ve düz oyun yapısı ile oynayan boksör tipleri oldu ve olmaya devam edecek. Wilder’ın savrukluğu biraz bu stili bozuyor. Benim tabirimle Boksun Messisi, Ronaldosu olan peek a boo stili ile tamamıyla ofansif, çevik güçlü ve seyir zevki çok üst düzey bir boksör olan Mike Tyson gibi bir yıldızın ağır siklette kolay kolay bir daha gelmeyeceğidir. Çünkü Tyson; Muhammed Alinin estetiğini, George Foremanın sertliğini ve Frazier’ın çevikliğini ringe yansıtan, ringlerde 20-30 yılda bir görülecek boksör tipidir.