09 Aralık 2016, Cuma
> Mehmet Eyüp Yardımcı > Aklın yolu bir mi?

Aklın yolu bir mi?

15 Eylül 2016 00:07

Akıl aleminde nice diyarlar vardır! Bu akıl denizi ne kadar engindir! buyurmuş Hz. Mevlana...



Akıl aleminde nice diyarlar vardır! Bu akıl denizi ne kadar engindir! buyurmuş Hz. Mevlana...

Futbolumuz yönetenlerin dillerinde pelesenk olmuş, biz futbolseverlerinde artık noktasına kadar ezberlediğimiz meşhur sözü 'dünya kulübü' vardır.

Ezberlediğimiz ama bir türlü olmayan hayalimizdir aslında.

Futbolda kalıcı başarılar elde etmiş ve birçok Avrupa Kupaları'nın tescilli markası olmuş önde kulüplerin hep arkalarından bakar dururuz, o son treni kaçırmış yolcu gibi sonra Haydarpaşa Garı'ndan elinde tahta bavulu ile merdivenlerin başında duran siyah beyaz filmlerin, ince bıyıklı artistleri gibi 'ya sen beni yeneceksin ya da ben seni' diye Avrupa'ya doğru haykırırız.

Bugüne kadar yendiğimiz görülmedi ama yenilen pehlivan güreşe doymazmış sözünü doğrularcasına inatla devam ederiz.

Devam ederiz de nedense gittiğimiz yolun doğru yol olmadığının bir türlü farkına varamayız belki de yüksek egolarımız buna izin vermiyor ama yazık değil mi? biz futbolseverlerin hayallerine...

M. United geçen seneki gelirini 518 milyon sterlin olarak açıkladı ve hedefi Barcelona'nın gelirlerini geçmek.

Barcelona ise 2015-2016 yılında la Liga'da şampiyon olduktan sonra gelirini 679 milyon avro olarak açıkladı ve 2015'teki belirlediği stratejik planlamalarla 2021 yılında gelirini 1 milyon avro'ya getirmek istiyor.

Porto kulübü 2004 yılından itibaren sadece on yıl içinde Avrupa'nın önde gelen kulüplerine sattığı futbolcu transferinden 772 milyon avro kazanmış.

Bu rakamlar bugün Spor Toto Süper Ligi'nin şampiyonluk apoleti taşıyan önde gelen kulüplerinin borcunun yarısından fazla.

Şimdi Amerika'yı yeniden keşfetmenin gereksizliği üzerinde durmanın bir faydası yok.

Yapılması gereken şey basit ve örnekleri önümüzde duruyor.

Türk futbolunun maddi ve manevi olarak kalite anlamında yükselişe geçmesi gerekiyor yoksa borç sarmalından böyle giderse 'Devlet baba'da kurtaramaz.

Yöneticilerimiz egolarını ve hayallerini bir kenara bırakarak, isimlerini parlattıkları futbol kulüplerimize gerçekten hizmet etmek için harekete geçmeli.

Kendi camialarını, taraftar profillerini iyice analiz ederek, marka değerlerini dibine ittikleri çamurdan çıkarmak ve parlatmak için en az on senelik kalkınma planlarını hazırlamalıdırlar.

Tesisleşme, stad, gelir gider dengeleri tüm planlar bu doğrultularda yapılmalı yoksa bu seferde tren kaçarsa raylar üzerinde koşamayız...